dclisans
  • 20.06.2018
Serhat Hışırlı

Serhat Hışırlı

Toplumsal üretim sistemleri, kapitalizm ve kapitalizmin gelişmesi

Tarihin ilk dönemlerinden beri topluluklarda insanların geçim biçimi yaşamın temel dinamiklerinden biri olmuştur. Bu bağlamda ne üretilecek, kim üretecek, nasıl üretilecek, kimin için üretilecek soruları en eski çağlardan beri insanların önemli bir sorgulama alanı olmuştur. Bu sorulara verilen cevaplar toplumların nitelendirilmelerinde 18. yy’dan itibaren bir mihenk taşı olmuştur. Üretimin pür kamu tarafından üstlenildiği sistemler ‘Komünist sistemler’; üretimin özel sektör çok ağırlıklı olmak üzere üstlenildiği sistemler  ‘Kapitalist Sistemler’, ikisinin uzlaştığı bir alan bulmak isteyen sistemler ‘Sosyal Devlet’ sistemleri ve toplumları olarak adlandırılmıştır.

Her toplumda farklı cereyan etse de kapitalist gelişimgenelde ortak bazı aşamalar da gösterir. Kapitalizmin genel gelişim şeması şöyle çizilebilir(Gevgilili, 2018: 55).

1-Kapitalizmin oluşumunda ilk büyük etken, sosyal işbölümü ’nün kesinleşmesidir. Kapitalizm, kendisi değil, pazar için üretim yapan üreticileri gerektirir. Geri bırakılmış toplumlarda kapalı tarım ekonomilerinin kapitalizme geçişinde 1. aşama, tarımın pazar için üretime açılması ve tarımda uzmanlaşmanın başlamasıdır. Bu süreç tarımda köylünün mülksüzleşmesi ve emeğin özgürleşmesi olaylarının da başlangıcıdır. Kapitalizm geliştikçe, köylü, küçük topraklar üstündeki üretimin geçimini sağlamakta yetersizleştiğini görecektir. Küçük mülkünü en sonunda elden çıkarmaktan başka yol kalmadığını anlayan köylü böylece iki büyük değişime yol açar:

a) Köylü, maddi durumu sarsıldıkça, geçimini sağlamak için emek gücünü daha fazla satmaya başlar. Giderek, topraktan tümüyle koparak, ücretli emek kategorisine girer. Kırsal nüfusun mülksüzleşmesi vetarım kesimi dışına itilmesi, sanayiciye gerekli emek ordusunu sağlar.

b) Emek Özgürleştikçe, pazardan sağlanması gereken geçinme araçlarının da payı büyüyecektir. Kendisi için gerekli geçinme araçlarını bizzat üretemez duruma gelen küçük üretici, tüketim maddelerine gereken iç pazarı yaratır. Küçük üreticinin elden çıkarmak zorunda kaldığı üretim araçları ise yeni sahiplerinin elinde sermaye haline gelir ve pazar için üretime geçer.

2- Kapitalist üretimin asıl hedefi tüketim değil, sürekli sermaye birikimidir. Sermaye birikim olayının en doğal sonucu, kapitalizm ilerledikçe sanayileşmenin hız kazanmasıdır. Kapitalist bir ekonomide, sosyal üretimin, üretim araçları[1] yapan bölümü, gerekli fazlayı sağlamak amacıyla daima tüketim maddeleri üreten bölümünden daha hızlı ilerleme göstermelidir. Başka bir deyişle, üretim ile ilgili tüketim, kişisel tüketimden daha hızlı olmalıdır, Kapitalist toplumda, Üretim araçlarının artması, tüketim' maddelerinin artışının önünde gider. Kapitalist üretim araçlarının genişlemesi, kapitalizmi, üretici güçleri geliştirmekle, büyük üretimi ve makina ile işleyen sanayii yoğunlaştırmakla gösterir.

3- İlerleyen kapitalizm, toplumda eski sosyal yapıları köklü olarak değiştirmekte gecikmeyecektir. Sınıflaşmanın kesinleşmesi ve modern anlamda bir işçi sınıfının sosyal arenaya çıkışı kapitalizmin ilerleyişinin en kesin toplumsal belirtilerinden birisidir. Kapitalist toplum, bu anlamda, bir zıtlıklar toplumudur. Bu zıtlıklar, kapitalizm gelişmediği halde suni olarak yaratılamayacağı gibi, kapitalizmi bir bütün olarak belirli zıtlıkların dışında düşünmek de mümkün değildir. Kapitalizmin üretimi sınırsız biçimde geliştirme eğilimi ile geniş halk yığınlarının sınırlı olan tüketimi arasındaki çelişme, kapitalizmin geleceğine ilişkin belki de en önemli zıtlıktır.

Kapitalizm, sosyalizm, demokrasi adlı kitabıyla bu konuda çok ciddi bir çalışma yapan, Prof. Dr. Joseph AloisSchumpeter toplumun kapitalistleşmesinde asıl temeli ‘Yaratıcı Yıkım Gelişimine bağlamış burada da başrolü girişimcilere ve onların yeniliklerine vermiştir. Buna göre kapitalist mekanizmayı çalıştıran ve çalışmasını devam ettiren; yeni tüketim maddeleri, yeni üretim metotları, yeni ulaşım metotları, yeni pazarlar, yeni endüstriyel örgütlenme tipleri, çeşitleridir ve bütün bunlar kapitalist teşebbüs tarafından yaratılmışlardır. Yeni milli pazarların veya dış piyasaların açılması; el sanatları atölyelerinden, yoğun ve büyük işletmelere geçiş, kapitalist sistemi durmadan, yorulmadan içinden bir ihtilal, yenilenme havasında tutmakta; bütün bu elemanlar gene devamlı olarak eski faktörleri yok etmekte, yenilerini yaratmaktadır. Bu ‘Yaratıcı Yıkım Gelişimi’ kapitalizmin esas temeldir; ister istemez her kapitalist teşebbüs er geç bu gelişime ayak uydurmak zorundadır.
Yaratıcı Yıkım yaklaşımına göre, yenilik yapmayan, yenilikçi ol(a)mayan girişimci özelinde firmaların ve ekonomilerin rekabetçi gücü azalmaktadır ve en nihayetinde bu döngüye kıramazlarsa yok olma durumunda kalacaklardır.(Schumpeter, 2003: 81-86)

[1] Üretim araçları toplam faydayı-hazzı en çoklamak mümkün olan en yüksek çıktıyı elde etmek için kullanılırlar.


MAKALEYE YORUM YAZIN
seyyit hışırlı seyyit hışırlı 20.06.2018

Kalemine sağlık oğlum.

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.