Metrolife baner
  • 23.02.2018
Aziz BUDAK

Aziz BUDAK

2. Zeytin Dalı Harekatı

Birinci Zeytin Dalı harekâtı devam ederken bu ikincisi neyin nesi dediğinizi duyuyorum. Değerli hemşerilerim, devletimizin almış olduğu karar ile Suriye'nin Afrin bölgesindeki terör yapılanmasına karşı şanlı ordumuzun yürüttüğü bu harekât, sıradan bir harekâttan öte devletimizin ve ordumuzun gücünün yedi düvele gösterilmesi açısından stratejik öneme sahip bir sıcak savaştır.

                Atatürk'ün Gençliğe Hitabesindeki "Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!" sözüne baktığımızda bu sözün boşa söylenmediğini; geçmişi şanla, şerefle ve zaferlerle dolu bu millet ne zaman bir musibet ile karşı karşıya kaldıysa tek vücut olarak o musibeti bertaraf kudretini yedi düvele göstermiştir.

                Şanlı ordumuzun Afrin operasyonundan da tarihi bir zaferle dönerek, ülkemizin çapulculara bırakılmayacağını, ülkemize göz diken hainlerin sonunun geçmiştekilerden farklı olmayacağını da yinelemiş olacaktır.

                Kurtuluş Savaşı, Çanakkale Savaşı ve dün yaşadığımız 15 Temmuz hain darbe girişiminde, milletimizin hainlere karşı topyekûn olarak karşı durduğu başka bir milletin tarihinde görülemeyecek kadar onur ve şerefli bir mücadeledir.

                Birlik içinde veya birbirimizi ötekileştirmeden huzurlu bir şekilde normal gündelik hayatımızı sürdürmeyi neden başaramıyoruz. İllaki başımıza bir bela, musibet mi gelmeli?

                Zeytin Dalı Harekâtının ülkemize karşı yapılanma içinde olan terör odaklarına karşı zafer kazanmanın yanında, ülke içine baktığımızda Millet ve Asker kaynaşmasının en üst safhaya ulaştığını görüyorum. 15 Temmuz hain darbe girişimi ile şanlı ordumuzun adına leke süren şerefsizlere inat ordu millet bütünleşmesini gözlerimiz yaşararak izliyoruz.

                Üzücü olan ise Sanat, siyaset ve iş dünyası olarak bir birimizin fikrine saygı duymayı hala öğrenemedik. Türkiye Musiki Eseri Sahipleri Meslek Birliği (MESAM) üyesi sanatçılarımıza baktığımızda düşüncelerini savunma veya dile getirme noktasında ne orta yolu bulabiliyorlar.

                Okullarda ders konusu olarak işlenip sadece bir edebi metinden olarak hafızamızda kalan ancak, Köroğlu'nun Bolu beyine karşı koymasını anlatan o şiirinde "Benden selam olsun Bolu Beyi'ne" düşündüğünü savunurken kullandığı dile ince ve keskin dili görüyor musunuz?

                Sanatçı; sevgisini de tepkisini de en büyük silahı olan sanat eserleri ile göstermeli. Şair şiiri ile, tiyatrocu sahnelediği oyunu ile gördüğü yanlışı halka anlatmalı ki bu yöntem yüzyıl sonra dahi hatırlanıp, gelecek kuşağa ibret olsun.

                Siyasilerimizin konuşmalarına bakarsak, kendi fikrimize yakın gördüğümüzü alkışlayıp beğenmediğimizi dinleme nezaketi göstermiyoruz. Dinlediklerimize de yakıştırmadığımız yafta kalmıyor.

                Bu farklılıkların hayatımıza kattığı güzellikleri görmeyecek kadar gözü kör bir topluluk olma yolunda son sürat gidiyoruz. Bir düşünün herkes aynı siyasi düşüncede, aynı takımın taraftarı ve aynı müzikten hoşlanan olsun ne keyif alırız bu hayattan.

                Anadolu folkloru sözü sadece yöresel oyunlarımızı kapsamayıp, geçmişimizden günümüze gelmiş her türlü değerlerimizi kapsamaktadır. Bu kültürün en güzel meziyeti her meseleye gönül gözüyle bakmayı bilmeleridir.

Gönül gözüyle bakmayı başaran;

- Yiğitliğin, dostluğun ve özgürlüğün şairi Köroğlu.

- Yaşadığı dönemin yöneticilerinin haksızlıklarına karşı mücadele veren Pir Sultan Abdal.

- Sevdiğine ve aşk üzerine en güzel şiirleri yazan Karacaoğlan.

-Din, mezhep, ırk, millet, renk, mevki, sınıf farkı gözetilmeksizin sadece sevgiyi esas alan Yunus Emre.

- Ne olursan ol yine gel diyerek herkese gönlünü kapısını açan Mevlana hazretleri.

- Anadolu birliğinin sağlanmasına yardımcı olan " İncinsen de, incitme./ Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız" Hacı Bektaşi Veli.

- Aşığın silahı sazıdır sözünün en güzel örneği "Sen bir ceylan olsan ben de bir avcı, Avlasam çöllerde saz ile seni" Aşık Veysel.

- İnsana verdiği değeri "Ben de bir peygamber olmuş olsaydım. Birlik tohumunu eker giderdim" gösteren Aşık Mahsuni Şerif.

- Çevresindeki olumsuzlukların kendisini şiire yöneltmiş olup, gerçek bir düşünceyi aşılamak, belli bir konuda öğüt verme üzerine "Bende yok sabr u sükûn, sende vefadan zerre; İki yoktan ne çıkar fikredelim bir kere." şiirler yazan Şair Nabi.

- Bu günleri görüş gibi "Gah giderim medreseye, ders okurum Hak için, Gah giderim meyhaneye, dem çekerim kime ne" Kul Nesimi.

- Bozkırın tezenesi, garipliği ve bir o kadar asil ve onurlu duruşun sahibi gönlümüze, duygularımıza  tercüman olan "tatlı dillim güler yüzlüm ey ceylan gözlüm, gönlüm hep seni arıyor neredesin sen?" üstat Neşet ERTAŞ.

                Ülkemizin değişik yörelerinde yaşamış ancak ortak gayeleri dostluk, kardeşlik, sevgi ve barış olan geçmiş değerlerimizi sadece ders konusu olarak değil, hayatımızın her alanına yayabilirsek işte o zaman farklı düşüncelere karşı tutumumuz değişecektir.

                Geçmiş tarihimizde bize ışık tutacak bu kadar çok değerler ve açık mesajları varken, ufak tefek meseleler ile bölünmeye, birbirimizi düşman görmeye hiç gerek yok.

                Dört bir köşesi ayrı güzel, yedi iklimin gün içinde yaşandığı, manevi geçmişi ve yeraltı zenginlikleri ile sürekli hainlerin iştahını kabartan bu cennet vatanı bölmek isteyenler için zemin hazırlamamak adına yürütülmekte olan zeytin dalı harekâtından daha elzem olan, ülke içindeki biz vatandaşlara yönelik ikinci zeytin dalı harekâtının yapılması.

                Yine büyük bir değer olana Dede Korkut “Kahpe içerden olunca Kapı kilit tutmaz oğul!" sözü ile günümüze ışık tutuyor. Bizler ülke içinde birbirimize düşersek, karşımızdaki kişi bir sebepten farklılaştırır, ötekileştirirsek hainlerin emellerine ulaşması için kapıyı endi elimizle açmış olur.

                Sandıktan bir oy fazla alabilmek adına söylemine dikkat etmeyen siyasi asla bizim önderimiz, vekilimiz veya temsilcimiz olamaz, olmamalı.

                Okumuş insan sayımız her gün artarken iletişim kanallarımız her geçen gün kolaylaşırken bir birimize vereceğimiz bir mesaj, geleceğe bırakacağımız bir miras kalmıyor.

                Bu nedenle; kendi yaramızı kendimiz sarmalıyız, geçmiş değerlerimizden ilham alarak güzel nesiller yetiştirmek adına, vatanımızı daha yaşanılır bir ülke yapmak adına; sanatçısı, siyasetçisi, köylüsü, şehirlisi, işçisi ve memuru herkesim elini taşın altına koymalı, daha güzel ne yapılabiliriz diye ikinci zeytin dalı harekâtını başlatmalıyız. Sağlıcakla kalın.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.