Metrolife
Celal Çİftçi Aslml
  • 21.11.2009
Dilek Çiftçi

Dilek Çiftçi

Bitkilerin ırkı ve soyu değiştiriliyor. Ulusların geleceği tehlikede…

Gündemden düşmeyen konulardan biridir,

 

“Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar.”

 

Gerek Yerel ve gerek Ulusal Basında halkımızı bilgilendirmek üzere

 

Yetkili ağızlardan muhakkak az veya çok hepimiz bilgi sahibi olmuşuzdur.

 

Benim gibi bu konuyu yakından takip edenleriniz varsa sağlımız için ne

 

kadar büyük bir tehdit oluşturduğunun farkındasınızdır.

 

Sağlığımızı riske atmamak adına GDO’lu ürünlere dikkat etmemiz önemli.

 

Buda halk olarak bilinçli bir tüketici olmamamızdan geçiyor.

 

GDO nedir diye merak edenlerimiz için edindiğim bilgiler ışığında

 

“Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar” sizlere aktarmaya çalışacağım.

 

Olayın vahimmiyetini aktaracağım bu bilgilerden sonra daha iyi anlayacağınıza inanıyorum.

 

Kısaca GDO nedir?

 

Bir canlıdan alınan gen, diğer bir gene aktarılarak çoğaltma işlemi yapılıyor.        Başka bir canlıdan alınan DNA kesilerek vektör adı verilen taşıyıcı virüs ile bu gen DNA molekülüne yapıştırılmak suretiyle şeklini alıyor. Buda orijinal DNA nın değiştirilmesi kendi doğasında bulunmayan bambaşka bir karakter kazandırılması anlamına geliyor. Bu işlemler genetik mühendisler tarafından gerçekleştiriliyor.

 

Bunun sonucu olarak Akrep geni taşıyan pamuk, tavuk geni taşıyan patates, balık genli domates "Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar",sınıfında yer almakta.  Beslenme zincirin de yapılan bu değişiklik karşımıza GDO olarak çıkıyor.

 

Akrep geni taşıyan pamuk size de ürkütücü geldi değil mi?Çoğumuzun aklına pamuğu gıda olarak tüketmediğimizden endişelenmeye gerek olmadığını sanırız.

 

Ama durum zannettiğimiz gibi değil maalesef. Çekirdeğinden elde edilen pamuk yağı rafine yağlarda ve bitkisel yağlardan olan margarinlerde de bulunmakta. Acı bir gerçek ki bizde bu ürünleri her gün yemek yapımında kullanmaktayız. Bu soruna sağlığımı korumak adına nasıl bir alternatif bulabilirim endişe içindeyseniz çözüm zeytinyağı…

 

Zeytinyağı normal yağlara göre daha pahalı diye düşünenler için şunu söyleyebilirim ki ilerde karşılaşa bileceğiniz “bağışıklık sisteminden tutun da kansere varana kadar” tüm hastalıkların maliyetinden çok çok ucuz. Elbette bu dediğim maddi boyutu, manevi boyutunu da gelin siz hesaplayın. Yok, ben hesabıma bakarım diyorsanız,

 

İnsanın sağlığı üzerinden kazanç sağlaması pek karlı olmasa gerek.

 

 

 

Peki, GDO ya neden ihtiyaç duyuldu? Çukurova Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkiler Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömer Gezerel, , “GDO kullanımı ilk olarak mısır koçanı kurdu ile mücadele etmek için başladı. Bakterinin geni ile oynandı. Bugün insanımıza bir virüs açılımı yapılıyor” dedi.
Gezerel şöyle konuştu: “Mısırdan elde edilen gıdaları tüketimi insana zarar verir. Mesela alerjik durumlar yaratır. Bağışıklık sistemini çökertir.

 

(11 Aralık 2003'te Rusya'da bir gurup bilim adamı son üç yıl içerisinde allerji belirtisi gösteren hastaların sayısında 3 kat artış olduğunu ve bunun altında yatan nedenin Genetiği Değişmiş Ürünler'in (GDÜ) tüketimi olabileceğini açıkladılar.-Traavik ve Smith, 2004)

 

 İnsanımıza bir virüs açılımı yapılıyor. Soyadan da yapılıyor bu. Biz neden kendi zeytinyağımız dururken soya kullanalım. Tarım ve sağlık bakanlıkları bu konuyu çok dikkate almalı. Mısırdan üretilen katkı maddeli gıdalar insanlara zarar veriyor.

 

                           

 

                            Domuz gribi gençleri vuruyor. Neden diye düşündük mü?

 H1N1’in yaptığı salgının uyarısını Dünya Sağlık Örgütü bir buçuk-iki yıl önce verdi. Bu salgın özellikle gençlerde görülüyor. Çünkü bu durum gençlerin nasıl beslendiğini ortaya koyuyor. Gençler sağlıklı beslenemedikleri için bağışıklık sistemleri de direnç gösteremiyor.

 

Araştırmalar GDO lu yani tavuk genli patateslerin fareler için toksit etki yaptığını, bağışıklık sisteminde bozukluklar, viral enfeksiyonlar gibi birçok etkileri olduğunu ortaya koyuyor.

 

Fareler üzerinde yapılan bu deneyler sonucunda tavuk genli patateslerin tüketildiği takdirde insanlarda da aynı sağlık sorunlarını beraberinde getiriyor.

 

Örneğin süt verimini arttırmak üzere ineklere GDO lu ürünler veriliyor.

 

Zamanla bu hayvanların sağlık sorunları başlıyor. Bu sağlık sorunlarının başında Meme enfeksiyonları, rahim, sindirim sistemi bozuklukları, yumurtalık kistleri görülüyor. Gebelik oranı düşüyor. Antibiyotik kullanma sıklığı artıyor.

 

Tüketilen bu GDO lu ürünlerin insanlarda yaptığı tahribat umduğumuzdan da ağır. Kimyamızda oynanan gen değişiklikleri sadece bizim için değil, gelecek nesillerimiz için de çok büyük sağlık sorunlarını beraberin de getiriyor.

 

 



MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.