Lisanss
dclisans
  • 09.09.2020
Mustafa Kaplan

Mustafa Kaplan

FİKİR ÇOKLUĞU MUAYYEN BİR BEŞERİ SİSTEM İÇİNDİR

Yanlışı, doğrusu, eğrisi, büğrüsü ne kadar fikir ve düşünce varsa; o kadar da insan vardır.

Yüce Yaratanın kurallarına; yaratılanın memnuniyetsizlik göstermesi,bir müdahalesi asla söz konusu değildir, olamaz da...

Bu tür konularda derin düşünceler tezahür edilse,her şeyin İlahi bir bilinçle dizayn edilip, tamamen kulların iyiliğine sunulmuş bir lütuf olduğu anlaşılır.

Bu İlahi sistemin idrak edilişi ile ilişkin bir çaba ortaya koyarak,bir algılama süreci başlatmak insanların omuzlarına yüklenmiş kulluk görevidir.

Dışımızdaki her görünenin,her hadisenin,her durum ve biçimin hizmetimize sunulmuş olduğuna dair en ufak bir farkındalık,günün her saati her dakikası her anı bile,Allah'a Hamd etmeyi gerektirecek bir durumdur.

Kulların tüm bu sırlara vakıf olma istidadı; onların aralarındaki şu veya bu nedenlerle intişar eden çıkar kaynaklı anlaşmazlıkları izale etmeye yeteceği gibi,beraber kardeşçe bir yaşamın ortaya çıkarılmasına da nedendir.

İçindekilerle beraber,bu dünyanın muvakkat bir süreye kadar tasarruf’umuza sunulmasına dair bir bilinci gerçekten tesis edebilseydik eminim senlik,benlik ile ilgili hiç bir kavga yaşanmazdı.

Allah'ın işlerinde asla bir düzensizlik yoktur. Herşeyin birbirine uygun yaratılmış olduğunu kalp gözleriyle görüp, bunu benliğimiz dışında tutmayı becerebilseydik,yaptığımız tüm işlerin yanlışlığı apaçık görünecek,ona göre doğru dürüst ameller sergileyebilmenin mutluluğunu yakalayabilecektik.

Her kesin kendine özgü fikirleri,istekleri, arzuları olacaktır elbette... Uyuşmazlık vardır diye insanların birbirlerine savaş açmaları ;Allah'ın kullarına verdiği bir izin veya tanıdığı bir yetki değildir.Haşa !..Allah ifsada müvvekel hiç bir şey var etmez.Tüm bu olumsuz fiillere sebep kendi hırslarımız,egosal duygularımızdır.

Geçici olduğunu bile bile, İlahi iradenin hizmetimize sunduğu bu dünyanın; insanlar arasındaki paylaşımdan dolayı bir takım sorunlar çıkması sizce de garip değil mi?

Madem her şey elimize emanet olarak verilmiştir; hala neyin üzerinde hak iddia edip, biribirimize yaşamı zor hale getiriyoruz.Bir çöpü dahi öbür tarafa götürecek güç ve kuvvetten yoksun iken,neyin paylaşımında zorlanıyoruz.

Başta bahs ettiğim gibi,bir yaratılış gereği olan bu fikir çeşitliliği, müspet bir yapılanma için harcansaydı,belki de toplumsal dejenerasyon diye bir şey olmayacaktı.

inkişafat-i alemde zişuur varlıkların küçümsenemez katkısı elbette göz ardı edilmeyecek boyuttadır; lakin,bunun aksi yöndeki her hareket İlahi buyruklara bir tezat teşkil eder ki,buda büyük günahlarla bizi karşı karşıya getiren nedenlerdir.

misafir kaldığınız bir yerde,oturup, kalkmanız nasıl ki beli prosedürler içinde olması gerekiyorsa;bu kâinatın efendisi ve sahibi olan Allah'ın da emirlerine, tavsiyelerine harfi harfine bir uyma zorunluluğu vardır...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER