• 26.02.2019
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

Seçim Stratejileri...

    31 Mart'a doğru son sürat yol alıyoruz. Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) dışında meydanlara inen, miting yapan parti yok henüz. Süre azaldıkça da partiler başarı için çeşitli stratejiler uyguluyor ve geliştiriyor.

    AK Parti ve HDP, seçim stratejilerini çoktan netleştirip buna göre yol alırken, diğer muhalefet partilerin adayları bireysel çalışmalarının dışında genel bir çalışması olduğunu göremiyoruz. Muhalefet partilerindeki bu durum, dışarıya 'halen içlerindeki karmaşayı çözemediler' şeklinde yansıyor.

    HDP; 31 Mart'taki stratejisini kayyım atanan tüm yerel yönetimleri yeniden almak ve bölgeden daha fazla yerel yönetimde iktidar olmayı hedefliyor. Batıda da, partilerine bunca operasyonu gerçekleştiren AK Parti ve MHP iktidarını zayıflatmak için mümkün olduğunca diğer partilerin adaylarını destekleme yoluna gidiyor ve bunu da ayan beyan açıklıyor.
AK Parti ve MHP cephesi ise, batıda başta İstanbul, Ankara, İzmir, Konya, Bursa, Adana ve Mersin gibi büyükşehirler olmak üzere alabildiğince yerel yönetimi almak ve oylarını yükseltmek, Doğu ve Güneydoğu Bölgesi'nde de, HDP'nin önceki seçimde elde ettiği bazı yerel yönetimleri alarak, oy oranını geriletmek istiyor. Bunun içinde, MHP ile yeniden aday belirledi, HDP ile oyların yakın olduğu yerlere seçmen kaydırdığı yönünde çalışmalar gerçekleştirdiği öne sürüldü.
    
    AK Parti ve MHP'nin bir diğer ve önemli stratejisi ise, HDP'nin batıdaki hatırı sayılır oylarının diğer muhalefet partilerine gitmesini önlemek ve tabanlarında safları daha da sıklaştırmaktır. Nitekim AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yaptığı bir açıklamada 'HDP eşittir PKK, eşittir YPG/PYD. Hiç sağa sola bunu saptırmanın anlamı yok. Gerçek ortada. Bunu zaten başlarındaki kişiler söylüyorlar' diyerek, HDP'yi terörize ederek, diğer partilerin cesaretini kırıyor.
Bölgede, bu seçim özelinde önemli bir gelişme, Kürt Siyasi hareketinin devamı olan HDP'nin, diğer Kürt Siyasi Partileri ile bir araya gelmediği yönündeydi. HDP bu kez, bu algıyı yok etmek ve bir oyun bile büyük önem arz ettiği bu seçimde, AK Parti ve MHP'nin bölgedeki stratejisine karşı önemli bir adım attı. HDP, Azadî Hareketi, Devrimci Demokratik Kürt Derneği, İnsan ve Özgürlük Partisi, Kürdistan Komünist Partisi, Platforma Demokratên Kurd ve Kürdistan Demokrat Partisi-Türkiye ile ittifak yaptı.
Bu gelişmenin üzerine geçtiğimiz günlerde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Mehmet Akarca, tüzük ve programında Anayasa ve Siyasi Partiler Kanunu'nun bazı maddelerine aykırı ifadeler yer aldığı iddiasıyla 4 partiye kapatma davası açtıklarını açıkladı. 

    Akarca, 'Bunlar Türkiye Kürdistan Partisi, Kürdistan Sosyalist Partisi, Kürdistan Özgürlük Partisi ve Kürdistan Komünist Partisi adı altında faaliyet gösteren partilerdir. Şu anda Anayasa'ya aykırı faaliyetleri tespit edilen programları itibariyle 4 parti hakkında Anayasa Mahkemesi'ne kapatma davası açmış bulunmaktayız' dedi.
Kürdistan Sosyalist Partisi'nin Genel Başkan Yardımcısı Bayram Bozyel de, konuyla ilgili düzenlediği basın toplantısında açılan kapatma davasının devletin Kürt karşıtı hamlelerinden ilki olmadığı gibi, son hamlesi de olmayacağını söyledi. Bozyel, 'Kürdistan isimli parti kapatmak, Kürdistan gerçekliğini ortadan kaldırmaz. Kürt milleti buharlaşıp gözden kaybolmaz' diye konuştu.
    
    Bu son gelişmenin sokağa yansıması ise şöyle oldu: 'Erdoğan, daha önce HDP'ye karşı bazı Kürt Partilerini destekledi. Hatta Kemal Burkay'ı yurt dışından getirdi. Barzani'nin bölgedeki oylarına talip oldu. HDP'yi kapatmıyor çünkü bunun üzerinden siyaset yapıyor. Diğer partilere de göz dağı veriyor.' 
Öyle veya böyle, bu yerel seçim stratejileri ile çok çetin geçeceğe benziyor. Önümüzdeki günlerde yeni adımların geleceği de görülüyor. 
Sevgiyle kalın.  


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.