Lisanss
dclisans
  • 19.12.2019
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

Surların tek bir taşına el sürenin eli kırılsın!

Dünya’da birçok şehir tarihi yapılarıyla anılır. Bazen o şehirlerdeki ünlü yapılar şehrin, hatta ülkenin bile önüne geçer. Çünkü o simgeleri görmeye her yıl milyonlarca turist gelir ve öylesine büyük kazanç sağlarlar ki, şehri ve ülkeyi ihya ederler. Bu arada, bu yapı ve eserlerin çoğu, bizdeki gibi binlerce yıl öncesine de dayanmıyor.

Dünya’da böylesine önemli eserlere sahip olan ülkeler, o eserlere gözleri gibi bakar-korur, gelecek nesillere devretmek için gereken tüm yasal düzenlemeleri de yaparlar. Bilirler ki, çocuklarının geleceği bu eserlerde saklıdır. Ayrıca söz konusu eserler, tüm Dünya insanlığına aittir.

Mesela; bundan sadece 130 yıl önce yapılan ve her yıl milyonlarca turistin romantizm yaşamak için gittiği Fransa’nın Başkenti Paris’teki Eiffel Kulesi…

Mesela; Amerika Birleşik Devletleri’nin New York kentinde bulunan ve 19. yüzyılda yapılan ve de göçmenlerin özgürlüğünü anlattığı söylenen Özgürlük Anıtı…

Mesela; İtalya’nın Başkenti Roma’da bulunan M.Ö’den 72-80 yılları arasında yapıldığı varsayılan, birçok filme de konu olan Kolezyum…

Mesela; Danimarka’nın Başkenti Kopenhag’da bulunan ve her yıl milyonlarca turistin görmek için gittiği Küçük Deniz Kızı Heykeli…

Mesela; Avustralya'da bulunan, UNESCO Dünya Mirası listesinde de yer alan Sidney Opera Binası…

Mesela; Babür İmparatorluğu’nun 6. hükümdarı Şah Cihan tarafından 1593-1666 tarihinde, o dönem imparatorluğun başkenti olan Hindistan'ın Agra şehrindeki Tac Mahal…

Mesela, Çin’de savunma amaçlı yapılan, zaman zaman da bizim Diyarbakır Surlarıyla anılan, 6 bin kilometre uzunluktaki Çin Seddi…

Bunun gibi binlerce örnek verebiliriz. Ama bu örnekler arasında dikkat edilirse, hiçbir tarihi değeri olmamasına rağmen yine de tüm Dünya’da ünlenmiş eserler görmek mümkün…

Ülkemize bakacak olursak, gerçekten hiçbir ülkenin hayal bile edemeyeceği kadar tarihi esere sahibiz. İnsanlık tarihiyle anılan topraklarımız bir açık hava müzesini andırıyor. Hele Güneydoğu Anadolu Bölgesi, ilk tarımdan yerleşik hayata geçilmesine, mimariden savunma amaçlı yapılan onlarca kaleye kadar, ne ararsanız var.

Diyarbakır Surları da bunlardan biri, hatta en önemlilerindendir. Sürekli olarak Çin Seddi’nden sonra Dünya’nın en uzun surları olarak anılsa da, aslında Diyarbakır Surları, Dünya’nın savunma amaçlı yapılan en büyük kalesidir. Ne zaman yapıldığı tam olarak bilinmese de, 5 bin yıl öncesine dayanmaktadır.

Diyarbakır Surları ve Hevsel Bahçeleri, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü yani UNESCO tarafından 2015’de Dünya Kültür Mirası Listesi’ne alındı. Hemen o yıl yaşanan sokağa çıkma yasakları ve çatışmalar sonucunda bazı bölümleri zarar gördü. Ama buna rağmen Diyarbakır Kalesi yıkılmadı.

Gelin görün ki, bu kez Diyarbakır Kalesi çok üzücü bir olayla gündeme geldi. Surların taşlarının yerinden söküldüğü ve birkaç kuruşa satıldığı yönündeki haberler, kısa sürede tüm Diyarbakır’a yayıldı. Bu duruma kayıtsız kalmayan duyarlı kesimler, sosyal medya hesaplarından konuya dikkat çekti, kısa sürede de gündemin ilk sırasına yerleşti.

O duyarlı kesimlerden bazılarının paylaştığı mesaj şöyle: Diyarbakır surlarının tek bir taşına el sürenin Elleri Kırılsın! Sur tarihimizdir, değerimizdir, hafızamızdır!

Surlardan sökülen ve bir traktör römork ya da kamyon kasasının, 6 ile 18 bin lira arasında satıldığı iddia edilen taşların, özellikle kafe yapımında veya işyeri aksesuarı olarak kullanıldığı yönünde önemli iddialar bulunuyor.

Öncelikle bu şehirde yaşayanlara sesleniyorum; her Diyarbakırlı Surların taşlarını bilir-tanır. Böyle taşla yapılan ya da taşları aksesuar olarak kullanan işyerlerine gitmeyin, protesto edin, yetkililere bildirin.

Yetkililere gelince; neredesiniz, neden harekete geçmiyorsunuz. Neyi bekliyorsunuz. 5 bin yıl dim dik ayakta kalan ve Dünya’da eşi benzeri bulunmayan surların yıkılmasını mı bekliyorsunuz? Biran önce gereğini en sert tedbirlerle yapın. Yoksa tarih buna göz yuman herkesi yazacaktır.

Son olarak sivil toplum kuruluşlarına sesleniyorum; siyasi görüşünüze uygun en küçük şeyde ayaklanıyor, açıklamalar yapıyor, kamuoyu oluşturmaya çalışıyorsunuz. Şimdi neredesiniz. Hadi göreyim sizi, öyle bir kamuoyu oluşturun ki, bir daha Diyarbakır Kalesi'nden bir tek taş bile yerinden oynatılmasın.

Sevgiyle kalın…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.