Mehmet Salih Şansal

Mehmet Salih Şansal

Rakibi hafife almak....

Futbolda rakibi hafife almanın yeri yoktur.  Lig sonuncusu da olsa kazanmanın ön koşulu rakibi ciddiye almakla başlar.

Bu gerçeğe rağmen Mersin İdmanyurdu karşısında ’Ununu elemiş eleğini asmış‘ bir Şanlıurfaspor izledik.  

Rakibe ’Biz bu takımı yeneriz‘ cesareti veren bir tabloydu.

Ekonomik sorunlarla boğuşan, yeni stadına taraftar çekemeyen, şehrin desteğini arkasına alamayan, herkesin ’Bu takım kesin düşer‘ dediği Mersin İdmanyurdu karşısında psikolojik üstünlük bizdeydi aslında..

Ancak bu sahaya yansımadı. 

Maç başlarken; ‘Biz her halûkarda bu takıma gol atarız, defansları iyi değil, yeter ki gol yemeyelim’ diyorduk ki yine o duran top hastalığı karşımıza çıktı.

Korner sonrasındaki hatalar silsilesini tekrar tekrar  izlediğinizde Tomiç‘in Şanlıurfaspor‘da oynamaya hakkedecek kalitede bir file bekçisi olmadığını hemen anlıyorsunuz.  Top açıldıktan sonra gözümün nuru kalenin  ortasında duracağına sol tarafa gitmiş.. Refleks gösteremiyor. Top yavaş yavaş ağlarımıza gidiyor.

Banahane‘nin ustaca attığı beraberlik golünden sonra duran top kabusu yine bir kornerde karşımıza çıkıyor, Batuhan Artarslan golü ev sahibi takıma ikram ediyordu.

Sonrasında Cemil Adıcan‘ın yine eline-koluna hakim olamayıp penaltıya sebebiyet verdiğine şahit olduk. 

Batuhan Karadeniz‘in ceza sahası dışından o müthiş vuruşu bir Akdeniz akşamında, ’rahatlama fırsatı‘nın kaçırılan maçın şık golü olarak hafızalarda kaldı.

Teknik Direktör Ogün Temizkanoğlu maç sonunda, ‘Formasının hakkını vermeyen oyuncularla yolların ayrılacağını’ direk söylemese de bunun işaretlerini verdi.

Bence geç bile kalındı.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.