lisans koleji sol
lisans koleji
  • 08.03.2021
Mustafa Kaplan

Mustafa Kaplan

TANRISAL YADSIMA(Allah'ı inkâr)

Yabancının Tanrı,bizim Allah dediğimiz yüce bir yaratıcıyı yadsıma; materyalistlerin sürekli gayretkeşliğine konu olduğu az çok herkesin bilgisi dahilindedir.

Fırsat buldukça ürettikleri fikirleri argüman olarak kitlesel platformlarda sergilemekten çekinmeyip,taraftar kazanmaya çalıştıkları bir gerçektir.

Böyle yapıp; ateist bir nesil vücuda getirerek özlem duydukları kominal düşü tüm dünyaya egemen kılmaktır .

Tanrısal yadsıma ile ilgili bir kaç örnek sıraladıktan sonra konumuza devam edelim. Şöyle: Sudaki moleküller 0 derece soğukta, birbirini çekerek don olayını;100 derecelik sıcaklıkta birbirini iterek buharı oluşturur.

Yani bu verdikleri örnekle, güya maddenin,maddeyi var ettiğine;bunda Tanrısal bir gücün rolü bulunmadığına dair vurgu yapılır.


Oysa hesap edemedikleri bir şey vardır bu güruhun...O da; maddenin hareketten yoksun olması hasebiyle,bir üst bilinç tarafından sevk ve idare ediliyor olmasıdır.

Evren; tefekkür dürbünüyle  seyre tabi tutulsa,her şeyin sonsuz bir güç sahibi tasarrufunda varlık arz ettiği ortaya çıkar.


Şuursuz bir cismin bir şeyler var ettiğine inanmak veya bu meyanda bir şeylerin ispatına çalışmak budalalıktan başka bir şey değildir.


Yüz yıl bir ömrünüz olsa.Karşınıza bir taş alıp,ondan canlı veya  cansız bir varlık yapmasını umut edebilirmisiniz?

Aslında savundukları fikirlere kendilerinin de inanmadıklarını söyleyebilirim.

Fakat iş çıkar olunca, bu tür düşünceler onların ütopik ideallerini gerçekleştirmek için birer dayanak olacağı yöndedir.

Kuracakları düzenin,maneviyattan yoksun ve robotlaştırılmış insanların sırtlarında vücut bulacağına inanıp ;var gücüyle dine saldırmaları bu yüzden...

Maddenin; maddeyi yaratmasında rolü olduğu vurgulanan muharrik gücün diyalektik gelişim olduğu söylemleri; aslında kendileriyle  çeliştiklerinini ortaya koyuyor.

Çelişkiler bununla sınırlı kalmayıp, kuracakları sistemi de kapsıyor.Mesela her fırsatta telin ettiği eski düzene ait diktatörlüğü yıkıp; yerine proleter diktatörlüğü kurmak istemeleri kendi savlarıyla bir çelişki arz etmiyor mu?

Dikkat edin! Değişen düzendir; diktatörlük değil.

Misal;1917deki Rus Bolşevik ihtilali ve sonrasında yapılan baskı ve katliamlar, daha dünmüş gibi hafızalarda tüm tazeliğiyle duruyor.

Stalin’in iktidarda kaldığı 28 yıl içinde ölen insan sayısı 50 milyonun üzerinde olduğu bilinmektedir.

Kâinatı;içindeki her şeyiyle sebepler yumağında nakış nakış işletip, künfeyekün tezgâhında varlığa çıkaran yüce Allah'ı inkara kalkmak;tüm canlı ve cansız varlıkları inkâr etmek demektir.

Güneşin varlığı sizce görmemezlikten geline  bilirmi?Bir iğne'nin bile ustasız yapılamayacağı bilinirken;zerreden küreye herşeyin, varlığında ve gelişiminde tek ve mutlak müsebbip olan Allah'ın varlığına münhasıran bir inkâr hezeyanı kişiyi esfel-i safilin derekesine indirir;onu inkâr çukurunda boğar...

Allah cümlemizi bu hezayanlardan korusun!..


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.