• 04.05.2018
Ömer  Ağ

Ömer Ağ

BU SEÇİM GEREKLİ MİYDİ?

                Zamanımıydı ya da gerekli miydi bu erken seçim. Durup dururken nereden çıktı. Öyle bir anda hadi erken seçim denince oluyor mu bu işler? Ortalık biraz durulunca bu tür sorular her kes tarafından sorulmaya başlandı. Bu konudaki farklı yaklaşımları derlemek istedim.

              Muhalefetin ortak aday projesi direkten döndü. Sayın Abdullah Gül’ün açıklamalarından bunu anlıyoruz. Ortak bir payda oluşabilseydi Abdullah Gül ortak aday olmaya hazırdı. Yani yeteri kadar zaman olsaydı ve muhalefet bu erken seçim ile karşılaşmamış olsaydı ortak bir aday çıkacaktı. Bu aday da kuvvetle muhtemel Abdullah Gül olacaktı. Bu şekilde bir seçim iktidar için zorlu geçecekti. Sonuç, erken seçim ile hazırlık yapamayacak bir muhalefet. Yani muhalefete yapılacak baskın, erken seçimi vazgeçilmez kılmıştı.

              Yıllardır toplumda iktidara alternatif bir oluşum çıkmıyordu. Çıkanlarda bir şekilde iktidarla mücadele edemiyorlardı. Meral Akşener hareketi toplumda acaba aranan alternatif bu olabilir mi diye sorgulanmaya başladı. Bu, zaman içerisinde daha da büyüyecek bir hareket olabilirdi. Neticede yaptıkları kongre sanılandan daha görkemli geçmişti. Erken seçim, bir hareket olarak başlayan ve IYI Parti olarak yoluna devam eden bu oluşumun büyümesinin önüne geçecekti.

             Dünyada yıllardır süregelen Ekonomik Kriz artık ülkeyi teğet geçmiyor, can acıta acıta kendisini hissettirmeye başlamıştı. Gerek döviz kurlarındaki dalgalanma, gerekse cari açık büyük bir krizin de habercisi gibi duruyordu. Yeni kaynaklar bulmakta zorlanan ülkenin, ekonomik durumunun yarını bugünden daha kötü olabilirdi. Hazır ekonomi çok da kötü değilken bu seçim aradan çıksa iyi olur düşüncesi de erken seçimi gündeme almış olabilirdi.

             Dünya’daki ve Ortadoğu’daki gelişmeler de var olan gücümüzü kırmaya dönük görüntü çiziyordu. Zaman geçtikçe sınırlarımızda ki hareketlenme daha da artıyor, Suriye’de neredeyse süper güç olan her ülkenin üsleri kuruluyordu. Akdeniz hiç olmadığı kadar sıcak zamanlar geçiriyordu. Neredeyse tüm dünya ülkelerinin donanmaları Akdeniz’e demirlemiş neler olacağını beklerken Türkiye bir seçim gündemi ile uğraşmamalı idi. İşte durum bu şekilde cereyan ederken bir anda bu seçim olayı gündemden düşmeli idi. Yani olaylar erken seçimi vazgeçilmez kılmıştı.

            Türkiye 16 Nisan referandumu ile başkanlık sistemine geçmiş fakat uygulanması için 2019 seçimlerinin beklenmesi gerekiyordu. Ohal ile başkanlık sistemi kısmen uygulanmaya çalışılıyordu. Er ya da geç bu sistemin uygulamaya konması gerekiyordu. 2019 beklenmek zorunda değildi. Seçimin biran önce yapılıp yeni sistemle Türkiye yönetilmeli idi. Parlamenter sistem yaşlanmış, artik ülkenin ihtiyaçlarına cevap veremiyordu. Oysaki daha hızlı karar veren bir yapı ile dünyada olması gereken yerde olmamız kaçınılmazdı. Son yüz yıl dünya sahnesinde hak ettiğimiz yerde değildik.

             Tabi bu yaklaşımların dışında yaklaşımlar da var fakat en çok konuşulan bu tezler. Hangi tezler gerçeğe yakın olursa olsun değişmez olan şu ki erken seçim için her siyasi parti çalışmalarına aralıksız devam ediyor, adaylarını belirliyor. İttifaklar vatandaşlara anlatılıyor ve siyasi erkler asilden vekâlet istemek için şimdiden sahada.

             24 Haziran her şekilde Türkiye farklı bir sabaha uyanacak.

            Kazanan Türkiye olsun…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.