ATAK OTO
Atak oto
  • 27.11.2018
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

Öğretmenlerimiz çok şey mi istiyor?

Yerel seçimlere çok uzun zaman olmasına rağmen, adayların belirleneceği süreç her şeyin önüne geçti ve bundan sonra da geçeceğe benziyor. ‘Öğretmenler Günü’ de bunlardan biri oldu sanırım.

Halbuki eğitim-öğretim her şeyin önünde olmalı ve bu alandaki sorunların giderilmesi için enine-boyuna tartışmalar yapılmalı, sorunların giderilmesi için çözüm yolları bulunmalıdır.  Çünkü iyi bir eğitim-öğretime sahip olmayan toplumlarda her şey gibi zamanla siyasette kokuşur, yozlaşır ve ülke felakete gider.

Unutmayalım ki, Hazreti Ali; ‘Bana Bir Harf Öğretenin Kırk Yıl Kölesi Olurum’, Türkiye Cumhuriyeti Kurucusu Başöğretmen Mustafa Kemal Atatürk de,  ‘Öğretmenler; Yeni Nesli, Cumhuriyetin Fedakar Öğretmen ve Eğitimcilerini, Sizler Yetiştireceksiniz ve Yeni Nesil, Sizin Eseriniz Olacaktır’ diyerek eğitim-öğretime verdiği önemi ortaya koymuştur.

Madem 24 Kasım Öğretmenler Günü, madem ‘Geleceğimizin Teminatı Olan Çocuklarımızı’ öğretmenler yetiştiriyor, madem öğretmenlerimizi yılda bir kez hatırlıyor ve çeşitli tören ve etkinlikler düzenlenerek övgüler yağdırıyoruz. O zaman öğretmenlerimizin yaşam koşullarını, geleceğimizi şekillendiren öğretmenlerimizin içler açısı durumunu da bilmemiz ve ortaya koymamız gerekmiyor mu?..

Aslında bunu hepimiz yapabiliriz. Çünkü bilgiye ulaşmak o kadar kolay ki… Herkesin evinde, iş yerinde bilgisayar veya elinde akıllı bir cep telefonu bulunuyor. Ve buradan Google’ye girerek, öyle veya böyle onlarca bilgiye-rakama ulaşılabilinir. Ben ulaştığım birkaç rakamı bu köşeden siz değerli okurlarıma aktarayım. Bu rakam ve veriler her kurum veya kuruluşa göre farklılık arz edebilir, ama taraflı-tarafsız herkes öğretmenlerin vahim durumunu ortaya koyuyor.

-Milli Eğitim Bakanlığı verilerine göre; çeşitli branşlarda 142 bin 186 öğretmen açığı bulunuyor.

-Yine Milli Eğitim Bakanlığı verileri göz önüne alınarak yapılan değerlendirmeye göre; her yıl fakültelerden mezun olanlarla birlikte işsiz öğretmen sayısı katlanarak artıyor ve de 2022’de işsiz öğretmen sayısının 1 milyon olacağı belirtiliyor.

-Öğretmen adayları diplomalı işsizler arasında ikinci sırada bulunuyor.

Şimdi de geçtiğimiz günlerde Eğitim-İş’in 24 ilde 833 öğretmen ile yüz yüze görüşerek yaptığı anketten birkaç rakam verelim.

-Öğretmenlerin yüzde 82'si çocuklarının gıda, yüzde 84'ü kıyafet, yüzde 88'i eğitim ihtiyaçlarını karşılayamazken, yüzde 62'si psikolojik sorun yaşıyor.

-Öğretmenlerin yüzde 89’u mesleğinden elde ettiği geliri, yüzde 86’sı yılda bir kez verilen eğitim öğretime hazırlık ödeneğini yetersiz buluyor.

-Öğretmenlerin yüzde 83’ü maaşının düşük olması nedeniyle toplumdaki saygınlığının azaldığını düşünürken, yüzde 79’u gelirindeki yetersizliğin mesleki verimini düşürdüğünü ifade ediyor.

-Eğitimcilerin yüzde 89’u 20.77 liralık çocuk yardımının ve 9.21 lira olan ek ders ücretinin de yetersizliğinden dert yanıyor.

-Öğretmenlerin yüzde 86’sı gelişmiş ülkelerdeki öğretmenlerle benzer çalışma koşullarına sahip olmadıklarını kaydediyor.

-Öğretmenlerin yüzde 61’i daha çok para kazanacağı bir iş bulması halinde mesleğini bırakabileceğini belirtiyor.

-Öğretmenlerin yüzde 75’i öğrencilerine örnek olabilecek şekilde giyinemediğini düşünürken, yüzde 89’u ise yine son 10 yılda okullardaki eğitimin niteliğinin düştüğünü belirtiyor.

Aynı araştırmada, öğretmenlerin mütevazı istekleri de yer alıyor. Dünya örneklerine baktığımızda bu önerilerin çok küçük olduğunu görebiliyoruz.

-Öğretmenlerin maaşları yoksulluk sınırının üzerine çıkarılmalıdır.

-Ek ders ücretleri en az 25 TL olmalı.

- Öğretmenler Günü’nde bir maaş ikramiye verilmeli.

-Öğretmenlere toplu taşıma araçları ücretsiz olmalı.

-Temsil tazminatı ödenmeli ve çocuk yardımları artırılmalı.

Bu veriler, ataması olan, devlet güvencesi altında çalışan eğitimcilere ait. Birde özel kuruluşlarda veya sözleşmeli, ya da ücretli çalışan eğitimcilerin durumu var ki, varın onları siz tahmin edin.

Tüm eğitimcilerimiz, mesleklerini onurlu ve gelişmiş toplumlardaki imkanlar ölçüsünde yapmak ve ülkenin geleceğini şekillendirmek istiyorlar. Ülkeyi yönetenlerin, maaşlarına büyük oranda zam yaptıkları, 2 yılda süper emekli oldukları bir ülkede, öğretmenlerimiz çok şey mi istiyor?

Son olarak, AK Parti Diyarbakır Büyükşehir Belediye Başkan Adayı 2 yıldan bu yana kayyım olarak görev yapan Cumali Atilla oldu. Atilla, daha önce Diyarbakır Vali Yardımcılığı görevi de yapmıştı. Şimdi gözler HDP’nin adayını açıklanmasına çevrildi. Diyarbakır için hayırlı olsun.

Sevgiyle kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.