• 18.12.2018
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

İhmaller zinciri facia getiriyordu...

Birkaç gün önce kimine göre ihmal, kimine göre kaza sonucu bir kentte yaşayan insanların korku dolu anlar yaşamasına neden olan büyük bir facianın eşiğinden dönüldü. Yerel idarecilerin zamanında müdahalesi ve aldıkları önlemler sonucu can kaybı yaşanmadı. Ancak, suların tamamen çekilmemiş ve bunun birkaç gün daha devam edecek olmasına rağmen şimdiden milyarlarca lira zarar olduğu net bir şekilde görülüyor.
Kralkızı Barajı ve Hidroelektrik Santrali, Diyarbakır'ın Dicle İlçesi sınırları içinde bulunuyor. Bölgedeki 9 kenti kapsayan Güneydoğu Anadolu Projesi  (GAP), kapsamında Dicle ve Fırat nehirleri üzerine yapılması planlanan ve yapımı tamamlanan 22 baraj ve 19 hidroelektrik santralinden sadece biri.
Kralkızı Barajı'nda su tahliyesi için bulunan 3 kapaktan biri koptu. Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli'ye göre, saniyede bin 600 metreküp su barajdan boşalmaya başladı. Diyarbakır Valiliği'nin zamanında müdahalesiyle Dicle Nehri kenarında bulunan yerleşim yerlerindeki insanlar uyarıldı, bazı yerler boşaltıldı. Fakat Dicle Nehri güzergahında bulunan ekili alanlar ile UNESCO Dünya Kültür Mirası listesindeki Hevsel Bahçeleri ve tarihi Ongözlü Köprü bölgesindeki işyerlerinin çoğu sular altında kaldı.
Yetkililer, olayın kaza sonucu meydana geldiğini söylerken, Kralkızı Barajı'nda incelemelerde bulunan İnşaat Mühendisleri Odası Diyarbakır Şubesi Eş Başkanı Nihat Noyan ise, bunun tamamen ihmal sonucu yaşandığını öne sürdü.
Barajda mühendis olmadığını ifade eden Noyan, 'Bizim önerimiz su seviyesi kapakların seviyesine ulaştıktan sonra iki kapakla beraber barajı genel bir onarıma tabi tutmak. Sadece o barajın değil bütün barajların onarılması lazım' diyerek, aslında GAP Bölgesi'nde bulunan kentlerin nasıl bir risk altında olduğu gerçeğini hatırlatmış oldu. Noyan, ihmaller zincirini de şöyle sıraladı:
-Birincisi, su seviyesinin yükselmesine neden bu kadar izin verildi?
-İkincisi, yükselen su seviyesinden basınç arttı da, bu kapaklar bu basınca niye dayanmadı?
-Üçüncüsü, kapakların birleşim yerleri, konsolları, halatları, bakım onarımları periyodik olarak neden yapılmadı?
-Dördüncüsü ise oradaki personellerin yeterli eğitime tabi tutulmamalarıdır.
Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve Hevsel Bahçeleri Koruma Platformu Üyesi Doğan Hatun da, meteorolojinin uyarılarının dikkate alınmadığını belirterek, 'Herhangi bir yağış olursa su seviyesi daha da yükselecek ve periyodik bakımlar yapılmadığından dolayı kapalı savah dediğimiz iki kapak için risk teşkil edecek. Yetkililer bu konuda biraz daha temkinli davranabilir. Barajda herhangi bir uzman yetkili görmedik. Bu barajların kapağını açan insanların teknik anlamda ne kadar eğitim aldıkların bilmiyoruz. İş güvenliği konusunda şu an gözlemlediğimiz herhangi bir güvenlik tedbiri yok' diyerek aslında tehlikenin geçmediğini ve her zaman olabileceğini ortaya koydu.
Bir başka can alıcı soru da, acaba gerçekten bu kadar baraja gerek var mı? 
Dünyadaki birçok gelişmiş ülke artık, baraj yaparak enerji elde etmeyi bir kenara bırakıyor. Bunun yerine rüzgar ve güneş enerjisine daha fazla yöneliyor. Hatta konutlar kendi enerjisini yerinde üreterek tüketiyor. 
Böyle olunca hem ekolojik denge bozulmuyor, hem ömrü 50-60 yıl olan bir baraj için insanlık tarihi için çok önemli olan Hasankeyf gibi 10-15 bin yıllık tarihi geçmişe sahip ve de turizme kazandırılması halinde daha fazla getirisi bulunan alanlar sular altında kalmazdı.
Sevgiyle kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.