Lisanss
dclisans
  • 09.10.2020
Mustafa Kaplan

Mustafa Kaplan

KARINCABASMAZ(Hikâye)

Kapıyı açtığında, elinde pazardan satın aldığı Horoz la gördüğü kocasına avazı çıktığı kadar bağıran kadın,"Bilmiyor musun ben dişiyim; bu hayvan ise erkek...Şu ana kadar hiç kimse benim saçımın tek bir telini dahi göremedi,çabuk git geri ver."

Kocası; karısının bu namuslu tavrından gayet memnun,"Kızma karıcığım, hemen gider geri veririm..."der evden ayrılır...

Horozu aldığı yere vermek için yola düşen Mehmet; oynayan bir grup çocuğun yanından geçerken, içlerinden birisinin "Boynuzlu geçiyor arkadaşlar, yoldan çekilin" dediğini duyup, öfkeden deliye döner.

Çocuk; onun bu ruh haline bakıp,"Neden kızıyorsun, inanmıyorsan gizlice git evini gözetle! Sen evden çıkınca karın eve yabancı erkek alıyor..."

Bu sözler

Mehmet'in içine kurt düşürür. Ya çocuklar doğru söylüyorsa...

Eve dönüp, karısına uzak bir yere iş nedeniyle gideceğini, bir hafta evde olamayacağını söyledikten sonra, oradan uzaklaşıp;gizli bir köşede evini gözetlemeye başlar...

Havanın kararmasına yakın, evine bir adamın girdiğini görünce,adeta şok geçirir...

Bu saatte yabancı bir adamın ne işi vardı evinde... Bulunduğu yerde öylece kala kalır...

Bu kısa şok devresinden sonra evine doğru hızlıca yürümeye başlar...

Eve geldikten sonra, anahtarla kapıyı açıp içeri girdiğinde;

Gördüğü karşısında neye uğradığını şaşıran Mehmet; karısıyla adamı öyle uygunsuz bir durumda görünce, bir an elini belindeki hançerine atıp ikisini oracıkta öldürmek istese de, 'değmez siniz' diyerek yüzlerine tükürüp, evden çıkar...

Bulunduğu şehir ona dar gelmiştir artık... Kendi kendine "Tek çare buralardan gidip, başka yerde hayatımı sürdürmek" diye düşünür...

Günler sonra başka bir şehire gelen Mehmet, o şehrin sokaklarında bir müddet amaçsız dolaşmaya başlar...

Gezinirken gördüğü bir kalabalığın merakını celp etmesi üzerine, yolda çevirdiği adamın birine neler olduğunu sorar.

Adam; kalabalığın ortasında yürüyen, sakallı,cübbeli,eli tesbih'li birini işaret ederek,"bak bu bizim şeyh’imiz!...Adı da Karıncabasmaz... Ayaklarındaki çıngıraklar, ses çıkarıp Karıncalar korkup, kaçsın diye takılmış..."

Bir kaç gününü bir handa geçiren Mehmet; hanın sahibinden, şehirde birçok soygun ve hırsızlık vakaları işlendiğini, hatta valinin bile altın tespihinin çalındığını öğrenir...

Cuma günleri Karıncabasmazın konağa gidip, vali’yle hırsızlık konusunda fikir alışverişinde bulunduğunu öğrenince; handan ayrılıp, sora sora valinin konağına gelen Mehmet; doğruca valinin
Huzuruna çıkar...

Şayet izin verirlerse hırsızları ve çalınan altın tespihi bulacağına valiyi ikna edip, cuma günü geldiğinde, Karınca Basmaz’dan; onun tespihini alıp, bir süreliğine kendisine verilmesini istirham eder...

Ertesi gün Karıncabasmazın evini bulup karısına; kendisini şeyhin gönderdiğini,çalınan altın tesbihi Kendisine vermesini ister..."Buda şeyhin tespihi, kendisi bana inanman için verdi "der .

Onu içeri buyur eden kadın;
odanın içindeki serili halıyı kaldırıp, altında bulunan tahta kapıyı açarak, aşağıya inen geçitten içeri birlikte girerler...

Aşağıda Kırk adam, yerlerde boylu boyunca uzanıp, yatıklarını görünce;bunların hırsız olduklarını, liderleri de şeyh olduğuna iyice kanaat getirir...

Altın tespihi alır almaz soluğu valinin yanında alan Mehmet; tüm gördüklerini bir bir anlatır. "Buda çalınan tespihiniz, buyurun alın sayın valim" der...

Kırk hırsız;şeyhle birlikte tutuklanıp zindana atılır..

Vali kendi kendine "Nasıl olur da bunca zamandır kimsenin bulamadığı hırsızları bu genç adam ortaya çıkıp, deşifre edebildi" diye düşünür...

Mehmet'i çağırıp, bunun hikmetini sorması üzerine;
Mehmet’te, başından geçenleri, uğradığı ihaneti , karısının Horoz gibi bir hayvandan bile kendini koruyacak kadar namuslu olduğunu zan ettiğini ve yabancı bir adamla kendisini nasıl aldattığını tüm teferruat'ıyla anlatır.

Bazı insanların bir konudaki aşırı düşkünlüğü;onların bu davranışlarından samimi olmadıklarını karısı sayesinde öğrendiğini söyler.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.