Lisanss
dclisans
  • 19.03.2020

Hakiki Müslüman demek

Değerli Okuyucularımız…

Bu günkü yazımızda da sizlere yine kaynak belirterek Hadisler ışığında “İman edip, elinde geldiği kadar ibadetlerini yapan her Müslüman, hakiki Müslüman mıdır?” konusunda bilgiler vermeye gayret edelim.

 

Efendim;

Hakiki Müslüman olmak demek, yalnız adete tabi olarak ibadet etmek değil, İslâm’ın emir ettiği güzel ahlakı edinerek, insanlık vazifelerini yaparak, ruhen de tertemiz olmak demektir. İbadet eden, fakat hileyi zekâ eseri sayan, insanları aldatan, hatta bazen zararlı propagandalara aldanarak insan öldüren, ortalığı yakıp yıkan, yalan söyleyen bir kimse, Müslüman olduğunu söylese de, hakiki Müslüman değildir.

Allahü Teâlâ, Kur'ân-ı kerimde Furkân sûresinde, bir Müslüman’ın nasıl olması icap ettiğini beyan buyurmuş, açıkça bildirmiştir. Bunu tefsir etmek için, Ehl-i sünnet âlimleri fazlasıyla kitap yazmışlardır. Fakat biz, kendimizi halâ fena, kötü huylardan kurtaramıyor, Kur'ân-ı kerimde bildirildiği gibi çalışmıyor, Allahü Teâlâ’nın emirlerini yapmıyor, sözüne sadık olamıyor, sokaklarımızı pislik içinde bir harabeye çeviriyor, ruhen ve bedenen temizlenemiyoruz. Halbuki, elimizde bize bütün bu güzel şeyleri emir eden, ne yapmamız lazım geldiğini açık açık bildiren, Allahü Teâlâ’nın kelâmı Kur'ân-ı kerim, Peygamber efendimizin sözleri, emirleri ve Ehl-i sünnet âlimlerinin kitapları vardır.

“Allahü Teâlâ şükredenlerin mükâfatını verecektir” buyuruluyor. Bunu Allahü Teâlâ vadediyor.

Burada şükretmek demek, Kur'ân-ı kerimin istediği gibi, tam Müslüman olmak demektir. Allahü Teâlâ’nın verdiği nimetleri, Onun emrine uygun olarak kullanmak demektir. Bugün dünyada bir milyardan fazla Müslüman olduğu bildirilmektedir. Dünyada her 4 kişiden biri Müslüman’dır. Eğer bu Müslümanlar, Allahü Teâlâ’nın emir ettiği gibi, ruhen ve bedenen tertemiz insanlar olur, birbirlerine kardeşçe bağlanır, çalışır, her sahada ilerlemeye başlarsa, Allahü Teâlâ da, onlara mükâfatını verecek, o zaman Müslümanlar, tıpkı orta çağda olduğu gibi, medeniyetin en önüne geçeceklerdir. Allahü Teâlâ, bize bunu vadediyor. Allahü Teâlâ, hiçbir zaman vadinden dönmez.

Bir Müslüman’ın, kendi hatalarını, işlediği günahları düşünmesi ve bunları düzeltmesi gerekmez mi?

 

Efendim;

Herkes, kendi kusurlarını görmeli, Allahü Teâlâ’ya karşı yaptığı kabahatleri düşünmelidir. Allahü Teâlâ’nın, kendisine ceza vermekte acele etmediğini, rızkını kesmediğini bilmelidir. Ananın, babanın, dine uygun emirlerine itaat etmeli, dine uygun olmayanlara karşı gelmemeli, fitneye sebep olmamalıdır. Hakiki Müslüman böyle olur.

Bir başka yazımızda buluşmak dileğiyle kalın sağlıcakla…

Selam ve dua ile…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.