Lisanss
dclisans
  • 02.06.2020
Mustafa Kaplan

Mustafa Kaplan

Devleti-i Ebed Müddet

Şahsi çıkarlarını ülke çıkarlarından üstün tutma hissiyatına murabıt bir toplumun istikbali de müphemdir.

Vatan ülküsünün her şeyin fevkinde olduğu inancı tam anlamıyla hâkimiyet arz ediyorsa; istenilen Terakkide bir seyrin müspet sonuca ulaşmasında tüm engeller aşılmaya namzettir. Yeter ki herkes üstüne düşen vazifeyi hakkıyla yerine getirme gayreti içinde olsun. Hele hele söz konusu bir ülkenin bekası ise; asla bir taviz söz konusu olmamalıdır. Böyle bir anlayış sağlam bir iman statüsünde telâkki edilerek, o yönde kararlı bir tavır sergilenmesi; menfi emeller üzerinde mütehayyir olanları düş kırıklığına uğratır.

Ülkemizin coğrafik ve jeolojik yapısının; başkalarının nezdinde nasıl iştah kabartıcı olduğunu, tarihi veriler ışığında görmek mümkün.

Dikkat ederseniz sürekli çeşitli saldırılarla karşı karşıyayız. Bu saldırıların ardı arkası da kesilmeyecek gibi gözükse de; milletçe müteyakkız olup, bizi bir arada tutan vahdet inancı diri tutulmalıdır.

Kolay ulus olunmuyor savından hareketle, bize düşen, siyasal rantları, politik çekişmeleri, kin ve nefret söylemlerini, tefrikaları, ötekileştirmeleri elimizin tersiyle bir kenara itip; bize atalarımızın kutsal emaneti olan bu güzelim yurdu koruyup kollamaktır. "Vatan varsa bizde varız" sloganıyla yola çıkarsak; çok engelin aşıldığını görüp "Devlet-i Ebet, Müddet" kavramını sonsuza dek götüreceğimize inancım tamdır.

Her ne kadar şu ülke dost, bu ülke düşman desekte; bizim bizden başka dostumuz yoktur düşüncesini geçersiz kılamaz. Bu bereketli topraklar üzerinde her ülkenin bir beklenti içinde olduğu, iki kere dört eder derecesinde katidir.

Etnik hassasiyetten arınmış, tevhitten beslenen milli bir şuurun tesisine çalışıyor olmamız, gelecekte güçlü ve istikrarlı bir Türkiye olma sürecinde ki tüm zorlukların bertaraf edileceğinin sinyallerini vermektedir.

Şu an direkt veya endirekt, değişik versiyonlarda Haçlı saldırılarına maruz kaldığımızı; bunun İslam fobi kaynaklı olduğunu söylüyor olmam yanlış olmasa gerek. Bu bilinç gelecekte oluşabilecek muhtemel tehlikelerin bertaraf edilmesine katkı sunacağı kanaatindeyim. Durum böyle olunca, ister istemez bir mutabakatın zaruriyeydi kaçınılmaz oluyor.

Tehlikenin sadece Türkiye'yi değil; tüm İslam âlemini hedef aldığını söylemek için kâhin olmak gerekmez.

Türkiye'nin beka mücadelesindeki müspet kazanımları, diğer İslam ülkeler içinde geçerli nedenlerdir. Ortak bir tehlike ortak bir birlikteliği var eder. Hal böyle olunca, herkesin üstüne düşeni yapmakla mükellef olduğunun hatırlatılması gerektiğini düşünüyorum.

 

SU UYUR DÜŞMAN UYUMAZ

Uyur su uyumaz düşman böyle bil

Uyan kalk üstünde gafleti bir sil

Şimdi uyumanın zamanı değil

Her türlü müşkülü cehdine ram et

Noksanda bırakma, işini tam et

 

Atalardan miras varsa geninde

Ülkeni korumak borcun senin de

Zerre miskal gayret varsa içinde

Her türlü müşkülü cehdine ram et

Noksan'da bırakma işini tam et

 

Birlikten güç doğar unutma sakın

Bunda kararlı ol, tavrını takın

Yetmez mi bu kadar, saldırı, akın

Her türlü müşkülü cehdine ram et

Noksan'da bırakma işini tam et

 

Ülkeni korumak asıl görevin

Bu vatan senindir, bu vatan evin

Geçmişinle öğün ülkenle sevin

Her türlü müşkülü cehdine ram et

Noksan'da bırakma işini tam et

 

Çalış oku öğren durma ışık saç

İlimde irfanda yeni çığır aç

Olmak istiyorsan eğer başa taç

Her türlü müşkülü cehdine ram et

Noksan'da bırakma işini tam et.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.