lisans koleji sol
lisans koleji
  • 26.02.2021
Mustafa Kaplan

Mustafa Kaplan

MAHCUP EDEN MISRALAR

Ahvalim ortada canım efendim 
Kelamı neyleyim dili neyleyim
Bir kez vurmuş felek yıkıldı bendim 
Irmağı neyleyim seli neyleyim

Hayat yokuşuna yetmez nefesim
Kalmadı takatim çıkmıyor sesim
Artarken gün be gün  efkarım yesim 
Ateşi neyleyim külü neyleyim 

Yaz ayında başa yağan kar benim
Soldu gülüm sade kalan har benim
Çaresi yok türlü derdim var benim 
Lokmanı neyleyim külü neyleyim

Eşkin atım yoksa menzil alacak
Gemim yoksa deryalara dalacak 
Kimsem  yoksa kapısını çalacak 
Ahbabı neyleyim eli neyleyim.

Sıkıntılı bir anın mahsulü olan bu şiirimi yazarken;birden içimi bir pişmanlık dalgası sardı.Utanç duyup,kendi kendime teessüf ettim.
 
Kuran'da bir ayet tüm ihtişamıyla, aklımı aydınlatıp,yüreğimdeki  sıkıntıyı söküp attı." 
hasbinallah ve nimel vekil(Bize Allah yeter.O ne güzel vekildir)"
Kul onu terk etmese;o kulunu  terk etmez.Yeter ki kul aczini idrak edip,onun ipine sarılsın, ona güvenmekte tereddüte düşmesin.

Sadece bedeni değil;bir tek tırnağın imarı için , binlerce hücreyi,o hücreleri yapan binlerce atomu,bir o kadar molekülü seferber eden yüce Allah;yaratığı kullarını hiç başı boş bırakıp,yalnızlığa mahkum eder mi?

Bu halet-i ruhiye içinde zamanı öğrenmek için saate  bakmak geliyor aklıma...
"O! Gece yarısı olmuş neredeyse."Pencereye yaklaşıp gök yüzüne bakıyorum.Yıldızlar; benim için görsel bir şölen düzenlediklerini ima eder gibi tatlı tatlı göz kırpıyorlar sanki...

Ay'ın gülücüklerine takılıyor gözlerim bu sefer...Nasıl da parlıyor gecenin kör karanlığına inat...Bir şeyler anlatmaya çalışıyor hal dilince yükseklerden."Ben Rabbimizin emriyle ta kuytu yerleri açığa çıkartır; gece yapacağın yürüyüşe ışıklarımı sana yoldaş ederim"

Esen tatlı bir rüzgâr sızıyor açtığım pencereden içeri...Müşfik bir anne şekatiyle okşuyor saçlarımı."Sakın yalnızım deyip tuğyana düşmeyesin!" diye fısıldıyor kulağıma.Ben, diyor;"Rabbimin izniyle tüm canlı mahlukatın yaşamı için  oksijen taşır, veya sıcaklardan bunaldığınızda serinlik sunarım.Bazen, kurak yerlere rızkınız için bulutları bir araya toplar;yağmur denilen rahmeti kurak yerlere sevk edip, orayı şenlendiririm.Her kes  gibi bende onun emrinde çalışan muvazzaf bir memurum. Yüce Allah'ın size nasıl değer verdiğini gör ona tevekkülle secde edip,şükür et."

Uyumak içi odama çekiliyorum...

Sabah oluyor,Güneş;ışınlı kılıcını son defa uykuma indirirken,uyanıp yine pencereden bakıyorum...

 Dışarıda; hükmünü egemen  kılan güzel havanın davetine icabet edip;evden çıkıyorum...

Güneşin ışıklı mesajlarına maruz kalıyorum bu sefer ." Merhaba,ben Güneş!..Sen benim yanımda bir zerre hükmünde bile değilken, Rabbim; beni, senin emrine verdi.Beni öyle bir yerde tutuyor ki;ne sana fazla yaklaşıp seni yakıyorum;nede senden uzaklaşıp, soğuktan donmana müsade ediyorum... Tüm işleyişim İlahi bir düzen içinde sürüp gidiyor.Şimdi bu durumda hala kimsesizim  diyebilecek misin?..

Dilime Bakara süresinin 156.ayeti olan" İnnâ lillâhi ve innâ ileyhi râciûn” ifadeleri takılıyor. Ondan gelinip,tekrar onun davetine icabet edileciğinin kesinlik kazandığı sonsuz cömert ve sonsuz kerem sahibi olan yüce bir yaratıcının olduğuna iman eden birinin yalnızlık hissine kapılması olacak şey midir ?...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.