• 17.09.2018
Müslüm  Abacıoğlu

Müslüm Abacıoğlu

Kur’anda her şey açık değildir

Muhterem kardeşlerim…

Günümüzde halen dinimizi sadece Kur’an-ı Kerime göre yaşamak gerektiğini ileri sürenler var. Onlar dürüst olmadıkları gibi, söylediklerini bile kasıtlı söylüyorlardır.

Yalnız Kur’an diyenler milletin aklını çeliyor, İslamiyet’e fitne sokuyorlar.

Hadisler olmadan Kur’anla amel mümkün olamaz.

Hadis-i şerifler olmadan Kur’an-ı Kerimle amel etmek mümkün olmadığı gibi, mezhepler olmadan da hadis-i şeriflerle amel etmemiz mümkün olmaz. İmam-ı Şarani hazretleri buyuruyor ki:

İmam-ı Beyheki Delail kitabında şöyle rivayet eder:

Eshab-ı kiramdan İmran bin Husayn (Radıyallahü anh), şefaatle ilgili bazı hadisler nakleder. Oradakilerden biri der ki:

— Siz hadisler bildiriyorsunuz, fakat biz bunlarla ilgili Kur’anda bir şey bulamıyoruz.

İmran bin Husayn hazretleri buyurur ki:

— Sen Kur’anı okudun mu?

— Evet.

— Kur’anda sabah namazının farzının 2, akşamınkinin 3, öğle, ikindi ve yatsının farzının ise 4 rekât olduğuna rastladın mı?

— Hayır.

— Peki, bunları kimden öğrendiniz? Bizden [Eshab-ı kiramdan] öğrenmediniz mi? Biz de Resulullah’tan öğrenmedik mi? Peki Kur’anda 40 koyunda 1 koyun, şu kadar devede şu kadar, şu kadar paraya şu kadar dirhem zekât düştüğüne rastladın mı?

— Hayır.

— Öyleyse bunları kimden öğrendiniz? Bizden öğrenmediniz mi? Biz de Resulullah’tan öğrenmedik mi? Hac sûresinde, “Eski evi [Kâbe’yi] tavaf etsinler” âyetini okumadınız mı? Peki orada Kâbe’yi yedi defa tavaf edin diye bir ifadeye rastladınız mı?

— Hayır.

— Allahü Teâlâ’nın Kur’anda şöyle buyurduğunu duymadınız mı?

“Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa da ondan kaçının.” [Haşr 7]

Hazret-i İmran daha sonra buyurur ki:

Sizin bilmediğiniz bizim Resulullah’tan öğrendiğimiz daha çok şey vardır. (Mizan-ül-kübra)

Mezhepsizler, “İslam’a göre ibadet edelim” diyorlardı. Bunlar da, “Kur’ana göre ibadet edelim” dediklerine göre, mezhepsizlerin başka kolu oluyor. Bu kasıtlı bir reform ve çok cahilce bir tekliftir. “Ülkeyi kanunlara, tüzüklere, yönetmeliklere göre değil, sadece Anayasaya göre idare etmeli” demekten daha yanlıştır. Her şey Anayasa’da olmaz, Anayasa kanunlara havale eder. Kur’an-ı kerimde namazın farzlarını, namazı bozan şeyleri, namazın rekâtlarını bile bulamayız. Zekâtın farzını, kaçta kaç verileceğini, uşrun ne oranda verileceğini, Kur’an-ı kerimde bulamayız. Namazın, zekâtın, orucun farzlarını, orucu bozanları Kur’an-ı kerimde bulamayız. Bunları Peygamber efendimiz bildirmiştir. Peygamber efendimizin bildirdiklerini de, mezhep imamlarımız açıklamıştır. Onun için namaz, oruç ve zekât gibi ibadetler ancak mezheplere göre uygulanır. Kur’an-ı kerime hatta hadis-i şeriflerden kendi anladığımıza göre bile uygulayamayız.

Resulullah efendimizin bildirdiklerine ve mezheplere uyduruk din denmesi de, çok çirkin bir iftiradır. Kur’an-ı Kerimde, “Resulüme uyun” buyuruluyor. Resulullah’a uymamak Kur’an-ı Kerime yani Allahü Teâlâ’ya uymamak olur. Hadis-i şeriflerde buyuruluyor ki:

“Bazı kibirli kişiler çıkacak, ‘Allah Kur’anda bildirilenden başka bir şeyi haram kılmadı’ diyecek. Yemin ederim ki, benim emrettiğim, yasakladığım, koyduğum hükümler de vardır. Bunların sayısı Kur’andaki hükümlerden daha çoktur.” [Ebu Davud]

Allahu Teâlâ cümlemizi sapık düşüncelilerden, din cahillerinden, dindar görünen mürtedlerden muhafaza eylesin. (Amin)


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.