• 20.02.2019
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

Mağduriyet dönemi bitti Beka sorunu dönemi başladı…

2001 yılında kuruldu AK Parti… Veister beğenin, ister beğenmeyin bugüne kadar girdiği her seçimden geliştirdiği manevralarla galip ayrılmasını bildi. Şimdi önümüzde bir seçim daha var. 31 Mart’ta halk yerel yöneticilerini seçmek için sandık başına gidecek. Sanırım herkes şunun merak ediyor, acaba AK Parti bu kez de başarılı olabilecek mi?

Peki; bu başarını sırrı ne?

AK Parti 16 yılda bu kadar badireyi nasıl atlattı?

Nasıl oluyor da bu kadar sıkıntılı yıllara rağmen AK Parti, yenilgiyi bir tarafa bırakın, her seçimden oylarını attırarak, daha güçlü nasıl çıkabiliyor?

Kadrolarını bu kadar değiştirmesine, bazı güçlü isimleri tek tek tasfiye etmesine rağmen neden başarılı olabiliyor?

Aslına bakarsanız bunda iki temel neden görüyorum.

Birincisi muhalefetin beceriksizliği… Bu beceriksizliğin içine, herkes kendine göre onlarca madde sığdırabilir. Fakat en temellerini şöyle sıralayabiliriz.

-İktidarın her türlü yıpranmışlığına rağmen bir türlü vatandaşa inebilecek politikalar üretememek…

-İç çekişmelerden bir türlü kurtulamamak. (Herkes koltuğunda sonsuza kadar oturmak istiyor.)

-Cesaretli politika yürütememek. (Dokunulmazlıkların kaldırılması veya HDP ile ittifak gibi)

-Bölünmüşlüğü-parçalanmışlığı bir türlü giderememek. (Solda CHP, SHP veya DSP, sağda DP, ANAP, İYİ Parti gibi.)

-Kendi gündemini oluşturamamak ve her seçimde iktidarın belirlediği gündemin peşinden giderek, aynı tuzağa düşmek.

-İktidarın zayıf olduğu ve yanlış yaptığı politikaları gündemde tutamamak vesaire…

İkincisi ise, AK Parti'nin her seçimi bir nokta atışı ile kazanması. Bunun içinde geçmiş seçimlerin kronolojisine bakmak lazım. Bir şiir okudu diye Recep Tayyip Erdoğan cezaevine konuldu. Kısa bir süre cezaevinde kalan Erdoğan’ın partisi, ilk seçiminde  yani 3 Kasım 2002’de iktidar oldu ve ‘muhtar bile olamaz’ denilen Erdoğan, Siirt’te yenilenen seçimle birlikte parlamentoya girdi.

AK Parti’nin mağduriyet seçim kazanma süreci bundan sonra da devam etti. Ve bu Fetullahçı Terör Örgütü/ Paralel Devlet Yapılanması'nın 15 Temmuz hain darbe girişimine kadar devam etti. Bu mağduriyetlerden bazı örnekleri şöyle sıralayabiliriz:

-Cumhurbaşkanlığı seçiminde, AK Parti’nin adayı Abdullah Gül için 367 mağduriyeti ortaya çıktı.

-7 Nisan 2007’de Genelkurmay, ilk kez e-muhtıra yayınladı. AK Parti hükmet, e-muhtırayı kabul etmedi.

-Başörtü düzenlemesi nedeniyle Yargıtay tarafından AK Parti’ye kapatma davası açıldı. Anayasa Mahkemesi'nde karara bağlanan dava, 5’e karşı, 6 oyla kıl payı reddedildi.

-Ergenekon adı verilen operasyon ve gözaltılar furyası başladı.

-Demokratik açılım sürecinde Oslo’da yapılan görüşmeler deşifre edildi. MİT Müsteşarı Hakan Fidan ifadeye çağrıldı.

-Gezi Parkı olayları patlak verdi.

-IŞİD’in Kobanê’ye saldırması ve Türkiye’ye yansımaları yaşandı.

-Suruç ile başlayan ve Ankara ile zirveye ulaşan bombalı saldırılar süreci yaşandı.

AK Parti tüm bu zorlukları öyle veya böyle kendi lehine çevirmesini bildi. Bu da her seçimde sandığa oy olarak yansıdı. Bugün artık AK Parti’nin getirdiği bir sistem var ve ülke, MHP’nin desteğiyle bu sistemle yönetiliyor.

Artık mağduriyetler dönemi son buldu. 31 Mart yerel seçimine giderken, ekonomik tablo AK Parti’yi çok zorluyor. Bunun bilincinde olan AK Parti, mağduriyetler dönemini kapatarak, son birkaç seçimden bu yana 'Beka Sorunu' dönemini başlattı. Seçimde bazı yerleri kaybedeceğini gören AK Parti ve MHP, 'Beka Sorunu'nun öne sürerek, Türkiye haritasını önüne koydu ve birçok ilde yeniden aday belirleme sürecine girdi.

AK Parti ve MHP bir taraftan CHP ve HDP’nin az farkla kazandığı yerlerde tek adayla seçime gitme yolunu değerlendirirken, bir yandan da muhalefetin dağınıklığından yararlanıyor.

Günün sonunda ne olur derseniz, bana göre; muhalefetteki bu kafa, bu dağınıklık ve cesaretsiz politikalar devam ettiği sürece AK Parti, mağduriyet döneminden sonra Beka Sorunu döneminden de başarılı çıkar.

Sevgiyle kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.