Lisanss
dclisans
  • 14.05.2020
Ömer  Ağ

Ömer Ağ

Yenidünya Düzeni ve Eğitim

Malumunuz üzere herkes tutturmuş Covid-19 (yeni tip corona virüs) sonrası ‘’Yeni Dünya Düzeni’’ diye. Evet, bende katılıyorum, hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Öncelikle dünya hızla dijitalleşecek, tabi ki bundan en çok da eğitim-öğretim etkilenecek. Çünkü ülkeler için her şeyden önemli olan eğitim olayı bugünden yarına değişim yapılacak bir mecra değil. Bankacılık sektörü, kamu hizmetleri gibi düşünmek hata olur. Daha çok sağlığa benzetebiliriz. Sağlık ne kadar uzaktan yapılabilecekse eğitim de aynen öyle değerlendirilmeli. Kim bilir hızla gelişen dünyada, ilerleyen yıllarda, sağlık ve eğitim de büyük bir oranda uzaktan yapılabilir. Ama günümüz itibari ile, çok az bir kısmı uzaktan online yada offline yapılabilir.

Hal böyle olunca değişen dünyada oluşacak yeni düzene çok çabuk ayak uyduran ülkeler ‘’Yeni Dünya Düzeni’’ için baş aktör ve yenidünya devleri olacaktır. Sağlıklı ve eğitimli bireyler o ülkenin kaderini belirleyecektir. Sağlıktaki başarımız ve bu günlerde geçtiğimiz sınav, şu anki durumuyla, eğitimde mümkün olmayabilir. Dünya standartlarında sağlık sektörümüzün geçer not alması biraz da Devlet destekli özel hastaneler sayesinde olmuştur. Özel hastaneler devletin yükünü hafifletmiştir. Benzer bir çalışmanın eğitim için de olması ihtiyacı doğmuştur.

Devlet ağır eğitim yükünün altından tek başına kalkmaya çalışmamalı, özel sektörü de mutlaka sistemin tam merkezine almalıdır.

Hala ikili eğitim yapan okullar, okulu olmayan mahalleler, öğretmeni olmayan okullar, teknolojik imkânları, yeterli donatıları, hatta yolları olmayan okullarımız mevcut. Son yıllarda yapılan yüzlerce hatta binlerce okul, atanan yüz binlerce öğretmen sorunu çözmeye yetmedi. Bu problemin çözümü için en çok savunulan fikir ise Devlet-Özel işbirliği ile bu sorunların bir kısmının çözüleceği fikridir. Bu fikir sağlık sektöründe denendi ve başarılı da olundu, eğitimde niye denenmesin. ‘’Yeni Dünya Düzeni’’nde ülke olarak eğitimde rahat bir nefes almak istiyorsak öğrenci ve velilerine ekstra bir yük bindirmeden özel sektörü bu yüke ortak etmeliyiz. Özel okullar da her vatandaşın hizmet alabildiği kurumlar olmalıdır.

Covid-19 sonrası eğitimde köklü reformlar da görünüyor gibi. Sınıf mevcutları ve bahçe kullanım krıterleri, ders saatleri ve süresi sosyal mesafeye göre revize edilebilir. Devlet okulları hızla artan öğrenci sayısından dolayı kontenjanlarında çok fazla öğrenci almak zorunda kalıyorlar. Sırf bu nedenden dolayı bile hastalık bulaşma riski en fazla olan kurumlar okullardır. Bilim Kurulu üyelerinin bahsettiği Ekim Kasım aylarında tekrarlanması muhtemel Covid-19 için Milli Eğitim Bakanlığının okulları tatil etmek yerine başka formüller bulacağını da biliyorum.

Dünya, bugünden sonra bu tür virüslerle mücadele ederken yaşamı, üretimi, istihdamı, ekonomiyi devam ettirmek zorunda kalacaktır. Bunu ilk yapan ülke neden Türkiye olmasın. Tartışılan formüllerden birisi de %40 dolulukla çalışan özel okullara belli kriterlerde öğrenci yönlendirip ‘’Eğitim-Öğretim Desteği’’ nin yeniden gündeme alınması olmalıdır. Çünkü bize, yaşadığımız bu virüslü günler ve zaman gösterdi ki kalabalık sınıflar ve bahçesi yetersiz okullar eğitime uygun olmadığı gibi sağlığa da zararlı.

Devlet tarafından verilen ‘’Eğitim-Öğretim Desteği’’ nin kesilmesi neticesinde devlet okulları kontenjan aşımına uğramış, özel okulların ise doluluk oranı %40 a, hatta daha da altına düşmüştür. Öğrencilerin devlete maliyetinin daha da aşağısında yapılacak destekle hem devlet okullarındaki eğitim rahat bir nefes alacak, sınıf mevcutları azalacak, hem de özel okulların yaptığı devasa yatırımlar ki her biri birer milli servettir, tüm öğrencilerin kullanımına açılacaktır.

Türkiye, ‘’Yeni Dünya Düzeni’’ne kendisini hazırlamalıdır. Özellikle eğitimde atacağı adımlar ile uzun vadeli kazanım elde edecek güçlü ülkeler arasında olacaktır.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.