Lisanss
dclisans
  • 12.05.2020
Mustafa Kaplan

Mustafa Kaplan

İnkar Küfre Koşmaktır

Varlığı inkâr küfre koşmaktır.

Görmesekte saçtığı ışıklar Güneşin var oluşuyla ilgili birer argüman değil midir?

Günde defalarca telin ettiğimiz Şeytanın, varlığına dair bir inkarın söz konusu edilmesi bile küfre sebep teşkil ediyorsa; aynel yakın ve ilmel yakın müşahede edilen mevcudatı inkar nasıl bir küfr-i kebir olduğunu düşünmek gerekir.

Hatta bir zereyyi dahi inkâra kalkışmak; bir küreyi inkâr etmek kadar gaflettir.

Vacib'ul Vücut olan Allah'ın; zatına münhasıran yarattığı canlı; cansız her şeyi inkâr perdesiyle örtmeye çalışma gayreti günah kazandırmaktan öte gitmez.

İsimlerinden müsemma kıldığı tecelliyattı felsefik bir kesafette boğmaya çalışmak; Güneşe karşı gözlerini kapatmak kadar bir ahmaklıktır.

Böyle yapmakla; haşa! Kâinatların Efendisi olan o Zat-ı Akdesin varlığını yok saymaya çalışıp, bu tarz safsatalarla bir tarafgirlik kazanımı ümit edenlerin, aslında kendi varlıklarını hiçe saydıklarından bihaberdirler.

Kısacası, varlığı inkâr yaratıcıyı inkar demektir; Yaratıcıyı inkar kendini inkârdır.

Başka deyişle, bir çiçeğin yok sayılması; bir baharın yok sayılmasına denk bir durumdur. Bu tür telakkiden tevellud eden bu yöndeki fikriyatın bilerek icra edilmesinin karşılığı, yarın Mahkeme-î Kübrada kim bilir nasıl bir ceza-yı müeyyideyi varît kılar?

Tasavvuf ehlinin sık sık "La mevcûde İlla Hu "Yani varlık yok; Allah var söylemi tamamen bir cezbe anının ruh-î haletlerine bir yansımasıdır.

Burada kastedilen tüm var olanın; Allah'a ait Esmaların birer tezahürüdür.

Güneşin ışınlarını çekmesiyle karanlığı inkişaf ettirmesi gibi, Fatır-i Mutlak olan Zatın; varlık ve yokluk üzerindeki sonsuz tasarruflarına bir misaldir.

Bu mecrada Marksistlere veya aykırı düşünenlere ekmek çıkmayacağını söyleyebilirim.

Yaşam literatüründe pozitif bilimleri baz alan; bunun dışında hiçbir düşünceyi kabul etmeyen Marksistlerin, içine düştükleri inkarcı felsefe batağında battıkça batmaları; ehli imana anlaşılamaz olmasa gerek.

Dayandıkları o bilimin silahıyla kendi kendilerini imha ettiklerini bilemeyen bu gürühun, ne yapmak istedikleri garip doğrusu...

Allah'ı ret gibi bir sapkınlıkla iştigal eden Marksistlerin; Newton’a ait olan o meşhur,  "Maddenin eylemsizliği" öğretisine karşı nasıl bir duruş sergileyecekleri merak konusu...

Bir maddeyi harici bir güç etkilemese; o maddenin hareket etmek gibi bir kabiliyeti olamaz. Peki nasıl olurda, Güneşin, Ay’yın, dünyanın, envai çeşit gezegenin bir güç olmadan hareketliliği vuku bulsun?

Oysa buna madde de dahil; her şey Hallak-ı kâinat, Fatır-ı mahlukat olan Allah'ın dest-i kudretindeki  künfeyekün tezgahından işlenip, varlık sahasına dahil oluyorlar.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER