ATAK OTO
Atak oto
  • 20.11.2018
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

Varsa yoksa seçim…

Ne hayat pahalılığı, ne işsizlik rakamları, ne tarımdaki durum, ne eğitimdeki sıkıntılar, ne döviz kurundaki dalgalanmalar, ne de başka bir şey… Bugünlerde varsa yoksa her şey dört buçuk ay sonra yapılacak olan yerel seçime odaklı gidiyor. Başta iktidar partisi olmak üzere tüm siyasi partiler, bütün enerjilerini bu yöne kanalize etmiş ve birbirlerine üstünlük sağlayabilecek hamleleri yapmaya çalışıyorlar.

Genel seçimde, Cumhur ve Millet İttifakı’nın yanı sıra HDP’nin oluşturduğu iki buçuk bloklu bir seçim yaşadık ve ortaya çıkan sonuçlar herkesin malumu. Yerel seçimler için ise, ‘Cumhur İttifak’ı ayrılmış gibi bir görüntü verse de, aslında bunun AK Parti’nin hem batı da, hem de Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’ndeki Kürt oylarını kaybetmemesi olarak taktiksel bir ayrılık olarak yorumlayabiliriz.

AK Parti ve MHP’nin, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde birlikte çalışması ve her iki liderin bir birine karşı tutumu, ittifakın devam ettiğini net bir şekilde ortaya koyuyor zaten.

Millet İttifakı’nda ise, durum daha da farklı. Genel seçimlerin ardından gerçek anlamda dağılan, hatta başarısızlığı birbirine bağlayan ittifakta partilerinden CHP ve İYİ Parti arasında bazı kentler için küçük çaplı ittifak görüşmeleri olsa da, bunun ne kadar başarılı olacağını şimdiden kestirmek pek mümkün görünmüyor. İttifakın diğer partileri ise varla-yok arasında yaşamaya çalışıyorlar.

HDP’ye gelince, genel seçimde olduğu gibi yerel seçime de bileşenleriyle tek başına giriyor. Hiçbir parti HDP ile görünmek hatta anılmak bile istemiyor. Çünkü partiler, bunun bedelinin ağır olacağına inanıyor. Fakat her şeye rağmen HDP’nin batıdaki muhafazakar seçmeninin bir bölümünün AK Parti’ye ki, AK Parti’nin MHP’den bu nedenle uzak görülmek istediğini daha iyi anlayabiliriz.  Adaya göre de, büyük bir bölümünün CHP’ye kayma olasılığı yüksek görülüyor.

Ha tabi ki yerel seçimin kendi içinde farklı bazı özellikleri de bulunuyor. Batıdaki büyükşehirlerde aday isminin popülerliği yetebilir, ama Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde popülerlik tek başına yetmeyebiliyor. Bu bölgelerde adayların kimliği ve gerçekten yerelliği en önemli unsurların başında geliyor diyebiliriz.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde her zaman olduğu gibi iki partili bir yerel seçim yaşanacağı aşikar. AK Parti ve HDP arasında geçmesi muhtemel seçimde, her iki parti de adaylarını hem büyük titizlikle, hem de büyük bir gizlilikle belirlemeye çalışıyor. Özellikle Diyarbakır, Şanlıurfa, Mardin ve Van gibi büyükşehir adayları her iki parti için de büyük önem kazanıyor ve her iki parti de şimdiye kadar bu konuda renk vermedi. AK Parti’de, HDP’de çıkarabilecekleri en iyi adayı belirlemek için kılı kırk yarıyor.

Bölgede AK Parti’de aday adaylarının asıl yarışı küçük şehirler, ilçeler ve beldelerde yaşanıyor. Bölgedeki her ilde, ilçede, belde de bazı önemli kent ve büyükşehirlerin dışında AK Parti’ye büyük oranda başvuru olduğunu görüyoruz. Aday adayları herhalde genel merkezden çok önemli tüyolar almış olacak ki, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi gibi kritik yerlere hiç başvuru yapmayarak, önemli ilçelere, beldelere yöneldiler.

AK Parti'ye yerel seçim için toplamda 7 bin 180 başvuru yapıldı. Diyarbakır’da büyükşehir dışındaki yerler için 129 aday adayı başvuru yaptı ve söz konusu adaylar için AK Parti Diyarbakır İl Başkanlığı temayül yoklaması gerçekleştirdi. 2 bin 200 delege bu aday adaylarına oy verdi.

AK Parti’de, HDP’de Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde aday belirlemede bu kez çok titiz davranıyor ve karşılığı olan adayları belirlemeye çalışıyor. Ama her iki parti de bunun birbirini kollayarak yapıyor.

HDP kayyım atanan 96 belediyenin çok üzerinde sayıya çıkmak isterken, AK Parti de HDP’den kapabileceği en üst sayıda belediyeyi kapmaya çalışıyor. Tüm partiler için varsa yoksa seçim. Hepsi 31 Mart'ta sandıktan en iyi şekilde çıkmak istiyor.

Sevgiyle kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.