DEDAŞ
sur yapı
  • 06.01.2015
Mehmet Sadık Alican

Mehmet Sadık Alican

Gözlerinde çağın karanlığını eriten adam

“Erir gözlerinin keskin şavkında

bu çağın bilcümle karanlıkları…”

1970 li yıllar..

“Her eylem in onu yeniden diriltigi

göl kenarında nehirler düşledigi günler..

İki kardeşi yanında örgenci, kendisinin bir ögretmen maaşı var.

Haliyle maddi sıkıntılar çekerler.Kardeşini birinden borç almak için bir yere gönderir.

Kardeşi o emri yerine getirmenin mutluluğuyla eve döner ve içeri girer girmez kapının zili çalır.

Gelen birkaç genç ağabey bildikleri adamın yanına gelmişler teşrifattan sonra gençlerden biri, paraya ihtiyaçları olduğunu söyler.Ağa bey kardeşine döner kardeşi ağabey in ne demek istedigini bakışından anlamıştır ve cebindeki o borç alınan parayı gelen gence verir.!

1990 lı yıllar..

Kurduğu sendikanın Hak mücadelesi için bir araç olduğunun bilinciyle ilden ile koştuğu ve tek gelirinin ögretmen maaşı olduğu günlerde..

Dönemin en büyük holdinglerinden biri ısrarla sendikaya bir otomobil hediye etmek ister, ve hep bu teklifi red eden sendika başkanına kıramadığı arkadaşlarını aracı yapmak isterler..Yinede red edilirler.

Tek mal varlığı annesinden miras kalan birbuçuk katlı gece kondu evi olan sendika başkanı çevresini ve hatrını kıramadığı çok yakın arkadaşlarının ısrarına eyvallah demek zorunda kalarak bu teklifi bir şartla kabul eder.

Şartı hediye edilecek otomobilin yakıtını ve diger masraflarını kendi gelirinden karşılayacak!

Otomobil hediye edilir.Otomobilin markası “RENO BRODWAY” !

2010 lu yıllar..

Salonun önün de lüxs bir araçtan sendika başkanı iniyor ve kalabalık salona arkasında onlarca kişiyle birlikte alkışlarla giriyor.Kurucu başkanını ölüm yıldönümünde anmaya gelmiş! Başkanı olduğu sendikanın ikiyüzyetmişbin küsür üyesi var.Şu an ülkenin en popüler en sözü geçen sendikası.

Serde özlemle hasretle karışık buruk bir sevinç,keşkenin dilimize düşmemesinin bilinciyle bir iki damla göz yaşı eşliginde “İnna lillah ve inna ileyhi raciun” diyebiliyoruz.

Aklıma 1980 li yılların meşhur vaizlerinden birinin yaşadığı bir olay geliyor;

“ Ülke sıkıntılı günler yaşıyor bir vaiz maaşıyla meşhur vaiz oradan oraya koşuyor bu esnada hakkında açılan onlarca dava var!

Günler su gibi geçerken adam maaşının çoğunu kendini savunmak için çıktığı mahkemelere ettigi masrafa harcamakta, haliyle geçim sıkıntısı yaşıyor.

Bir gün yine bir davadan çıkarken biri yanına yaklaşıyor.

-Hocam senin sayende beş katlı bir bina diktim zengin oldum Allah senden razı olsun diyor.

Hoca nasıl oldu bu iş diyor.Adam;

Hocam sen camide vaaz ederken ben sesini kaydediyordum cemaat namaza durunca kaydı çoğaltıp namaz sonrası kasetleri satıyordum diyor.” Hoca ne desin ki?

‘KİM DEMİŞ HER ŞEYİN BİTİŞİ ÖLÜM,

DESTANLAR YAYILIR MEZARIMIZDAN’

diyerek bu fani dünyadan "yar ellerine" göç edip giden,

 

Mehmet Akif İnan ı doğumunun 75. Vefatının 15. Yıl dönümünde dava sının mücadelesinin ve şuurunun hayatta olduğunu yaşadığını ama yaşatılamadığını görerek Rahmet ve Sayğıyla anıyorum.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.