lisans koleji sol
lisans koleji
  • 10.06.2021
Oğuz  Haksever

Oğuz Haksever

İNSANAT BAHÇELERİ VARDI BİLİR MİSİNİZ? - 2

Bir Bir Öyküler
OTA BENGA 

1904 yılında ABD’nin Missouri Eyaleti’nin St. Louis Kenti’nde Dünya Fuarı açılacaktı. Hazırlıklar sürüyordu.
Kim akıl ettiyse medeniyette alıp başını gitmiş olan sömürgeci ülkelerin ne kadar ilerlediğini sömürdükleri “vahşiler”le de göstermeyi planladılar. Elektriğin şehirlere verilmesi, telefon gibi sergilenecek büyük ilerlemelerin yanı sıra St. Louis Dünya Fuarı’na “alt formlar”dan 3.000 insan götürdüler.
Bu insanların arasında o günlerde Belçika Kongosu olarak bilinen topraklardan koparılan 6 Batwa Pigmesi vardı. Bu işi Samuel Werner diye bir şahıs halletmişti. Anılarında pigmeleri nasıl yakaladığını, yakınlarının nasıl ağladığını ayrıntılı olarak anlatmıştı.

 

               Samuel Werner ve sergilediği pigmelerden biri.

Batwa Pigmeleri kısa boylarıyla St.Louis Dünya Fuarı’nda büyük ilgi gördü. Pigmeleri 20 milyon ziyaretçi seyretmişti. Samuel Werner’e başarısı nedeniyle fuarın altın madalyası verildi.

 

                                  Batwa Pigmeleri St Louis Dünya Fuarı’nda.

 

FUAR’DAN HAYVANAT BAHÇESİNE

 

            Ota Benga (maymunla birlikte olan) ve arkadaşları.

 

        Ota Benga… Dişlerinin o formu yamyamlığının kanıtı olarak gösterildi. Oysa bir gelenekti.

Pigmelerin içlerinde en fazla ilgili göreni Ota Benga idi… Samuel Werner, Ota Benga’yı bir de New Yorklular seyretsin istedi. Orada Ota Benga’yı kafeste sergiledi. Sonra masrafları ağırlaştı diye genç pigmeyi 1906 yılında New York Bronx Hayvanat Bahçesi’ne emanet etti. Hayvanat bahçesinin yöneticisi de Ota Benga’yı maymun kafesine koydu.

 

Ota Benga’nın Hayvanat Bahçesi’nde maymunlar bölümünde sergilendiğine ilişkin NY
 Times Gazetesi’ndeki haber. Manşet, itirazları da içeriyor. 

 

       Ota Benga’nın New York’taki kafesi.

ŞEYTANLAR FARKEDİNCEYE KADAR BİRAZ HUZUR
Neyse ki bir rahip çeşitli girişimlerle Ota Benga’yı hayvanat bahçesi ve kafesten kurtardı. Siyah rahiplerin girişimleriyle Ota Benga bir yetimhaneye yerleştirildi. İlkokula gitti. İngilizce öğrenmeye başladı. Ardından da West Virginia’da bir insan hakları savunucusu Ann Spencer Ota Benga’yı kurduğu yurda aldı. Ota Benga ABD’deki normal hayatı biraz
olsun yaşamaya başlamıştı. Ama Ku Klux Klan ateşinin yakıldığı yerde fazla barınamazdı.

 Ota                                                                     Benga’nın biraz huzur bulduğu evin çitlerine asılmış resmi.

 

Birinci Dünya Savaşı patlak verince Kongo’ya gitmesi de imkansızlaştı. Bir silah elde etti.
Kendisini kalbinden vurdu. Arsızlık en fazla Ota Benga üzerinde yoğunlaştığından olsa gerek


yoldaşlarının akıbeti pek ortalarda görünmüyor. “Küçük” “vahşi”nin ABD’deki büyük trajedisi 12 yıl sürmüştü. Etrafında koruyucuları olduğundan bedenini tahnitlemeyediler veya
dolduramadılar. Bir ormanda defnedildi. Oysa aynı dönemde Avustralya’dan ABD’ye götürülen; sadece ABD’de değil, Berlin’de, St. Petersburg’ta ve Paris’te şehir şehir “yamyam” diye sergilenen Aborjinlerden Tambo’nun vücudu muhafaza edildi. Tambo’nun
bedeni, 1993’te Avustralya Hükümeti’nin yardımıyla Ohio Cleveland’ta bir hastanenin bodrumunda bulundu. Avustralya’ya götürüldü geleneklere göre defnedildi.

 

                                                                                                     Tambo…

 

                                                                               Bir yakını Tambo’nun mezarı başında…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.