• 03.09.2019
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

Önümüzdeki Günler Çok Şeye Gebe…

Günlük yaşamımızda gündeme gelen her konu o kadar büyükken, her nedense bunlar adam akıllı gündemde tutulmuyor, yarım yamalak konuşuluyor, ya da belirli kişiler, ülke gündemini istenilen yön ve yörüngede gitmesini sağlayarak gerçekleri dezenformasyon ediyor.

Yazılı, görsel, sosyal veya internet medyasında hep aynı kişiler, aynı sözler ve aynı suçlamalarla oturdukları koltukların bir üstüne geçebilmek için var güçleriyle çabalıyor, bir yerlere yaranabilmek için söylediklerinin doğru olmadığını bile bile yalanını daha da büyüterek, en sadık benim mesajı vermeyi ihmale etmiyor. Ve bunları çoğunun sıfatının önünde ‘gazeteci’ yazması ise mesleğini tarafsız yapmaya çalışanlara eminim ki ızdırap veriyordur.

Şimdi birkaç örnek vererek, bu girişi tamamladıktan sonra ülkenin gündeminde olan, ama yerelde direk bizi ilgilendiren gündemimize döneceğim. Ya Allah aşkına; ülkede açlık ve yoksulluk sınırı resmi rakamlarla sabitken, 80 ile 100 lira zammı bile çok görenler, bir gecede sessiz sedasız kendilerine 941 lira zam yapabiliyorlar. Evet, hiç bir yetkileri kalmayan milletvekillerinden söz ediyorum. Ha bu arada işçiyi, memuru ve emekliyi temsil eden sendikacıların düştüğü aciz durum da ortada. Çok yazık…

Dış politikada; bir yandan Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa, bir yanda Rusya Federasyonu arasında kalan ve İdlib’te patlayan dış politika. Sınırdaki gösteri ve yapılanlar herkesin malumu, ama kelli-felli yazarlar, gazeteciler, araştırmacı uzmanlar ve bilim insanları halen gerçekleri ters-düz etmeye devam ediyor.

Birde İstanbul seçimi öncesi zam yapılmayacak diyenlere ne demeli. O sözünde tam tersi gerçekleşti. Hem de öyle bir gerçekleşti ki, zamlar adeta yağmur gibi peş peşe yağdı. Doğalgaza art arda iki zam, sigaraya, çaya, benzine, motorine, LPG’ye, gıdaya, giyime, beyaz eşyaya, otomobile, ulaşıma, yetmedi vergiler de arttırıldı. Kısacası iğneden-ipliğe her şeye zam geldi. Bu arada parası bol olan patronlara kıyakları da unutmamak lazım.

Gelelim hem bizim, hem de ülkenin gündemi olan kayyumlara… Bu mesele diğer meseleleri de büyük ölçüde gölgeledi. Çünkü Doğu ve Güneydoğulular, yerel yönetimlerde kayyumlarla daha önce tanıştı. Yani yabancı olduğu bir konu değil. Ancak bu kez İstanbul ve Ankara içinde kayyum gündeme geldiği için olsa gerek, başta CHP olmak üzere diğer partileri de öyle veya böyle ilgilendirmeye ve gelecek için endişelendirmeye başladı.

Daha önce HDP’li belediyelerin neredeyse tamamına kayyum atanmıştı. Yerel seçimin hemen ardından istisnasız neredeyse tüm kayyumlar hakkında birçok iddia gündeme geldi. Halka hizmet vermesi gereken kayyumların belediyeleri milyarlarca lira borçlandırdığı, hiçbir iş tecrübesi olmayan partilileri belediyelere doldurduğu gündeme geldi.

Diyarbakır’daki seçim sürecinde Kayyum Cumali Atilla, bütün propagandasını ‘tek kuruş borçlanmadan bunca hizmeti yaptık’ üzerine kursa da, seçimin kaybedilmesi ardından büyükşehir belediyesi ile merkez Sur ilçesinde ortaya çıkan haddinden fazla lüks banyolar ve binlerce liralık yemek, hediye, elbise ve fındık-fıstık faturası savurganlığın boyutunu ortaya koydu.

Geçen dönem ki, kayyumlarla ilgili iddialar tüm hararetiyle tartışılmaya ve açıklanmaya muhtaçken, yeni kayyumların atanması vatandaşta, hem önceki kayyum döneminin defterlerinin kapatılmasına, hem belediye kaynaklarının kendi taraftarlarına yönlendirilmesine, hem de iradelerinin yok sayılmasına yönelik bir siyasi tercih olduğu söyleniyor.

Bu toz duman içinde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı'nı HDP, yani Kürtlerin oylarıyla iki kez kazanan Ekrem İmamoğlu, önceden belirlendiği üzere Batman’daki bir düğüne katılmadan önce Diyarbakır’a uğrayarak, görevden alınan HDP’li belediye eşbaşkanlarına destek verdi.

Kürt siyasal harekâtının sahneye çıkmasıyla Doğu ve Güneydoğu’daki etkinliğini büyük ölçüde kaybeden CHP, Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’den sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’na da büyük ilgi gösterildi.

İmamoğlu, havaalanında büyük bir kalabalık tarafından karşılandı. CHP İl Başkanlığı’nda basın toplantısı düzenleyen İmamoğlu, görevden alınan Diyarbakır Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Dr. Adnan Selçuk Mızraklı ve Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk ile merkez Kayapınar İlçe Belediyesi’nde buluştu. Dörtayaklı Minare altında vurulan merhum Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi’nin kabrini de ziyaret eden İmamoğlu’na, Diyarbakırlılar büyük ilgi gösterdi.

İmamoğlu’nun Diyarbakır'da verdiği en önemli mesaj; ülkede kendi iradesini milletin iradesinden üstün görme gafletine düşenlerin, bunun bedelini sandıkta en ağır şekilde ödeyeceği ve ‘seçilmiş belediye başkanlarının soyut ve hukukta karşılığı bulunmayan, kamu vicdanını ikna etmekten uzak sebeplerle görevden alınıp, yerlerine kayyum atanması tam bir gaflettir, dalalettir.’ olduğunu söyledi.

Hem ülke, yem yerel gündem yakıcı, ama asıl mesele ilk seçim için ortamı dizayn etmeye yönelik olduğunu unutmamak gerekir. O nedenle önümüzdeki günler çok şeye gebe...

Sevgiyle kalın


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.