Şanlıurfa
19 Nisan, 2024, Cuma
  • DOLAR
    32.58
  • EURO
    34.80
  • ALTIN
    2512.4
  • BIST
    9693.46
  • BTC
    64065.02$

ÂKİF OLMAK

02 Şubat 2022, Çarşamba 14:11

Değerli okuyucular!

Bu yazımızda Urfalı beyzâde, Üstat Mehmet Akif İnan’dan bahsedeceğiz.

Yedi Güzel Adam’dan biri olan Üstat Mehmet Akif İnan, 12 Temmuz 1940 tarihinde Şanlıurfa’da doğmuştur. Balıklıgöl Mahallesinde doğmuş olsa da çocukluk ve gençlik yıllarının ilk dönemlerini Su Meydanı Mahallesinde geçirmiştir.İlk,orta ve lise öğrenimini Urfa’da yapan Akif İnan, lise son sınıfta hocası ile girmiş olduğu bir tartışma nedeniyle Maraş Lise’sine gönderilmiştir. Çocukluk dönemlerinden itibaren başlayan edebiyat aşkı onu yıllar sonra Yedi Güzel Adam’dan biri yapacaktır. 1959 yılında liseden mezun olan üstat, üniversite tahsili için Ankara’ya gidip burada Dil ve Tarih, Coğrafya Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne kaydoldu. Bir müddet üniversite tahsiline ara verse de Nuri Pakdil’in ısrarı ile tekrar devam edip yine bu bölümden 1972 yılında mezun olmuştur. 1972 yılında öğretmenliğe başlayan Akif İnan,1990’lı yılların başlarında sendikasal faaliyetler yürüttü. 1959 Yılında Maraş Lisesi’nde okurken Derya gazetesi’ni çıkardı. Bu dönem içerisinde Maraş Lisesi’nde Nuri Pakdil, Cahit Zarifoğlu , Erdem Bayazit, Rasim Özdenören, Aleaddin Özdenören gibi isimlerle tanışmış ve çok sıkı bir dostluk bağı kurmuştur.

Yine Maraş’ta Necip Fazıl Kısakürek ile tanışmış , Necip Fazıl’ın kişilik ve fikirlerinden çok etkilenmiştir.

1969’da  Edebiyat Mecmuası ve 1975’te Mavera dergisinde yazı ve şiirleri yayımlandı.

Bunun dışında birçok dergi ve gazetede de yazıları yayımlandı.

Cumhuriyet Dönemi Edebiyatı’nda ‘‘Yedi Güzel Adam’’ dan biri olarak adlandırldı.

Şiir hayatına memleketi Urfa’da başlayan Akif İnan, bulunduğu coğrafyanın gelenek ve imkanlarından da faydalanarak küçük yaşlarda divan edebiyatına merak sarmış ve bu konuya hakim olmuştur.Urfa sıra gecelerinde okunan Divan şiirlerinden ve şairlerinden feyzalarak gençlik çağlarında dahi aruz vezni ile eserler kaleme almıştır.

İlk yazıları 1952 yılından itibaren Urfa’da yayım yapan ‘‘Demokrat Urfa’’ gazetesinde yayımlandı. Akif İnan bu gazetede yayımlanan şiirlerinde Reha ve Rehavi rumuzlarını kullandı. 22 Mart 1955 tarihinde gazetede yayımlanan ‘‘ÖĞÜT ’’  şiirinde şu dizelere yer vermiştir:

‘‘ Gel oğul eyle hazer ol kimseden peymânı yok

    Din-ü imandan mücerred zerrece vicdanı yok ’’

                                   …

( Demokrat Urfa, 22 Mart 1955 s.561,s.2.)

Şanlıurfa’nın zengin kültüründe yetişen İnan, Urfa’ya her daim bir bağlılık hissetmiş ve eserlerinde Urfa’nın kültürüden, kahramanlığından ve tanınmış şahsiyetlerinden bahsetmiştir.

11 Nisan 1955 yılında,henüz 15 yaşındayken Demokrat Urfa gazetesinde Urfa’nın düşman işgalinden kurtuluşuna ithafen yazmış olduğu,

‘‘KARA GÜNLERİMİZDE ÇALIŞANLAR’’şiirinde şöyle demiştir üstat :

                             …

‘‘ Gelse hîçâhîç Ehl-i Salibin ordusu

    Urfa’nın kıymet verir mi en umulmaz yavrusu?

    Öyle himmet, öyle gayret sarf eyledi her cebhede

    Tarumar eyledi bütün küstahları bir hamlede.

    Harran şeyhi Hayyât’ı ,hayatı istirkar eden

    Barutçu İmam’dır evet düşmana bir sur-i beden.’’

                           …

Yine aynı şekilde ‘‘AĞ’’ şiirinde,

                           …

‘‘Soyumu yüklendim bu çağ içinde
  Urfa bir dağ gönlüm bir bağ içinde’’

Demiştir.

Her daim hakkı savunan üstat, mütevazı kişiliği ve hoşgörülülüğü ile tam bir gönül insanı olarak anılıyor. Girmiş olduğu her cemiyette saygı ve sevgi ile karşılanan üstat, her dönemde gerek edebiyat camiasında gerekse de diğer camilarada muteber bir insan konumundadır.

İnsanlığa, dostluğa ve ümmet kardeşliğine büyük önem veren Akif İnan, her daim çevresine karşı vefalı davranmış ve insanlığa vefanın yetebileceğini savunmuştur. Bu durumu ‘‘YORUMLAR’’ şiirinde,

‘‘Bütün giysileri yırtsak yeridir
  Yeter bize vefa elbiseleri’’

Şeklinde ifade etmiştir.

Yazmış olduğu şiirlerde sıklıkla geçmişe özlem içeren beyitler kullanan üstat, yaşadığı çağı tenkit ve zemmetmiştir. Umumiyetle eski zamanlardaki huzuru aramıştır. Bu şiirlerden alınan bazı beyitler şöyledir:

‘‘Acılar umudu buldurur bize

   Bir zırha büründüm bu çağa karşı’’

‘‘Aşka ve tabiata ulaştır bizi
  Gel kurtar bu şehrin gürültüsünden’’

‘‘Sazdan bir yapıya dönüştü birden
  Çürüyen bu kentin apartmanları’’

‘‘Betonlar mezardır düşe sevince
  Saksılar doğaya özlem eylemi’’

‘‘Babamın gölgesi koruyor beni
  Oh ne güzel şehir bu eski şehir’’

‘‘Dönüştür ey kalbim bahçeli eve
  Anlamı ezen o makinaları’’

Çok ince düşünceli bir karektere sahip olan Üstat Mehmet Akif İnan, gerek ideolojik olarak gerekse de duygusallık olarak her daim kendini düşünce içerisinde bulmuştur. Derin düşünceleri ile yaşayan üstat mütefekkir olarak da bilinir. Özellikle şiirlerinde yine bu durumun izlerine rastlanmaktadır.

‘‘Mescid-i Aksa'yı gördüm düşümde
  Götür Müslüman'a selam diyordu.
  Dayanamıyorum bu ayrılığa
  Kucaklasın beni İslâm diyordu.’’

‘‘Çağı kurtarmanın bir eylemidir
  Çağ dışı görünen ilgimiz bizim’’

‘‘Genişle ey kalbim kardan sözlerle
  Ayıkla ve yıka pıhtılarını’’

‘’Duygu ve sabırdan bir deri giydin
  Kuşandın demektir ölümsüzlüğü’’

‘‘Bir uyku bölmezse anılarımı
  Korkarım çıldırtır bu hayal beni’’

‘‘Ey uyku ey anne gel kurtar beni
  Ezildim aklımın hesaplarında’’

Gerek aile yapısı gerekse de yetiştiği ortam olan Urfa’nın etkisi ile muhafazakar bir yapıya sahip olan üstat, itikât bakımından da hayranlık duyulacak bir şahsiyettir.Üstadın babası Hacı Müslüm Efendi, medrese eğitimi almış , okumayı çokça seven ve itikat bakımından kuvvetli olan muteber bir insandır. Şüphesiz Üstadın itikâdının kuvvetli olmasında da bu durum etkili olmuştur.

8 Mayıs 1980 tarihinde yayımlanan ‘‘EL-MEDET’’şiirinde şöyle demiştir üstat :

Gavsımın halifesi

Gavs-ı zaman el-medet

Nisbet saçan nefesi

Gavs-ı zaman el-medet

Bekçisin şeriate

Serdarsın tarikate

Rehbersin hakikate

Gavs-ı zaman el-medet

            …

(Çizgiler/El-Medet,Yeni Devir,8 Mayıs 1980,S.1019,s.2.)

‘‘ OLAĞANÜSTÜLER’’ şiirinde alemlere rahmet olarak gönderilen peygamber efendimiz HZ.MUHAMMED (S.A.V.) den bahsetmiş ve ona olan sevgisini dile getirmiştir. O şiirden alınan bazı beyitler şöyledir:

‘‘Gözlerin uyur da kalbin uyumaz
  Sevgili gönlünden çıkmıyor diye’’

‘‘Vakti yenileyen sen ey hoş geldin
  İbrahim duası İsa müjdesi’’

‘‘Çağrıya uyarak yarar da yeri
  Yürür gelir ağaç işaretinle’’

‘‘Senden güçlüsünü görmedi evren
  Yenersin ard arda dev pehlivanı’’

‘‘Ardından düşmanca iz sürenlere
  Örümcek ve kuşlar örer engeli’’

‘‘Felekler seninçin var oldu yine
  Geceler boyunca alnın yerdedir’’

‘‘Ay iki bölünür gelir önünde
  Onaylar sesiyle ululuğunu’’

Gerek kişiliği ile gerek duruşu ile gerekse de temiz kalbi ve humanistliği ile

Tam manasıyla örnek alınacak ve her gence, her insana idol olacak bir şahsiyettir.

Cumhuriyet Dönemi Türk Edebiyatı’na ismini altın harflerle yazdırmış olan Üstat Mehmet Akif İnan’ın, eserleri yayımlandığı dönemde büyük ilgi ve merakla takip edilmiş, özellikle dönemin gençleri tarafından dilden dile aktarılmış ve hatta mitinglerde dahi şiirleri slogan olarak kullanılmıştır.Günümüzde dahi hâla şiirleri dilden dile dolaşmaktadır. Üstat Necip Fazıl Kısakürek de her fırsatta Akif İnan’ı övmüştür.

Bir sözünde, ‘‘Akif Urfalı değil, Urfa Akiflidir’’demiştir.

Ömrünü edebiyata ve hakikate adayan Üstat Mehmet Akif İnan,

TENHA SÖZLER

EDEBİYAT ve MEDENİYET ÜZERİNE

HİCRET

DİN VE UYGARLIK

Gibi birçok kitap yayımlamış ve birçok konferans vermiştir.

Haziran 1999’ da genel başkanlığını yaptığı Memur-Sen toplantısında yaptığı bir konuşma esnasında rahatsızlanarak, Gazi Üniversitesi Araştırma Hastanesine kaldırıldı ve yapılan tetkitler sonucunda Akif İnan’a kanser teşhisi konuldu.

Ömrünün son demlerini çok sevdiği memleketi Şanlıurfa’da geçirmek isteyen Mehmet Akif İnan, 1999 yılının Aralık ayında Şanlıurfa’ya getirilmiştir. Mehmet Akif İnan kısa bir süre sonra, 6 Ocak 2000 tarihinde memleketi Şanlıurfa’da hakkın rahmetine kavuşmuştur.

Naaşı, Şanlıurfa Harrankapı Aile Mezarlığı’na defnedilmiştir.

Bu yazı vesilesi ile Üstat Mehmet Akif İnan’ı bir kez daha rahmet ve minnetle yâd ederken,

Büyük Doğu vadisinden yeni Akifler zuhur etmesini Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum.

Vesselam…

                                                                                   AHMET FURKAN DEMİR

 

 

Yorum Yazın

E-posta hesabınız sitede yayımlanmayacaktır. Gerekli alanlar ile işaretlenmişdir.

Facebook Yorum