dclisans
  • 09.04.2020
İbrahim Halil ASLAN

İbrahim Halil ASLAN

‘Hayat Eve Sığar Şanlıurfa’m’

Malum çok sıkıntılı bir süreçten geçiyoruz. Bu süreçte özellikle aile fertlerimizden kronik hastalığı olanlara ve yaşça büyük olanlara dikkat etmemiz gerekiyor. Sadece ülkemizde yaşanan bir sorun olmadığı gibi bizler de bu salgında tüm ülkece birlik olacağız. Sokağa çıkma yasağını henüz getirmeyen devletimiz böyle bir zaruriyet kılmak yerine herkesin kendini karantinaya almasını istemektedir.

 

Bu doğrultuda mecbur kalınmadıkça dışarıya çıkmadığımız süreçte bu illetten kurtulma olasılığımız artacaktır. Halkımızı bilinçlendirmeye çalışsak ta bunu anlamak istemeyen toplum bireyleri maalesef ki var. Bugün her yerde bu virüse karşı nasıl önlemler alabileceğimiz bas bas bağırılıyorken bizler bunları hiçe sayarak sadece kendi hayatımızı değil tüm vatandaşlarımızın hayatını riske atıyoruz. Bizim için yaşlılarımız, atalarımız ne kadar kıymetlidir bunu herkes bilir.

 

Bu sebepten ötürü devletimiz 65 yaş üzerine çıkma yasağı getirirken bu yaştaki vatandaşlarımız için de birçok kolaylık sağlıyor. Mesela maaşları PTT tarafından kapılarına gönderiliyor. Gençlerimizin ise bilinçleneceğini düşünerek onların topluma fayda sağlamalarını düşünerek onlara yönelik bir yasak getirilmiyor. Peki, bunun sebebi ne? Gençlerimiz büyüklerimizin ihtiyaçlarını karşılasın onların sağlığını kaybetmemeleri için hizmet etmeleri olabilir mi?

 

Bu COVİD-19 virüsünün gençlere herhangi bir zarar vermediği söylemi sadece bir efsaneden ibaret. Hastalık ve ölüm maalesef ki genç yaşlı dinlemiyor. O yüzden 65 yaş altındaki vatandaşlarımızı zorunlu olmadıkça sokağa çıkmamalarına davet ediyorum. Bu süreçte tüm önlemleri alıp, tedbirlerle hayatımızı sürdürürsek bu belayı da sağ salim atlatacağımızı düşünmekteyim. Buradan genç arkadaşlarıma sesleniyorum COVİD-19 taşıyıcısı olmayalım. Bu virüsün yayılması için taşıyıcı rolü sergilememek adına kendimize dikkat edelim, sosyal mesafemizi koruyalım. Mecbur kalmadıkça toplu taşımaları kullanmayalım.

 

Dünya genelinde günde onlarca can alan bu salgını en az kayıplarla atlatmak için SOSYAL MESAFEMİZİ KORUYALIM. Sosyal mecralarda dolanan asılsız haberlere itibar etmeyelim. Salgın süresi boyunca yeme-içmemize dikkat edelim. Vücut direncimizin düşmemesi için kendimizi koruyalım. Bizler için dışarıda olmak zorunda kalan basın mensubu arkadaşlarımızın, emniyet güçlerimizin ve sağlık personellerimizin bizler için ne fedakârlıklarda bulunduklarını unutmayalım.

 

Onlar bizler için dışarıdayken, bizler de onlar için evlerimizde kalalım. Çok ciddi sağlık sorunumuz olmadıkça hastanelerde bulunmamaya özen gösterelim. Maalesef ki birçok defa şahit olduğum basit baş ağrıları şikâyetiyle hem sağlık personellerimizi meşgul eden hem de kendi hayatını riske atan vatandaşlarımız var.

 

Bu vatandaşlarımıza sesleniyorum: ‘’Olayın ciddiyetini kavrayalım.’’  Sizce de her ne olursa olsun hayat yaşamaya değmez mi? Bence değer. Hayatınızı riske atıp bu dünyadan göçmek yerine hayatınızı bir süreliğine evinize sığdırsanız daha güzel olmaz mı? Emeksiz yemek olmaz diye bir deyim vardır. Çaba sarf etmeden o güneşli günlere erişemeyiz. O yüzden hepimiz bir yerden elimizi taşın altına koymalıyız.

‘’HAYAT EVE SIĞAR ŞANLIURFA’M’’


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.