• 18.07.2019
Halil Çuhadaroğlu

Halil Çuhadaroğlu

Baş Köşe

Taziye yemeğimi yoksa kıskançlık mı ?..

Düğün törenleri yapılır, kimine göre dolarlar havalarda uçuşurken kimileri nikah töreninde üst bürokratlarını davet ederek, etrafa hava atar.
Kimileri mahalle arasında derme çatma durumuna göre cemiyetini geçiştirir.

Hiç kimseler,
kimselerin kendi yaşamındaki yaşama şekline, müdahale etmemelidir.
Bazılarımız, çocuklarının eğitimleri için dış ülkelere gönderirken bazılarımızın evladı tüm çabalara rağmen tahsil istemez okumamak için çırpınır durur gitmez.

Bazılarımız ise evlatlarının iyi eğitim görmesini ister 
varını yoğunu harcar kimleri de,didinir çabalar yeterli parayı denkleştiremez dilediği eğitimini evladına sağlayamaz.

Bu yaşamlar, kişilerin yaşam yelpazesi,
kader yada kısmet deyiverin sonuçta olanlara eyvallah eder "hayırlısı böyle imiş" deriz ve yaşamaya devam ederiz.
Asla ve asla başkalarının yaşamlarına müdahale edemeyiz etmememiz de gerekir.

Ana konu Urfa'da "TAZİYE YEMEKLERİ"
Lütfen iyi düşünelim,vaz geçelim bu dedikodulu ve çekiştirmeli hayattan.
Kişinin kendi ödediği parasıyla,
dilediği öğlen ve akşam taziye yemeği sunmaları hiç kimseleri ilgilendirmemelidir.
Taziye yemeği maksadını hepimiz biliyoruz fakat 
bu İNSAN YAŞAMINA müdahaleler çekiştirmeler şık olmamaktadır.

Yapılması gereken 
o memleketin Belediyeleri, kendi tahsis ettiği yada taziyesi olanlara, ya kendi yaşadığı evinin mahallesinde veya apartman bahçesinde kişi misafir sayısına tahminen çadır, sandalye, çay setleri, pet su şişesi ve bardaklar, şeker, gül kokusu,lokum hatta kıymalı pide, börek, çörekler hizmeti vermekte...

Bir çok Büyük Şehirler de, bu taziye cenaze ve hasta bakım hizmetleri sunulmaktadır.
Allah, devletimize zeval vermesin. İnşAllah tüm illerde buna benzer Belediye hizmetleri sayıları artar.

Dileyen varsa kendi evinde veya kurum kiralaması yaparak dilediği şekilde örf ananemiz olan TAZİYE EVİ YEMEĞİ ni dilediği bollukta yapabilmeli....

Konular apaçık çok farklı mecralara taşınmakta ve Urfalılara özgü çok değerlerimiz sadeleşerek kaybolmaktadır.

Örneğin halk dilinde "ÖLÜ HELVASI" sunulur dualar edilirdi.
Cuma akşamları evlerde "BİŞE" yapılır konu komşulara dağıtılırdı.
Bayram günleri mahalle aralarında sabahın erken saatlerinde pişirilen zerdeler pilavlar ve sadece "BUYRUN" kelimesini duyardık,
Hiç tanımadığımız eve girer yer dualar eder giderdik.
Yaz günleri cami önlerinde, büyük leğenlerde kalıp kalıp buz konulmuş "SEBİL BUZ GİBİ SU" hayır duası isteyenlerin ikramını işitirdik.
Çekiştire çekiştire dedikodularla bayağılaştırılarak hiç bir değerimiz kalmamaktadır.

Gerilere lütfen bakınız.
Bizleri biri birimize yakınlaştıran KÜLTÜR ÖRF ANANE ve İNANÇLARIMIZDIR.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.