Metrolife baner
Günak sağ reklam
  • 13.06.2018
Ömer  Ağ

Ömer Ağ

MAZLUM COĞRAFYALAR

 

 

Onlar bayram yapamıyor, Ramazan ayını yaşayamadıkları gibi bayramı da yaşayamıyorlar. Eminim okuyucularımın bir kısmı anlamıştır kimlerden bahsettiğimi. Evet onlardan yani mazlum coğrafyalardan bahsediyorum. Çoğunlukla gündemde yer tutan Filistin ve Arakan’dan bahsediyorum. Gündemde kendine yer bulamayan Doğu Türkistan, Telafer, Musul ve Kerkük’ten bahsediyorum.

Filistin ve Arakan konusunda yeterli bilince ve duyarlılığa sahip olduğumuz için biraz ihmal ettiğimiz kardeşlerimizi yazmak istiyorum. Din kardeşlerimiz, kandaşlarımız olan mazlum coğrafyalarında sesi olmamız gerektiğine inanıyorum. Musul, Kerkük, Telafer, Doğu Türkistan’ın da ümmet dediğimiz kavramın içinde değerlendirmemiz gerektiğine inanıyorum.

Irak bölgesinde Kerkük çok ciddi manada Türkmen nüfusuna sahip bir yerleşim alanıdır. Musul da en az Kerkük kadar önemli bir Türkmen şehridir. Musul’a bağlı, Irak’ın en büyük ilçesi olan Telafer yaklaşık 500 bin nüfusa sahip bir ilçe idi. Asimile politikaları ve zorunlu göçler çoğunlukla Türkmenler üzerinde oynanan bir oyundu. Geçmişten bugüne kadar Irak hükümetleri hep Türkmen nüfusunu görmezden gelip o coğrafyayı yeniden dizayn etme çabası içinde oldular. İşte sırf bu yüzden o bölgelerde sürekli kan ve gözyaşı var olmuştur. İçerdeki ve dışarıdaki güçler mezhep çatışmasını körükleyerek o bölgeyi yaşanmaz hale getirmeye çalıştılar. Her zaman olduğu gibi Müslümanı Müslümana kırdırma politikası orada da uygulandı. Musul ve Kerkük kentleri zengin petrol kaynaklarına sahip oldukları için emperyal güçler sürekli oradan beslenme dürtüsü ile hareket ettiler ve o bölge insanları hep bir çatışmanın içerisinde oldular. Türkiye açısından söz konusu bölgelerde akrabalık bağları güçlü olan Türkmenlerin söz sahibi olmaları ehemmiyet taşıyor. Yeniden dizayn edilmeye çalışılan Ortadoğu’da ezilen Türkmenler var güçleri ile mücadele ederken bayramlarının ne derece bayram olabileceğini varın siz tahmin edin. Yaşanan çatışmalar ve suikastler bölgeye huzurun gelmesini geciktiriyor, kan ve gözyaşı bir türlü dinmiyor. Afrin şehidi Astsubay Musa Özalkan’ın Telafer’e anaokulu yapın vasiyeti ardından biraz gündem olan bölge yine kendi haline bırakılmış, gündemden düşmüştür. Az sayıda olan yardım çalışmaları ise kamuoyunda yeteri kadar yer bulamamaktadır.

Zulmün kol gezdiği başka bir coğrafyada Doğu Türkistan’dır. Çin zulmü altındaki bölgede bırakın bayram yapmayı, ibadetleri dahi yasaklanan Doğu Türkistan’da evlerde Kur’an-ı Kerim ve seccade bulundurmak dahi yasaklanmıştır. Bölgede yaşayan Türklere neredeyse hiç pasaport verilmezken özellikle Türkiye’ye çıkış yasaklanmış durumdadır. Maalesef Arakan’da yaşanan zulmün bir benzeri onlarca yıldır Doğu Türkistan’da yaşanıyor. Çin Devleti bölgedeki hâkimiyeti için İslami kimliği büyük bir tehdit olarak görüyor. Yürürlükte olan oruç yasağı büyük zulümlere ve katliamlara neden oluyor. O bölgede Camiler yıkılmış, Kur’an kursları kapatılmış, ibadetler yasaklanmış ve Müslümanlar Çinliler tarafından her şekilde taciz edilmiş bir hayat yaşıyor. Bu baskılar altında Doğu Türkistan’daki Uygur’lar yaşam mücadelesi vermeye çalışıyor. Bırakın bayram yapmayı neredeyse insan gibi yaşamaya çalışan bu Müslüman Türkler yeni yetişen çocuklarına İslam’ı dahi öğretemiyorlar.

Bu mazlum coğrafyalar yüzlerce yıl Türkler tarafından yönetiliyor ve dünyaya adalet dersi veriyordu. Tamamında yaşayanlar hem ümmet mensubu hem de kandaşlarımız. Sadece bazı yerleri görüp yardım elini uzatmamız bizim adalet anlayışımıza uymuyor. Arakan ve Filistin kadar o bölgelerde yaşayanlarda bizden yardım eli bekliyor.

Demem o ki; onlar da Dünya kamuoyunda gündem olmak istiyor, bu haksızlıkların her kes tarafından duyulmasını ve çözülmesini bekliyorlar. Bunu da doğal olarak en fazla bizden umuyorlar.

İyi bayramlar diliyorum…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.