• 10.02.2020
Müslüm  Abacıoğlu

Müslüm Abacıoğlu

Dinin yarısı sabır, yarısı da şükürdür

Muhterem Kardeşlerim…

Bu günkü yazımızda da yine sahih kaynaklardan, Saadeti Ebediyye’den faydalanarak, kaynak belirterek dinimizce yapmamız gerekeni kısa öz anlatmaya çalışacağız.

Efendim;

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Öfke, sinirlenme ve stres zamanındayız. Dolayısıyla evimizde olsun, işimizde olsun, insanlardan gelen sıkıntılara sabredelim. “Sabretmek, ferahlamanın anahtarıdır” Hadis-i Şerifini düşünerek sabretmelidir. Kur’an-ı Kerimin birçok yerinde, “Allah sabredenleri sever” buyuruluyor. Sabır dinin yarısıdır. Diğer yarısı da şükretmektir. Yani gerektiği gibi sabredip şükreden, dinini korumuş olur.

Müminin sağlığı da, hastalığı da iyidir. Hasta olsa sabreder, sevab kazanır. Şifa bulsa, sıhhatli olsa şükreder, yine sevab kazanır. Resulullah efendimiz, “Müminin her hâline hayret edilir. Çünkü müminin başına sevinçli bir durum gelirse şükreder. Dert, bela gelirse sabreder. Her ikisinde de sevab kazanır” buyuruyor.

 

Sabır acıysa da, sonu selamettir

Hikmet ehli zatlar buyuruyor ki:

Nimetlerin elden çıkmaması ve artması için şükretmek lazımdır. Allahü Teâlâ, “Verdiğim nimetlere şükrederseniz onları arttırırım. Şükretmezseniz elinizden alır, şiddetli azap ederim” buyuruyor. Cüneyd-i Bağdadi hazretleri, “Şükür, Allahü Teâlâ’nın ihsan ettiği nimetleri, Onun istediği gibi, Onun istediği yolda kullanmaktır” buyuruyor.

Hiçbir şeyden dolayı, hiçbir şikâyette bulunmamak lazımdır. Şikâyette bulunmak, nimetleri unutmak, şükretmemek demektir. Dolayısıyla nimetlerin elden çıkması ve azapların gelmesi demektir. Bir musibet geldiğinde tevbe ve istigfar edip sabretmelidir. Çünkü hadis-i şerifte, “Bir haksızlıkla karşılaştığınızda, susup sabrederseniz Allahü Teâlâ o haksızlığı muhakkak giderir” buyuruluyor. Susmak dile hâkim olmak, sabır ise kalbe hâkim olmak demektir. Aksi durumda yani susulmaz ve sabredilmezse haksızlığın giderilme ihtimali olduğu kadar giderilmeme ihtimali de vardır.

İşimizi ihtimallere bırakmamalıyız. Kazanmak muhakkak iken kaybetmek çok yanlış olur. “Sabreden zafere ulaşır” hadis-i şerifi, sabrın sonunun her zaman selamet olduğunu bildiriyor. Sabır döneminde acele etmemeli. Acelecilik şeytandandır. Şeytandan olan hiçbir şeyde hayır yoktur. Eğer acele edip, sabretmezsek, belalar artar. Fakat bu dönemde sabredersek, sonu muhakkak selamet olur. Şunu iyi bilelim ki, varlıkta imtihan daha zordur. Çünkü varlıkta nefsin bütün arzuları ayaktadır ve nefsi frenlemek daha zordur. Yokluktaysa, nefsi azdıracak fazla sebep yoktur.

Merhum Nasreddin Hoca, derdine çare aramayıp, “Yâ Rabbî, bu derdi benden alma!” diye dua eder. Duyanlar şaşırıp sebebini sorduklarında, “Bu dert giderse daha büyüğü gelebilir, çünkü mümin, bela ve musibetten kurtulmaz. Buna alıştım, belki ona sabredemem” der. Müminin başı dertten kurtulmaz. Bir dert giderse başka bir dert gelir. İllet yani hastalık, zillet yani itibarsızlık, kıllet yani fakirlik, eksik olmaz. Mümin, dünyada âhiretteki yerine göre karanlıktadır, ama âhirette ebedî aydınlığa kavuşacaktır. Kâfir de dünyada, âhiretteki yerine göre aydınlıktadır, ama âhirette ebedî karanlığa gidecektir. İkisi bir olur mu?

 

Sabır

Sabır üç çeşittir. En önemlisi günah işlememeye sabırdır. Bir hadis-i şerif meali şöyledir:

“Sabır üç çeşittir: 1- Belaya, musibete sabır, 2- Din bilgilerini öğrenirken ve ibadetlerini yaparken sabır, 3- Günah işlememek için sabır. Belaya sabredene 300, ibadet yapmaya sabredene 600, günah işlememeye sabredene ise, 900 derece ihsan edilir.” ”

 

Musa aleyhisselam, Hızır aleyhisselama, “Ledün ilmine nasıl kavuştun?” diye sorunca, o da, “Günah işlememeye sabretmek sayesinde” diye cevap verdi.

Kur’an-ı kerimde sabrın önemi çok âyette bildiriliyor.

 

3 âyet meali şöyledir:

“Sabredenlere, mükafatlar hesapsız verilir.” ”“Ey iman edenler, Allah’tan sabır ve namazla yardım isteyin. Allahü Teâlâ elbette sabredenlerle beraberdir.” ”“Ey Resulüm, kâfirlerin eziyetlerine, ülülazm Peygamberler gibi sabret!” ”

 

Sabır hakkında hadis-i şeriflerden bazıları şöyledir:

“İmanı en üstün olan; sabırlı, cömert ve hoşgörülü olandır.” ”

Sabır hazinedir

Sabretmek, kurtuluşa, başarıya sebep olan güzel huydur. Sabır, Peygamberlerin hasletlerindendir. Bunun için atalarımız, “Sabır, acı ise de meyvesi tatlıdır”, “Sabır selamettir”, “Sabırla koruk helva olur” demişlerdir. Belalara sabretmek, kurtuluşa sebeptir.

Bir farzı yapmak veya bir günahtan kaçınmak sabırsız ele geçmez. Çünkü, “İman nedir?” diye sorulduğunda Peygamber efendimiz, “Sabırdır” buyurdu. (Deylemi)

Sabrın büyüklüğü ve fazileti sebebiyle Kur'an-ı Kerimde yetmişten fazla yerde sabır ve sabredenlere verilecek sevaplar bildiriliyor. Âyet-i kerimelerde mealen buyuruluyor ki:

“Sabredenlerin mükâfatını, yapmakta olduklarının daha güzeliyle vereceğiz.” [Nahl 96]

“Allah sabredenleri sever.” [Al-i İmran 146]

“Eyyubü, [mal ve canına gelen musibetlere] sabredici bulduk. O ne güzel kuldu, hep Allah’a yönelir, Ona sığınırdı.” [Sad 44]

“Ey iman edenler, sabredin, sabretmekte birbirinizle yarış edin!” [A.İmran 200]

Allahü Teâlâ cümlemizi dinini hakkıyla yaşayan ameli Salih kullarından eylesin. (Amin)


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.