Detay Üst

‘Yanlış ve tehlikeli buluyoruz’

Şanlıurfa Barosu Başkanı Hikmet Delebe, FETÖ’den dolayı görevden alınan hakim ve savcıların yerine atanacak stajyerlerin sebep olacağı sıkıntılara dikkat çekti.

‘Yanlış ve tehlikeli buluyoruz’
  • 08-10-2016 07:00

Röportaj: Mehmet Kaması

 

Önümüzdeki günlerde yapılması planlanan Şanlıurfa Barosu başkanlık seçimi için tekrardan aday olmayan mevcut başkan Av. Hikmet Delebe, başkanlık süreci ve içinde bulunduğumuz siyasi süreci Şanlıurfa Olay Gazetesi’ne değerlendirdi. Delebe, özellikle FETÖ operasyonları kapsamında görevden alınan hakim ve savcıların yerine atanması planlanan stajyer Hakim ve Savcıların durumuna vurgu yaparak bundan kaynaklı yaşanacak sıkıntılara dikkat çekti.

 

Yeni yapılacak baro seçimlerini nasıl görüyorsunuz?

 

Malum avukatlık yasasına göre baro seçimleri iki yılda bir yapılmaktadır. Bizim Urfa barosunun seçimleri 23 Ekim 2016 tarihinde yeni hizmet banasımızda gerçekleştirilecektir. Ondan önceki gün yani 22 Ekim 2016 tarihinde ise genel kurul toplantısı yapılacaktır. Baro başkanlığı için iki meslektaşımızın adaylığı söz konusudur. Her bir meslektaşımız kendi listesini oluşturmakla birlikte seçime girecektir. Seçimin meslektaşlarımıza ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum.

 

Seçim çalışmaları şuan düzgün ve düzeyli bir şekilde yürütülüyor. Önemli olan tabi ki bu meslektaşlarımızın birbirini kırmadan, birbirini incitmeden seçim çalışmalarını yürütmesi son derece önemlidir. Çünkü seçimler nihayetinde sona erer fakat dostluklar baki kalır. Ve adliye koridorunda, duruşma salonlarında meslektaşlarımız her zaman için birbirlerini görürler birbirlerini selam verirler bu bakımdan bugüne kadar kırıcı herhangi bir yaklaşım tarzı sergilenmedi. Ben de mevcut Şanlıurfa barosu mevcut başkanı olarak ve durumdan son derece memnunum.

 

Yeni seçimde aday olmuyorsunuz bunun sebebi nedir?

 

2014 yılının Ekim ayından itibaren baro başkanlığı görevini yürütüyorum, bu dönem aday olmayacağımı açıkladım, bundan yaklaşık olarak 1 aydan önceki yönetim kurulu toplantımızda yönetimdeki arkadaşlara aday olmayacağıma açıklayarak bunu deklere ettim. Bizim dönem çok sıkıntılı çok problemli bir dönem oldu çünkü hem Türkiye hem bölgemiz hem de Ortadoğu ciddi manada problem yaşadı ciddi manada olaylar yaşandı.

 

Öncelikle Suruç’taki patlama ve ardından gelen Ceylanpınar’da iki polisin hayatını kaybettiği saldırı sonrasında iki buçuk yıl devam eden çözüm süreci sonlandırıldı. Ve çözüm süreci bittikten sonra ülkeye gelmeyen cenazeler ülkenin dört bir yanına gider oldu, ondan sonra gerek iş güvenlik paketi hukuk dünyamıza girdi. Yine başta Ankara olmak üzere diğer kentlerde yaşanan patlamalar, can kayıpları, terör olayları oldu. 

 

Hukuk hayatımıza giren iş güvenlik paketi ile beraber avukatların kimi sorunları ön plana çıktı. Yine hâkim ve avukatlara ait olması gereken bazı yetkiler kolluk görevlileri tarafından kullanılır oldu. Bütün bunlar baromuza ciddi anlamda çok fazla yük yükletti. Baromuz bu sıkıntılı dönemi idare etti, bu sorunlar sadece Urfa barosuna özgü sorunlar değildi, neredeyse bütün barolar bu sıkıntıyı yaşadılar. Daha sonra malum Diyarbakır barosu başkanı Tahir Elçi neredeyse onlarca kameranın önünde katledildi.

 

15 Temmuz 2016 akşamı da hiç hesapta olmayan hiç ön görülmeyen bir darbe teşebbüsü ile Türkiye karşı karşıya geldi. Sonrasında 20 Temmuz 2016 tarihinde Olağanüstü Hal ilan edildi 3 aylık süre ile ama yine malum bakanlar kurulu kararı ile 3 ay daha uzatılmasına karar verildi. Bütün bu olan ve bitenler ciddi manada baromuza çok fazla külfetler yükletti. Gerçekten çok yıpratıcı ve çok zor bir dönemde baro başkanlığını yaptık. Zor bir dönemde yönetim kurulu görevini yaptı. Şimdi bütün bunları üst üste koyduğumuzda ben biraz yorulduğumu hissettim dinlenmem gerektiğine karar verdim ve aday olmayacağımı açıklayarak başka arkadaşlarımın önünü açtım. Ama bununla ilgili çok ciddi manada taleplerde vardı, işte başkanım neden bıraktınız, bir dönem daha yapsaydınız diye çok ciddi anlamda temkinlerde geldi. Buradan bana teveccüh gösteren herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Fakat kısmette bu kadar varmış iki yıllık baro başkanlık görevimiz anlımızın akı ile sonlandırdık. Bundan sonra önümüze bakacağız. Kazanan Şanlıurfa Barosu olsun, kazanan insanlık olsun diyorum.

 

İki yıllık BARO Başkanlığı sürecinde Türkiye’de ve bölgede yaşanan olaylar Şanlıurfa barosunu nasıl etkiledi?

 

Barolar başka STK’lara benzemezler, barolar başka meslek örgütlerine benzemezler. Baro üyelerinin tamamı hukukçudur. Avukatlık yasasının 76 ve 93 maddelerine göre barolar aynı zamanda insan haklarını hukukun üstünlüğünü ve özgürlüklerimde savunmak zorundalar. Dolayısı ile baro başkanları veya baro yönetimleri çevresinde olup biten toplumsal gelişmelere kayıtsız kalamazlar. Bu barolara kanun tarafından verilen bir görevdir. Bu bakımdan meydana gelen her çalkantı, her toplumsal olay, her terör saldırısı doğrudan baroları etkiler. Baroların iş gücünü arttırır, barolara daha çok külfet ve sorumluluk yükletir. Çünkü siz hemen arkasından bir basın açıklamasını yapmak zorundasınız. Bununla ilgili bir çaba sarf etmek zorundasınız.

 

Örneğin olağanüstü hal ilan edildikten sonra Şanlıurfa barosu tarihinin en sıkıntılı en problemli dönemini yaşadı. Çünkü olağanüstü hain ilan edilmesi ile birlikte meslektaşlarımız görevlerini icra ederken çok büyük sıkıntılarla karsı karşıya geldiler. Gerek mevkilerini görme noktasında gerek onları savunma noktasında, gereksedi onların vekâletname işlemleri yapması noktasında büyük sorunlar yaşandı. Bunlar hayliyle üye sayısı 756 olan bir baroda, baro başkanına hiç olmadığı kadar sorumluluk ve külfet yükletti.

 

Biz de bu sorunların çözümü noktasında elbette yoğun bir tempo ile çözme gayreti içinde olduk. Bunu yeri geldiği zaman emniyet müdürlüğüne ilettik, yeri geldiği zaman Başsavcı ile paylaştı. Ve bu sorunları gidermeye çalıştık. Yani patlamalar meydana geldikçe, toplumsal olaylar meydana geldikçe darbe teşebbüsü vücut buldukça baromuz bizim gibi çok yoğun günler yaşadı. Bunlar da bize ciddi anlamda sıkıntılar yaşattı ama bütün bu sıkıntıları güzel bir şekilde anlattık. Alnımızın akı ile baro başkanlığımız gelecek baro başkanlığımıza teslim edeceğiz.

 

Bu süreçte avukatların işi sağlıklı yapmaları için neler yapılmalıdır?

 

Bu FETÖ soruşturmaları kapsamında Türkiye çapında 3500’den fazla hâkim meslekten çıkarıldı. Bu yine pek çok avukata da sıçradı. Şuanda Türkiye’de 15 Bin civarında olan hâkim sayısı nerdeyse yüzde bir azaldı. Dolayısı ile adalet mekanizmasında zaten yavaş işliyordu, bu aşamadan sonrada daha ağır aksak devam edecektir. Hâkim ve savcı sayısında beşte bir oranında büyük bir azalma meydana geldi. Zaten yetersiz hâkim ve savcı sorunu ortadayken 3500 hâkimin tekrardan görevlerinden el çektirmesi adalet mekanizmasını olumsuz yönde etkiledi.

Bu bakımdan öncelikle bakanlığın hâkim ve savcı sayısını hemen yetiştirmesi ve bu açığı hemen kapatması gerekiyor. Bununda yolu tecrübeli avukatlara hâkim ve savcılığa kabul etmekten geçer. Şuan 100 Bin civarında avukat var. Bu 100 Bin avukatlık ordusu içerisinde kıdemi yüksek olan avukat arkadaşlarımız vardır. Adalet bakanlığı çok rahat bir şekilde bu meslektaşlarımızın hâkim ve savcılığa alımlar gerçekleştirebilir.

 

Hâkim ve savcı açığı kapatma noktasında Şanlıurfa Baro olarak herhangi bir çalışmanız bulunuyor mu?

 

Bizim bağlı olduğumuz yer Türkiye Barolar Birliğidir. Baro başkanlığı toplantısında biz bunu binlerce kes dile getirdik. Zaten Türkiye Barolar Birliği Başkanlığımızda bunu direk Adalet Bakanlığı ile paylaştığını defalarca söylüyor. Bakanlıkta buna sıcak bakıyor. Bu hakim savcı açığı başka şekilde kapatılamaz. Ancak stajyerliği devam eden hakim ve savcı adayları mesleğe kabul edildi. Ve iki yıllık olan avukatlık ve savcılık sınavı süresi kısaltılarak bir günlük hakim ve savcı stajyer olan avukatlar hakim ve savcılık koltuğuna oturabilecektir. Bunu yanlış ve tehlikeli buluyoruz, çünkü mesleki tecrübesi olmayan hiçbir şekilde hakimlik savcılık sınavının hakimlik savcılık şifresini manevi duruşunu yapısını yaşamayan bir insanın gelip hakimlik savcılık koltuğuna oturmasını doğru bir yaklaşım olarak görmüyoruz. Bu bakımdan hakimlik savcılık sınavına girecek olanlar 2 yıllık stajını bitirdikten sonra hakimlik savcılık koltuğuna oturmalıdır. Ama avukatlar öyle değildir avukatlar çok rahat bir şekilde hakimlik ve savcılık koltuğuna oturabilir. Çünkü avukatın çalıştığı süreç içinde mesleki tecrübeye sahip olmuştur. Bu bakımda bakanların yaklaşımı staj süreleri değil, avukatların hakimlik savcılık koltuğuna oturulma süreci oluşturulmalıdır.

 

Yeni Baro başkanı olacak olan adaya ne gibi tavsiyelerde bulunmak istersiniz?

 

Baronun kurumsallaşması ve meslektaşlarımızın hak ettiği bir yere ulaşması için çok çalışmalar sarf ettik. Türkiye Baroları içinde Urfa Barosu örnek olarak seçildi. Urfa Barosuna acil müdahale komisyonu kazandırdık. Bunların tamamını meslektaşlarımızın kurumsallaşması adına gerçekleştirdik. Elbette bu çalışmalar bitmedi. Bundan sonra gelecek olan başkanın bu mesleğin kurumsallaşması adına çalışmalar yapmasını tavsiye ediyorum. Diğer taraftan meslektaşlarımızın birtakım sorunları var. Yeni başkanın bu konuda aktif olacağını umuyorum. Barodan beklenti çok yüksek bu yüzden her çalışmada aktif davranılmalıdır.

 

Baroya bağlı olan birçok avukatın sorunundan bahsettiniz. Şu anda Urfa Barosunun sıkıntılardan biraz bahsedebilir misiniz? Bu sıkıntılar nasıl aşılmalıdır?

 

Öncelikle genç avukatlarımız baro içinde çekingendirler. Diğer bir konu staj sorunları da vardır. Bu bakımdan meslek içi çalışmalara önem vermek gerekiyor. Gerek konferanslar gerekse toplantılar yapılması gerekiyor. Meslektaşlarımızı mesleğe yetiştirmek ve taze bilgilerle donatmak gerekir.

 

FETÖ operasyonlarında Urfa 1. Sırada demiştiniz. FETÖ operasyonları ne durumda?

 

Türkiye’de şuanda 100 bin civarında memur açığa alındı. Urfa’da da bu sürede çok ciddi operasyonlar yapıldı, çok sayıda hakim savcılar tutuklandı. Urfa FETÖ operasyonlarında birinci sırada yer alıyor. Bu operasyonlar gizli şekilde yapılıyor.

Eklemek istediğiniz başka bir şey var mı?

 

2 yıllık süre zarfında meslektaşlarımızın sorunlarıyla ilgilendik, Urfa barosunun özgürlüğe, hukuka bağlı olduğunu göstermek için bir duruş sergiledik. Birçok sorunla ilgilendik. Görevimizi layıkıyla yerine getirdiğimize inanıyorum. Bu görevi alnımın akıyla teslim edeceğim.


Editör:

HABERE YORUM YAZIN

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET

Yeni İnternet Sitemizi Beğendiniz mi?

En Alt Reklam