• 23.01.2019
Müslüm  Abacıoğlu

Müslüm Abacıoğlu

2019 Göbeklitepe Yılı

Muhterem Kardeşlerim…
Bu günkü köşe yazımızda, sizlere Sanat Tarihçisi, Harran Üniversitesi Öğretim Görevlisi Araştırmacı Yazar Cihat Kürkçüoğlu ağabeyimizin yıllardır dile getirdiği ve gerçekleri yansıtan, ilgililere ve hatta herkese öneri, nasihat, bilgi babında yapılması gerekenleri anlatan GÖBEKLİTEPE ile ilgili güzel bir yazısını aktarıp, Devlet Başkanımız Recep Tayyip Erdoğan, Şanlıurfa Valimiz Abdullah Erin, Şanlıurfa İl Kürtür Müdürlüğümüz, Şanlıurfa Büyükşehir Belediye ve Haliliye Belediye Başkanlarımız ve Turizmcilerimizin dikkatine ve bilgisine sunmak istedik... Yazı şöyle;

2019 Göbeklitepe Yılı

Geçtiğimiz yıl göbekli tepe’nin UNESCO dünya kültür mirası kalıcı listesine alınmasının ardından Sayın Cumhurbaşkanımız tarafından 2019 yılı “Göbeklitepe Yılı” olarak ilan edildi.
Tüm bu gelişmelerden sonra Urfa’da Göbeklitepe’yi tanıtmak için fikir projeleri üretilmeye başlandı.
Hep söylüyorum. Göbeklitepe yıllardır kendini zaten tanıtıyor.

• Göbeklitepe kazıları başkanı merhum Klaus Schmıdt, 5 dilde yayınladığı kitaplarıyla, dünyanın en ünlü televizyon kanallarına verdiği röportajlarıyla, dünyanın dört bir köşesinde verdiği konferanslarıyla önemli tanıtımlar yaptı.
• Dünyanın en ünlü dergileri Göbeklitepe’yi kapaklarına taşıdılar ve taşımaya devam ediyorlar.
• Dünyada Göbeklitepe ile ilgili romanlar yayınlandı.
• Dünyanın en ünlü tv kanalları göbekli tepe belgeselleri yayınlıyorlar.
• Göbeklitepe’deki dikili taşlardan esinlenen İsveçli mimar Gert Wingårdh Stockholm’e “Victorıa Tower” adıyla -t- biçimli bir gökdelen inşa etti.
2013 yılında Cüneyt Özdemir’in 5n1k programı canlı yayınında “google’da Göbeklitepe yazdığınızda karşımıza 500.000’den fazla sonucun çıktığını” övünerek söylemiştim. Şimdi google’de 4 milyona yakın sonuç karşımıza çıkıyor ve bu rakam her gün artıyor.
Yani Göbeklitepe ve Şanlıurfa kendi tanıtıyor.
Makaleleriyle, kitaplarıyla, konferanslarıyla, slayt sunumlarıyla, fotoğraf sergileriyle Urfa’yı turizme hazırlamak için 40 yıldır gayret gösteren bir kişi olarak demem odur ki enerjimizi aşağıdaki konulara harcamalıyız.
• Tarihi görünümünden uzaklaşmış şehrimizi tekrar tarihi görünümüne kavuşturmak için restorasyonlara ve kentsel tasarım projelerine öncelik vermeliyiz.
• Kent merkezindeki tarihi hanlarımızı, çarşılarımızı tüm görsel kirliliklerden arındırmalıyız.
• Tarihi sokaklarımızın tümünü betonarme eklentilerden temizlemeliyiz.
• Yorgancı sokak adası örneğinde olduğu gibi; 58 Meydanı, Haciban Sokağı, Zincirli Sokak, Güllüoğlu Sokak başta olmak üzere tarihi sokaklarımızdaki evleri restore ederek butik otel, restoran, kafeterya v.b. işlevlerle turizme açmalıyız.
• Proje aşamasında olan Harran Kentsel Tasarım Projesini bir an önce uygulayarak Harran’ı İtalya’daki Alberobello kenti gibi turizme hazır hale getirmeliyiz ve Harran’ın da UNESCO listesine girmesini sağlamalıyız. 
(Şu an Çin Halk Cumhuriyeti Pekin Büyükelçisi olan Şanlıurfalı hemşehrimiz Abdulkadir Emin Önen, Milletvekilliği döneminde AGİT PA Başkan Yardımcısı iken Harran Belediye Başkanı Mehmet Özyavuz'u da İtalya'ya götürerek Alberebello kentini göstermiş, toplantılara eşlik etmesini sağlamıştı. AGİT PA Başkanı ve yetkilileri de Harran'a getirerek gezdirmişti.)
• Halfeti’ye gözümüz gibi bakmalıyız. Harran gibi oranın da tahrip edilmesine fırsat vermemeliyiz.
• Savaşan ve Çekem Mahalleleri ile birlikte Halfeti’nin Kentsel Tasarım Projelerini yaparak, buraları tatil köylerine dönüştürmeliyiz.
• Harran ve Soğmatar’da devam etmekte olan arkeolojik kazılara destek vermeliyiz, Şuayb Şehri’nde kazılara başlamalıyız.
Harran kalesini mutlaka restore ederek Harran Arkeoloji Müzesi'ne dönüştürmeliyiz.
• Göbeklitepe ile benzer buluntular barındıran Karahan Tepe, Sefer Tepe ve Taşlı Tepe’de arkeolojik kazılara bir an önce başlamalıyız.
• Han-el Bağrur Kervansarayı restorasyonunu bir an önce bitirip bu tarihi kervansarayı konaklama merkezi olarak hizmete sunmalıyız.
• Ortaçağ’dan kalma taş ocağı Bazda Mağaraları’nda arkeolojik kazılar yapmalı ve mağaranın yıkılma tehlikesi gösteren taşıyıcı ayaklarını restorasyonlarla mutlaka güçlendirip turizme açmalıyız. 
• İnanç turizmi için büyük değer olan il genelindeki Peygamber Makamlarımızın çevre düzenlemelerini yapmalıyız.
Bu önerileri daha da genişletebiliriz. 
• Benzer hazırlıkları aynı destinasyon üzerinde bulunan Mardin-Diyarbakır-Adıyaman ve Gaziantep gibi bölge kentlerimizde de yapmalıyız.
Bu projeler yerel yönetimlerimizin gücünü mutlaka aşacaktır. 
Bu nedenle Sayın Cumhurbaşkanımızın önderliğinde; hükümetimizin, kalkınma ajanslarımızın ve yerel yönetimlerimizin koordinasyonu ile “Güneydoğu Anadolu Turizmi Kalkındırma Hamlesi” adıyla büyük bir projeyi başlatmalıyız.
Tüm bunları sadece Güneydoğu Anadolu ekonomisi için değil Türkiye ekonomisi için yapmak zorundayız. Zira Göbeklitepe Türkiye ekonomisinin de lokomotifidir.
Tüm bunları ve benzer hazırlıkları yapmadan, üstelik Harran-Soğmatar güzergahında hijyenik bir tuvalet bile olmadan tanıtıma öncelik verip bölgeye turist çekersek kâr değil zarar ederiz.
Çünkü memnun ayrılmayan bir turistin 1000 turistin gelmesini engelleyeceği, memnun ayrılan bir turistin ise 1000 turistin gelmesini sağlayacağı ilkesini göz önünde bulundurmalıyız.
Tanıtım elbette yapmalıyız, ancak önce hazır olmak, hazır olmak ve hazır olmak gerekiyor.
Allahü Teâlâ hakkımıza hayırlı olan neyse onu nasib eylesin. (Amin)


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.