Metrolife baner

Başkan Çiftçi:Hesap veremeyeceğimiz bir şey yok

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, “Bizim hesap veremeyeceğimiz hiçbir şey yok.” diyerek belediye yönetiminde ne kadar şeffaf olduklarını vurguladı.

Başkan Çiftçi:Hesap veremeyeceğimiz bir şey yok
  • 08-02-2018 08:18

Röportaj: Aziz Budak

Şanlıurfa Büyükşehir Belediye Başkanı Nihat Çiftçi, Şanlıurfa yerel gazetelerin temsilcileriyle bir araya geldi. Başkan Çiftçi Büyükşehir Belediyesinin çalışmaları ve gündeme dair değerlendirmelerde bulundu. Çiftçi, “Dediğim gibi Şanlıurfa halkına mesajımız şu, esas olan budur net olalım soralım, yetkili kişiler de açıklasınlar. Ve kamuoyu da net bir şekilde bilgilensin. Bizim hesap veremeyeceğimiz hiçbir şey yok.” dedi.

Özellikle Ocak ayı içerisinde yapılan projeleriniz ve çalışmalarınız hakkında ne diyeceksiniz?

Biz hakkı ile çalışan her kurumu gerek özel sektörü, gerekse de kamu çalışanı ayırt etmeksizin yanında olduğumuz belirtmek istiyorum. Ocak ayı da dediğiniz gibi çok yoğun geçiyor, yeni yeni projeler var, yeni yaptığımız projeler var. Burada Şanlıurfa içine en önemli proje GAP Vadisi, daha hızlı bir şekilde 2018’de bitirilmesi için hızlı bir dinamizm kazandırıldı. Yine köprülü kavşaklarımıza başladık. Şanlıurfa için çok önemli olan Çevik Kuvvet Köprülü Kavşağına başladık. Yine aynı şekilde Karakoyun Köprülü Kavşağı yıkımlar ve Karakoyun etrafındaki yol genişletmeler, yıkımları yapıldı ve proje falan hepsi bitti. Yeni projeler anlamında da projesini hazırladığımız, imarını bitirdiğimiz ve artık bakanlık nezdinde protokol aşamasına getirmiş olduğumuz Eyyübiye ilçemizin Turizm Yolu Projesi, Eyüp Peygamber Makamına ve Halil İbrahim Makamına bağlayacak bir Turizm Yolu Projesinin tüm alt yapıları bitti, acil kamulaştırmak için Bakanlar Kuruluna yazı gönderdik. Bu çok önemli bir hazırlık gelişmesiydi. Zaten rutin anlamında her türlü hizmetler ve çalışmalar devam ediyor. Önemli bir ev sahipliğini yaptık bölge belediyelerine ev sahipliği yaptık. Şanlıurfa’da çalıştaylar yapıldı, sunumlar yapıldı.

Balıklıgöl’deki çalışmaları nasıl değerlendiriyorsunuz?

Şanlıurfa’nın göbeğinde olduğu için çok önemlidir. Alt yapı olarak bütün çalışmalar bitti, şuanda döşeme çalışmalarına hız verilmiş durumda. Orada zaten çok hızlı birşekilde Şubat ayında bitireceğimizi söyledik.

Büyükşehir’in personel sayısı ve araç filosu şu anda ne aşamada?

Büyükşehir gerek memur, işçi zaten biliyorsunuz taşeron sistemi kalktı artık. Toplam hepsi ile idaresi ve teknik çalışanları ile birlikte 3 bin 500 personelimiz bulunuyor. Makine sürekli büyükşehrin anlayışıdır, yeni ve güçlü makinalarla devreye giriyoruz. Elinizde ne kadar güçlü makine olursa o kadar etkili hizmet edersiniz. Personel yapımız sonuçta bu personeller hepsi Şanlıurfa’nın evladıdır. Mümkün mertebede hepsini nitelikli hale getirmeye çalışıyoruz. Hizmet içi eğitim veriyoruz, her ay muhakkak 2 veya 3 kere hizmet içi eğitim veriyoruz. Zaten alan olarak herkes kendi alanına yayılmış durumdadır. Personellerle her ay mutlaka rutin toplantılar oluyor. Çünkü disiplini ve anlayışı doğru sevk etmeniz lazımdır. Zaten vasıfsız anlamda personele muhakkak ihtiyaç var, çünkü alanınız büyüyor ve biz büyük projelere geçiyorsunuz. Bu anlamda da Şanlıurfa’da üniversitede birinci olanları istihdam edip nitelik getirmeye çalışıyoruz.  Bu devam edecektir yani Şanlıurfa’nın önemli evlatlarını ve beyinlerini büyükşehir belediyesi bünyesinde her yıl böyle birincilerini ve ikincilerini alarak her yıl böyle derece yapmış olanları vasıflı olan kadroyu onlarla beraber güçlendiriyoruz. Kırsalda grup içme sularına girdik. Yani Akziyaret Grup İçme Suyu, Karacadağ, Gerik Grup İçme Suyu diyelim 60 tane mahalleyi, birleştiren bir içme suyu sistemdir. Bu herkesi kuyudan kurtarıyor, enerji tasarrufunu sağlıyor ve doğru bir sistem. Ocak ayı için önemli bir atılımdan bahsedeyim, yine Hilvan ilçemizin içme suyu arıtma tesisinin temelini attık. Merkez anlamında da atık arıtma tesisi büyük olan proje, 140 milyon olan projeyi gerçekleştirdik. Şubat ayında denemesini gerçekleştiriyoruz.

Zaman zaman belediyelerde ‘bankamatik memurları oluyor’ iddiası gündeme geliyor. Sizin döneminizde de devam ediyor mu?

Yani mümkün mertebe şu anda personelimizi takip sistemi ile takip ediyoruz. Herkes muhakkak surette işine geliyor ve bizim üst yönetim olarak sürekli arkadaşlarımıza söylememiz ve çünkü bizim herkesin çalışmasına ihtiyacımız var. Kimseyi oturtup bankamatik haline getirme gibi bir durumumuz olamaz. Ama şunu belirtmek istiyorum, belediyecilikte bununla ilgili şikâyetler aldım, park bahçelerde mahallelerde şikâyet aldım personeliniz çalışmıyor. Evde dediler böyle bir şey olamaz dedim, sonra baktım ki öyle değil o parkta veya tesiste gece çalışıyor, diğer arkadaşı gündüz görevlidir. Onu gündüz eve görünce diyorlar işe gitmeden maaş alıyor. Bizzat evine giderek, parka giderek görev yerine giderek ben tespit ettim. Bazen böyle bilgi yanlışlıkları da olabiliyor.

2018 Şubat itibarı ile büyükşehrin mali durumu nedir gelir ve gider konusunda?

Genel hatlarda şunu söyleyeyim biz denk bütçeyi sağlıyoruz. Şu anda rakam olarak almış olsak, rakamı verdiğimde birebir aynı olması lazımdır. Biz büyükşehir olmadan önce 900 milyon borçluyduk. Bu 900 milyondan 400-450 borç ödedik, onu söyleyeyim. ŞUSKİ ile birlikte söylüyorum, ödemeye kadar biz yeni proje için borçlanma yapıyoruz. Bizim borçlanma yaptığımız konuların tamamı proje karşılığı ve devlete borçlanmadır. Yani düşük faizle İller Bankasına proje karşılığı para alıyoruz. Örneğin diyelim ki Narlıdere Köprülü Kavşağı, şuanda onu İller Bankasından almış olduğumuz kredi ile yapıyoruz. Hiçbir özel sektöre borçlanma yok ve borç dengesi de dediğimiz gibi ödediğimiz kadar yatırım için borçlanıyoruz. Örneğin 60-65 milyon kredi trambüs için kullandık. İller Bankası ve devlete ama karşılığında proje yapıyoruz. Ama ben de İller Bankasına ona karşılık 65 milyon ödeme yapmışım. Mali anlamda tamamen denkliğe göre gidiyor. Kaynağı doğru yönetiyoruz, çünkü bir belediye başkanın başarılı olabilmesi için kaynağa, zamana ve personele sahip çıkması lazımdır.

Büyükşehir olarak DEDAŞ’a olan borç ne durumda?

Çok şükür DEDAŞ’a olan borcumuzu ödedik. Şuan DEDAŞ’a hiçbir borcumuz yok. Geldiğimde bir 300 milyon falan borç durumu vardı, onun hepsini ödedik. DEDAŞ’ın tehdidini tamamen ortadan kaldırdık. Hani efendim elektrik kesilecek, işte içme suyu anlamında sıkıntı yaşayacağız, bunu ortadan kaldırdık. SGK olaraktan bir kısmını yapılandırmaya gittik, yapılandırmalarımızı tamamen ödüyoruz. Şuanda az bir kısım kaldı, 50 milyon falan kaldı. Maliye borcumuzu sildik. Maliyeye olan borcumuzu tamamen sıfırladık. Yani kurum olarak bizim SGK’ya bir 50 milyon falan borcumuz var. Şunu da yaptık 250 milyon TL’yi bu şehre hibe ettik. Proje karşılığında geri ödemesiz hibe getirdik.

Trafik sorunlarını nasıl çözeceksiniz ulaşımı daha akışlı hale nasıl getireceksiniz?

Kesinlikle bu yeni bölgelerde otopark sorununu çözmemiz lazım. Arkadaşımızla ve birkaç tane proje planlama çalışması yaptık. Onları önce bir plana koyacağız, ondan sonra kaynağını bulup oraları kamulaştırıp otopark ve katlı otopark yapmamız lazım ki dışarıda yoğun olan trafiği tahliye etmemiz lazımdır. Şanlıurfa’da hiçbir zaman trafik sorunu yoktur. Bunu net söylüyorum, parklaştırma sorunu ve otopark sorunu vardır. Trafik sorunu şöyle yol ve cadde sorunu yoktur. Yani otopark sorunu geçmişte çözülmeyip biriktirildiği için sokağa taşmış, caddeye taşmış cadde ne kadar geniş olsa da parklaşıyor, yani cadde ve sokaklarımız bu nüfus için yeterlidir. Şimdi sıkıntı otopark sorunundadır.

Nüfusu 2 milyona yaklaşmış olan Şanlıurfa’da 600 bin Suriyeli yaşıyor. Siz büyükşehir olarak bu Suriyeliler için herhangi bir yardım alıyor musunuz hizmet için maddi veya manevi olarak?

Bu nüfusun getirmiş olduğu bir yük vardır, nedir o yük? Bunlar sosyal yardım, yeşil alan kullanma, toplu taşıma araçlarını kullanma, trafiği kullanıyorlar. Talep oldu tabi, Suriye noktasında ama Birleşmiş Milletler o 3 milyar mültecilere ayrılan pay noktasında proje hazırladık proje ile başvurduk. Ama Birleşmiş Milletler ne o 3 milyarı verdi ne de proje karşılığında bir şey verdi. Yani dolayısı ile bu 600 bine yaklaşan mülteci sayısı, şehri kullanımı anlamında ister istemez etkiledi. Biz bunu gereken yerlere, bakanlarımıza, başbakanımıza, milletvekillerimize ilettik. Haklılığımız net kimse buna bir şey demiyor, herkes biliyor. Bu ne 600 bin Suriyeli Şanlıurfa’yı kullanıyor, içme suyunu kullanıyor, şebekesini kullanıyor, kirletiyor bizim yükümüzü yükseltiyor. Belki diğer standartları da düşürüyordur. Şehir merkezimizdeki 900 bin nüfusumuz var. Şimdi burada onlar geçici statüsü ile giriyorlar biz bunu bile ilettik kendilerine. Hani 6 veya 7 yıl gibi bir süre nasıl geçici kalma bir iştir. Artık geçiciliği kalmamış birçoğu normal vatandaş gibi hayatlarına devam ediyorlar. Vatandaş olan zaten nüfustan sayılmıyor çünkü o artık kayıta giriyor.

Şehrin genelindeki imar planında nasıl çalışma yapılacak çoğu yerler birbirini tutmuyor, neden derseniz çünkü zeminin kuvvetli olduğu yere az kat, kuvvetsiz olduğu yerde çok kat veriliyor. Bunu hangi mantıkla yapmışlar bununla ilgili ne gibi çalışmalar yapılacak?

Mesela bizim düz ova dediğimizde planlar yapılıyor nedir bu planlar, yeşil Urfa planlanır, bir de konuklu planlanır yani bunlarda Büyükşehir’den önce yapılan planlardır. Biz imar konusuna yeni plan dedik kesinlikle düz ve ova olan yerlere kesinlikle bina yapmamışız bunu samimiyetle söylüyorum. Şimdi bu Devteşti, Bağlarbaşı bu bölgelerdeki planlama doğru mudur? Doğru değil planla yapılıp bölündükten sonra, tapulandıktan sonra geri dönüşümü mümkün olmuyor. Eskiden planlamasının yapıldığı yerlerin geri dönüşü olmuyor ama mesela şimdi Maşuk’ta yapılan planlama var çok güzel bir imar planlaması. Şuanda Dağ Eteği planlaması var o da daha önceden yapılmış ve hayat bulmuş bir plandır. Çok daha önceden yapılan bir plan ama hayat bulması açısından yeni yol, yeni köprüler, çelik köprüler, yeni bulvarlar.

Şanlıurfa’da özellikle hizmet alanında sıkıntılar yaşanıyor nerenin hangi belediyeye ait olduğu ve kimin hizmet alanı içerisinde olduğu vatandaşlarca bilinmiyor bunun için ne diyeceksiniz ve ne gibi çalışmalar yapacaksınız?

Büyükşehir ve ilçe belediyelerin durumu şu, gelir olarak yüzde 40’ı büyükşehirde geri kalan yüzde 60 kısmı ise ilçelere ayrılmış durumda ilçe nüfuslarına göre o da. Kanun büyükşehrin görev alanlarını saymış zaten. Büyükşehrin büyüklüğü ilçelerin üzerinde değildir. Alanın büyüklüğünden dolayı büyük olmuştur. Yani toplamda bulunan bütün ilçelerimizin yüzde 40’nı alıyoruz. Ama hepsine hizmet götürmek zorunluluğunuz var. Sizin hizmet alanınız sadece merkez değildir. Ama oradaki ilçe gelirin yüzde 60’ni sadece kendi ilçe sınırları için alıyor. Dolayısı ile biz bu konudan 13 ilçeye hem adil, hem çalışkan hem de önemli projeler götürdük, bunu da 2,5 yıl içerisinde yaptık. Görev dağılımı ise şu diyelim temizlikle ilgili sıkıntı ilçede 15 metrenin üstü büyükşehirde, 15 metrenin altı ise ilçelere aittir. İş yeri açma ruhsat işleri ilçeye aittir, planlamalarda 5 binlik büyükşehirde binlik ise ilçelere aittir. Mahalle içi bütün çalışmalar ilçe belediyelerine aittir, mahalle ve mahalle arasında çalışmalar ise büyükşehre aittir. Su ve kanal hizmetleri bizde, toplu taşıma ve itfaiye hizmeti de büyükşehre aittir. Ama kültür hizmetleri yapabilirler, büyükşehir de ilçe de ikisi de yapabilirler. Spor hizmetleri ilçe de yapabilir, büyükşehir de yapabilir. Eğitim hizmetlerini büyükşehir de yapabilir, ilçeler de yapabilir. Kültür varlıkları koruma, turizm yerleri, inançlar, tarihi yerlerin hizmetlerini ilçelerde yapabilir büyükşehir de yapabilir. Burada önemli olan çalışkanlık uyum bir süreçtir, uyumluyuz ama kadroların hem zihniyet anlamında hem de kadro anlamında olgunlaşmaya ihtiyacı var. Ben de şunu görüyorum iyileştiğini görüyorum.

 

Karaköprü Çevik Kuvvet ve çevre yollarında yapılan çalışmalar ve bağlantı yolları ile ilgili projeler ne durumda nasıl işliyor?

Büyükşehir Çevik Kuvvet Köprülü Kavşak ve kuzey-batı çevre yolu karayolları ile birlikte ortak bir projedir. Yani onun projelendirme ve kamulaştırma kısmı büyükşehir üstlenmiştir. Çünkü orası Karayollarına aittir. Karaköprü yönündeki köprülü kavşaklarda hepsi aslında karayolları sınırları içerisindedir. Ama biz Karayolları ile oturduk, şöyle yaptık dedik ki, siz kuzey-batı çevre yolunu biz kamulaştıralım büyükşehir olarak. 12 milyona yakın bir para oranına kamulaştırmasına karar verdik. Kamulaştırıp temizleyelim, siz de bunların viyadüklerini, yolunu yapıp Çevik Kuvvet Köprülü Kavşağını siz yapın. Narlıdere Köprülü Kavşağını da biz büyükşehir olarak yapalım dedik. Yani oturduk ortak projeleri konuştuk. Siz şunları biz bunlar yapalım dedik, Karayolları protokolü yaptık. Biz büyükşehir olarak çok hızlıyız. Biz girdiğimiz yolu, köprüyü, hızlı yapıyoruz büyükşehir olarak hıza alıştık, diğer kurumların hızları bizle eş değer değildir. 3 aydır biz Narlıdere Köprülü Kavşağına girdik, geçen hafta pazartesi itibarı ile üst kirşleri attık. O köprülü kavşak 3 katlı bir köprülü kavşaktır. Yani Sırrın’da yapılan köprülü kavşağın bir benzeridir burada yaptığımız. Sırrın Köprülü Kavşağını karayolları 1 buçuk yılda yaparken biz ise 120 günde atıyoruz öbür tarafa.

 

Büyükşehir Belediyesi olarak il merkez ve ilçelerde ne gibi spor, kültür ve eğitim faaliyetlerinde bulunuyorsunuz?

Bu önemli bir konu siz en güzel yolları en iyi kavşakları da yapsanız, bile sonunda sizin insanlara değinmeniz lazımdır. Zaten belediyelerin ve büyükşehrin dertleri bir olur. Eğitim faaliyetleri anlamında kurslarımız sürüyor. 6 veya 7 yerde de kütüphane hizmetimizi yürütüyoruz, eğitimle birleştiriyoruz. Ve aynı zamanda okullara giriyoruz, yani dedim ya gençlik okullarda yani biz kültür hizmetlerimizi okul okul dolaştırıyoruz. Eğitim anlamında da gezici kütüphanemizi bütün kırsal mahallelerde gezdirip kitap dağıtıyoruz. Biz 1 milyon kitap dağıtıyoruz, aynı şekilde kültür, tiyatro ekiplerimiz ve oyunlarımız ilçe ilçe turnelere çıkıyorlar. Müzik ve sıra gecesi kültürümüz sanatımız ilçe ilçe turnelere çıkıyor. Çünkü dediğimiz gibi bütün ilçelerden kendimizi sorumlu olarak görüyoruz. Kütüphane hizmetlerini tüm ilçelerde veriyoruz. Gençlik ve spor hizmetlerini yine tüm ilçelerde, tüm ilçelerin spor tesislerinde tüm çocuklara ve gençlere ulaşmayı hedefliyoruz. Ama alan olarak şuanda tüm ilçelerde varız. Bundan dolayı ilçelerdeki bütün gençlere ulaşmayı hedefliyoruz. Biz spor olarak turnuvalar yapıyoruz, futbol, voleybol tekvando, judo turnuvalarını yapıyoruz. Mayıs ayına kadar tüm liselerin katıldığı, tüm ortaokulların katıldığı turnuvalar büyükşehrin ev sahipliğinde organizasyonunda gerçekleştireceğiz. Amatör sporları aynı şekilde tüm kulüplere nakdi yardımımız oldu biraz. Hiçbir kulübü diğer kulüpten ayırmaksızın bunlar 70 tane Şanlıurfa’nın amatör kulüpleri deyip büyükşehir olarak sahipleniyoruz. Kaynağımızın çok olmasından dolayı değil, kendimiz çok çok sorumlu hissetmemizden dolayı bunu yapıyoruz. Çünkü amatörü bizim geliştirmemiz lazımdır. Bizim çocukları spor ile buluşturmamız lazım, okullarla buluşturmamız lazım, kurslarla buluşturmamız lazım, cami ile buluşturmamız lazım, kütüphane ile buluşturmamız lazım okullarda onları kültü ile sanatla buluşturmamız gerekiyor. Ancak bu şekilde biz çocuğumuzu donanımlı, eğitimli sağlıklı bir hale getirebiliriz.

 

Büyükşehir genel itibarı ile ilçelerde neler yaptı? Bir de GAP Vadisinde 6 etaptan oluşan projelerinizden biraz bahseder misiniz?

Şimdi her ilçede o kadar detaylı hizmet yapılıyor ki çarşıların olduğu alanda prestij cadde dediğimiz çalışmayı 13 ilçemizde yaptık. Alt yapısı yapıldı, enerjisi yeraltına alındı, kaldırımları yenilendi, ağaçları yenilendi çevre düzenlemeleri yapıldı, asfalt hale getirildi. Çünkü çok dengesizdi, çünkü yapı itibarı ile oralarda kaldırımları yoktu, asfaltlaması düzgün değildi bunu net söyleyeyim. Her ilçede bir şehir parkı olması gerekiyordu, büyük bir park olması lazım çünkü bazı ilçelerimizde park diye bir şey yoktu. Örneğin Suruç, Halfeti, Bozova, Harran ve Hilvan buralarda hiç park bile yoktu. Önce büyükşehir parkları dedik sonra bunu biraz daha ilerlettik, yarısı sosyal alan olsun dedik şimdi de mesire alanları olsun dedik. Yine 13 ilçede nihai olarak en son Siverek’te yapıyoruz. Diğer ilçeleri bitirdik. Spor tesisi dedik ve ilçelerdeki spor tesislerini bitirdik. İlçelerde hiç semt pazarı kültürü yok, yani pazar kültürü yok, 3 tane tezgâh bir tarafta, 5 tane öbür mahallenin diğer tarafında böyle dağınık bir şekilde pazar kültürü yoktu. Tüm ilçelerde merkez ilçelerde dâhil olmak üzere semt pazarları yapıldı, teslim edildi ve güzel bir şekilde şimdi pazar esnafı kullanıyor. İlçelere baktığımızda mezarlıklar bakımsızlıktan çürümüştü, ne bakım ne kapısı var ne aydınlatma yani köy mezarlıkları gibi ilçe mezarlıklarımız vardı. 10 ilçede bu mezarlık çalışmaları yapıldı bitti ve teslim edildi. Kültür merkezleri dedik, havuzlara yüzme havuzlarına kavuşturduk bütün ilçeleri. Daha önce 5-6 ilçede vardı eksik olanları tamamladık bizde. Orta orta kaldırım çimlendirme, bitkilendirme ve sistemlerine kavuştu. Şuan Viranşehir’de yapılıyor, Bozova’da yapılıyor, Halfeti’de kavuştu, Hilvan kavuştu, Siverek kavuştu. Bu dediğimiz ilçelerde bulunan caddelerde cephe düzenlemelerine girdik, güzelleştirdik, iyileştirdik. Bu arada Kültür Evleri var ilçelerimizde restorasyon çalışmaları yapıldı. Şimdi kültür merkezlerine başladık, bu hayvan kesim yerleri mezbahenelere başladık. Bunlar da bitecek olan ve devam eden projelerdir. Kırsalda da su ve yol kırsalların en büyük sıkıntısı su ve yoldur. Yani kilometrelerce sadece baktık 2017 yılı içerisinde 1700 kilometre asfalt yol yaptık. Bu alanda büyükşehir olarak Türkiye’de birinciyiz.

GAP Vadisi ise 6 etap dediğim gibi bölgenin en büyük yeşil alan projesidir. Büyükşehir olmakla aslında alan olarak Türkiye’nin en büyük yeşillendirme projesidir. Yani toplan 3 bin 800 dönüme şimdi yapıldığı zaman bütün etaplar bittiği zaman kendini gösterecektir. Sadece yeşil alan çalışması değil, açık ve kapalı yüzme havuzları var, göletler var spor tesisleri var, seyir alanları var, kafeteryalar var. Yani sosyal olarak Şanlıurfa’yı geliştiren bir projedir.

 

Şanlıurfaspor sürekli maddi sıkıntıya girdiğinde büyükşehir ve ilçe belediyeleri devreye giriyor. Eğer böyle sürekli belediyeler devreye girecekse bunlar kendi aralarında bir yönetim belirleyip takımın başına getirirlerse daha başarılı olmaz mı?

Ben burada hem sizi hem de Şanlıurfa kamuoyunu yol haritası noktasında bir ortak birliğe çağırıyorum.

 Bir, Şanlıurfaspor şehrin takımı değildir, sevdamızın takımıdır ama yönetim itibarı ile delege itibarı ile üyelik itibarı ile hiç kimse kusura bakmasın şehrin takımı değildir. Yani şunu demek istiyorum isteyen herkesin bizim Şanlıurfa’da Şanlıurfaspor’a herkesi delege etmemiz lazım ve Şanlıurfaspor’u seven herkesin üye yapmamız lazımdır. Onun için diyorum tüzüğünün değişmesi lazımdır. Delegenin önünün açılması lazımdır. İki Şanlıurfaspor olarak değer üretmiş, biz bu değerlerden istifa etmiyoruz. Bugün mesela Ersun Yanal ve hemşerimiz olan İbrahim Halil Ölgerin konuk olduğu bir program düzenledik. Katılım güzeldi gençlerin gözlerinden öpüyorum yani geldiler. Yani bu Ahmet, Mehmet fark etmez birçok kulübün altyapısını kalkındıranların başında Urfalıdır. Bizim evladımızdır, biz neden bunu Urfa’da değerlendirmiyoruz. Bunun yanında hakemimiz var, futbolcularımız var, spordan anlayanı var hayatını bile vereni var. Ben bunu diyorum bunlar neden Şanlıurfaspor’un kapısı içerisinden giremiyorlar. Biz bunu bilenler olarak şehre sahip çıkacağız. Şimdi hiç kimse kusura bakmasın hiçbir yönetici Şanlıurfaspor’da parasını bırakmıyor. Yani her parası Şanlıurfaspor’da olan düdüğünü çalarsa hiç kimse durmaz ben onu demeye çalışıyorum.  Diyelim bizim 10 bin delegemiz var, kalktık koyduk, gazeteciler, avukatlar, hâkimler, eczacılar yönetim kurulu başkanların şirketlerin diyelim herkesi topladık Urfa’ya Yaydık. Dedik ki kaç tane maçımız içerde 16 maçımız içerde 16 bin tane bileti büyükşehir belediye başkanı olarak kombine olarak aldım. 16 tanesini delege olanlara satacağız, bin TL’den 10 bin çarpı bin eder 10 milyon kimseye ihtiyacı kalmaz o zaman ne sponsorlara nede şirketlere. Şampiyon olmayalım 4 yıl zaten şampiyon olsak ne olacak ki yine para harcayıp aynı yere düşeriz. Bir sezonda 60 veya 70 futbolcu transferi olur mu ya, buna kim dayanır ha bu kurum olarak bizim görevimizi de sarsıyor. Kimse kusura bakmasın düzenimizi sarsıyor, nizamımızı sarsıyor, belediyeciliğimiz etkiliyor, başarısız olmamıza yol açıyor. Bunu da net söylüyorum başarısız olmamıza yol açıyor. Son yıllarda da sanki kurumların temel görevleriymiş gibi yüklenme var kamuoyunda. Bu kurumların temel görevi değildir beni temel görevim belediyeciliktir. Ben kanuna göre profesyonel futbol kulübüne para aktaramıyorum. Diğer belediyeler içinde geçerlidir, valilik içinde geçerlidir bu saydıklarım. Deki şehri sarı, yeşil renklerle donat donatayım, deki billboardları kullan kullanayım, deki stadın etrafında gelenlere hepsine yemek dağıt yapayım benim Urfalıya hizmet etmek için her türlü gereken yetkim var. Yaparım gerekirse parayı dökerim, orayı karnaval havasına döndürürüm. Bu benim yetkimde bu ne suçtur bu benim yetkimdir. Ama takım bir kere psikolojik olarak şehre mal değildir. Herkes böyle dar noktada tutuyor böylede spor gelişemez.

 

Son olarak neler söyleyeceksiniz?

Ben hepinize teker teker teşekkür ediyorum. Dediğim gibi Şanlıurfa halkına mesajımız şu, esas olan budur net olalım soralım yetkili kişiler de açıklasınlar. Ve kamuoyu da net bir şekilde bilgilensin. Bizim hesap veremeyeceğimiz hiçbir şey yok.

Haber Videosu




HABERE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER