ATAK OTO
Atak oto
  • 14.01.2020
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

İş güvenliği ve sağlığı karnemiz, çok kötü…

Ülkemizde işsizlik en önemli sorunların başında gelmektedir. Özellikle genç işsiz sayımız sürekli yükselen bir trend gösterdiği için de, iş bulmak hiç de kolay değildir. Durum böyle olunca da insanlar, boş verin iş sağlığı ve güvenliğini, sadece günlük yaşantısını sürdürebilecek güvensiz ve sağlıksız işlerde çalışmaktadır.

Üzülerek söylemek gerekiyor ki, iş sağlığı ve güvenliği konusunda ülkemizin karnesi çok kötü durumdadır. Uluslararası Çalışma Örgütü’nün verilerine göre, ülkemiz El Salvador ve Cezayir’den sonra, işçi ölümlerinde dünyada üçüncü, Avrupa’da ise ilk sırada yer almaktadır.

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, 2019 yılında en az bin 736 işçinin, iş cinayetleri ‘iş kazası’ sonucu hayatını kaybettiğini, bu rakamın 2018’de bin 923 olduğunu ve de son 17 yılda 24 bin işçinin yaşamını yitirdiğini açıkladı.

İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi, bin 736 işçinin 115’inin kadın, 29’unun 15 yaş altında olmak üzere 67’sinin çocuk işçilerden oluştuğunu, en önemlisinin de, ölen işçilerin yüzde 98’inin sendika üyesi olmamasının, sendikalı ve örgütlü çalışmanın ne kadar önemli olduğunu bir kez daha çok net bir şekilde ortaya koydu.

Aslında bu üzücü tablo, ucuz ve güvencesiz istihdam politikalarının bir sonucudur. Bu ölümlerin büyük ölçüde önlenmesi başta sağlıklı ve güvenli çalışmanın koşullarının oluşmasına ve bu alanda yasal düzenlemelerin özgürlükçü bir anlayışla yapılmasına bağlıdır.

İşçi ölümlerin baş sorumlusu olan siyasiler, bürokratlar ve patronların yargılanmadığı ve sadece iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarının günah keçisi konumunda bulunması, söz konusu ölümlerin engellenmesi için yeterli değildir.

10 Ocak; Çalışan Gazeteciler Günüydü. Tüm özel günlerde olduğu gibi gazeteciler de, bir günlüğüne hatırlandı. Herkes bir günlüğüne gazetecilere övgüler yağdırdı, ne zor şartlarda ve ne kötü koşullarda çalıştıklarını söyleyip durdu. Ama hiç kimse bu kötü şart ve koşulları düzeltmek için adım atılması gerektiğini söylemedi, bunun düşünmedi bile…

2019 yılı, biz fikir işçileri içinde parlak geçmedi. Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, 2019’da dünya genelinde 49 gazetecinin, gazetecilik faaliyetleri sebebiyle öldürüldüğünü açıkladı. Cezaevlerinde bulunan yüzlerce gazeteciyi de unutmamak lazım… 

Gazeteciler içinde durum kötü. Her gün daha kötüye giden bu durumu tersine çevirmek için, herkesin siyasi kaygılarını bir tarafa bırakıp, daha fazla örgütlenmeli, daha fazla sendikal çatı altına birleşmelidir.   

10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde, Diyarbakır Yerel Medya Derneği Yönetim Kurulu olarak, meslektaşlarımızla dernek binamızda bir araya geldik. Hep birlikte sorunlarımızı tartıştık, çözüm yolları aramaya çalıştık. Ve gördük ki, birlikte olduğumuz zaman küçük küçük adamlarla, büyük büyük işler başarabiliyoruz. Not: Bu arada kuzenimin vefatı nedeniyle arayıp taziyelerini bildiren herkese sonsuz şükranlarımı sunuyorum.

Sevgiyle kalın…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.