• 30.03.2018
Ömer  Ağ

Ömer Ağ

YANKI

  Kıymetli okuyucularım, gecen hafta kaleme aldığım ‘’Yok kardeşim yok yok’’ başlıklı yazımız birçoğunuz tarafından destek görünce gerçekten bu konudaki açlığımız gün yüzüne çıkmış oldu. Yazıya gelen yankılar bizleri daha da ümit var etmiştir. Hastalık teşhiş edilince tedavi başlamış olur. Bence bu teşhisi tüm kamuoyu beraberce koymuş olduk.
            Yazımız yayınlandıktan sonra gerek Şanlıurfa’dan gerekse Şanlıurfa dışından bana ulaşan okuyucularım tespitimize katkıda bulunmak adına görüşlerini paylaştılar. Okuyucu tespitlerini özet geçmeye çalışayım;
1)    Sandığınız kadar bürokrat fukarası değiliz. Gerek Ankara’da gerekse farklı şehirlerde bu şehirden çıkmış bürokratlarımız mevcut.
2)    Bürokrat eksiğimizin en temel unsurlarından biri de, geçmiş dönemlerden süregelen ve halen devam eden, şehrin eğitim konusunda yeterli alt yapıya sahip olmaması. Yetişmiş bürokrat sayısının nüfusa oranla az olması.
3)    Şehir dinamikleri tarafından siyaset mekanizmasına verilen önemin bürokrasiye verilmemesi. Siyaset sahnesi her kes tarafından aktif kullanılırken, bürokratik alanlar bu kadar aktif kullanılmıyor.
4)    Bu şehirde makamlar ehliyet ve liyakat ölçüsünde değil de ahbap çavuş ilişkisi ile dolduruluyor. Bu da yetişmiş insanımızda bir özgüven yıkımına sebep oluyor.
5)    Şehirde biraz da olmaması gereken değişik bir kıskançlık var. Başarılı bürokratlar farklı yaftalamalarla yıpratılıyor ve alaşağı ediliyor. Bu durum var olan yüksek makamlara erişimi engelliyor.
6)    Bürokratik anlamda başarılı olanların hemen siyasete göz kırpmaları, yanı bürokrasiyi basamak olarak kullanmaya çalışmaları. Bu durum var olan makamları boşaltan kişilere karşı güvensizlik oluşturuyor.
7)    Siyaset ile iştigal eden kişilerin, bürokraside gelecek vaat eden bürokratların siyasete girmeleri sonucunu görüp onlara sahip çıkmaması. Yani bürokratların siyasete rakip olabilmesi gerçeği.
8)    Bürokratların Şanlıurfalı olmasına gerek yok sistem adil bir şekilde işlerse böyle bir talep de olmaz.

                        Tamamı okuyucularımıza ait olan bu ifadelerin birçoğuna katılmamak tabi ki mümkün değil. Bunun yanında Şanlıurfa milletvekillerimizin bu konuya sahip çıkması ve gereken alakayı gösteriyoruz fakat daha da yoğunlaşacağız demeleri ayrı bir önem taşıyor. Fakat özellikle Şanlıurfa Milletvekilimiz aynı zamanda AB Uyum Komisyonu Başkanı Sayın Kasım Gülpınar’ın hassasiyeti takdire şayandır. Bu konu ile ilgili sebepler üzerinde kafa yorduğunu ifade eden vekilimiz, mukayeseler yaptığını ve konunun çok net bir şekilde gündeminde olduğunu ifade etmiştir. Vekilimizin kafasındaki çözüm metotları olgunlaşınca komu oyu ile paylaşacağını umuyoruz.
                       Sonuç olarak var olan bir sorunu gündeme taşımaya gayret gösterdik. Azar azar çoğalacağımızın bilincindeyim. Bir günde oluşmayan bu sorun elbette bir günde çözüme kavuşmayacaktır. Şimdilik bize düşen yazmak, desteğiniz ve katkılarınız için müteşekkirim.

                        Esenlikler diliyorum…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.