lisans koleji sol
lisans koleji
  • 21.12.2020
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

HEDEF HDP Mİ, OYLARI MI?

Dünya bir salgının pençesinde cebeleşiyor. Her gün binlerce insan yaşamını yitiriyor. Güçlü ülkeler daha fazla insanının ölmemesi için tüm ekonomik sorumluluğu üstlenerek, günler süren kapanma tedbirlerini uygulamaya koyuyor. Başta aşı olmak üzere tedavi yöntemlerini geliştirme çabasını hızlandırıyor. Bizde ise, hafta sonu sokağa çıkma kısıtlaması ve birkaç ufak tedbirin dışında elle tutulur yeni bir gelişmenin yaşanmadığını, hatta bütçe görüşmelerinin yapıldığı bir dönemde salgına yönelik bir kaynağın ayrılmadığını görüyoruz.

2021 bütçe görüşmeleri, ‘HDP kapatılsın mı, kapatılmasın mı’ ve ‘HDP’ye alternatif ve de Cumhur İttifakı’nı destekleyecek bir Kürt Partisi’nin’ kurulmasını tartıştı-tartıştırıldı. Fitili MHP Lideri Devlet Bahçeli ateşledi. Buna HDP aynı sertlikte cevap verdi. Diğer partiler HDP üzerinde oluşturulan kamuoyu nedeniyle, kıyısından kenarından tartışmaya çok sert girmeden belli çerçeveler içinde müdahil oldu. Tartışma burada biter sananlar yanıldı. Bu kez AK Parti Genel Başkanvekili Numan Kurtulmuş’un ‘HDP'ye terörle aranıza duvar örün diyoruz. Parti kapatmalarının Türkiye'de olumlu sonuçları görülmedi’ demesiyle yeniden alevlendi.

MHP Genel Başkan Yardımcısı Semih Yalçın, ‘Terör örgütü HDP/PKK kamilen itlafı gereken bir siyasi haşere sürüsüdür. Terör uzantıları yine hadlerini aşmış. Bize ağzımızı kapatmamızı söyleyen HDP, kanlı bir terör örgütünün her açıdan tescilli siyasi ayağı, terör örgütü icra kurulunun üyesidir. Partinin karar mekanizması Kandil ve İmralı’dır. HDP, ağızları kapatılması gereken kravatlı mazbatalı güruhtur” derken, MHP Lideri Bahçeli’den de ikinci bir açıklama geldi. Bahçeli, ‘Türk devletinin ihaneti beslemesi, mermi, bomba, mayın, keleş masraflarını karşılaması olacak ve makul görülecek şey midir? HDP açılmamak üzere kapatılmalıdır. Gerekirse Anayasa’da düzenleme yapalım, gerekirse Siyasi Partiler Kanunu ve Türk Ceza Kanunu’nda reform yapalım, bu kanayan yarayı durduralım’ diyerek tepki gösterdi.

Buna karşılık HDP Eş Genel Başkanı Mithat Sancar’dan da ‘MHP’li Semih Yalçın , 'İtlafı gereken haşere sürüsüdür' lafını kullandı. Bunun ne demek olduğunu söylemeliler. Bu soykırım çağrısıdır. Bu tescilli bir soykırım çağrısıdır. Hadi soykırım, katliam demeyelim bu apaçık bir şiddet çağrısıdır’ cevabı geldi. Yani anlayacağınız bu böyle devam edeceğe benziyor.

Peki, burada asıl amaç gerçekten HDP’yi kapatmak mı, yoksa HDP’nin sahip olduğu yüzde 10 ile 13 arası değişen oy potansiyeli mi? Çünkü ne Cumhur İttifakı, ne de Millet İttifakı HDP’nin oylarını yok sayarak bir politika oluşturamıyor. Bugünkü seçim sisteminde yüzde 51’i almak isteyen her iki ittifakta mutlaka HDP’nin oylarından alması gerekiyor ya da ittifaka öyle veya böyle dahil etmek zorundadır.

Cumhur İttifakı’nın elinde bulundurduğu medya kuruluşları uzun süreden bu yana HDP’ye alternatif bir Kürt Partisi projesini gündeme taşıyarak, bunun alt yapısını oluşturmaya çalışıyor. Ancak özellikle görsel medyada bunun tartışanları hayretle izliyorum. Sanki hiçbir Kürt siyasi partisi yokmuş gibi konuşuyorlar, ya da gerçekten ne bölgeyi ne de diğer Kürt siyasal hareketlerinden haberleri bulunuyor. Eğer durum buysa enerjilerini boşuna harcıyorlar. Çünkü AK Parti, parti programlarında HDP’den daha radikal talepler ve söylemler bulunmasına rağmen, birçok Kürt Siyasal Partisi’ni zaman zaman desteklemiş ve HDP’ye alternatif oluşturma çabası içinde bulunmuştu zaten.

Bildiğim kadarı ile halen Kürdistan Özgürlük Partisi (Partiya Azadiya Kurdistanê (PAK), Kürdistan Sosyalist Partisi (Partiya Sosyalîst a Kurdistan -PSK), Kürdistan Demokrat Partisi/Kuzey (Partiya Demokrat a Kürdistan/Bakur), Türkiye'ye törenle getirilen ve yeniden vatandaşlık verilen Kemal Burkay'ın partisi Hak ve Özgürlükler Partisi (HAK-PAR), Mesud Barzani’nin desteklediği ve bir dönem HDP'den milletvekilliği yapan rahmetlik Şerafettin Elçi’nin de genel Başkanlığını yaptığı Katılımcı Demokrasi Partisi (KADEP), Partiya Kurdistanî (PAKURD), Kürdistan Komünist Partisi (KKP) ve Hür Dava Partisi (HÜDA-PAR) gibi partiler bulunuyor. Bu partilerin bazıları belli dönemlerde HDP ile ittifak bile yaptı.

Ha bu arada 1 Kasım 2015 genel seçimlerinin ardından HDP’nin kapatılması için bir başvuru vardı. İlginçtir başvuru da o seçimde yüzde 0.3 oy alan Doğu Perinçek'in Vatan Partisi’ydi. Yargıtay'a HDP’nin kapatılması için dilekçeyi de, Abdullah Öcalan'ı İmralı’da yargılayan hakim ve dönemin Vatan Partisi Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Turgut Okyay’dı.

Son bir hatırlatma daha yapayım. Kapatılan DTP’nin dönemin eş genel başkanları Ahmet Türk ve Aysel Tuğluk’un milletvekillikleri düşürülmüş, 8 milletvekili ile 221 DTP’li siyasetten yasaklanmıştı. DTP’de Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) başvurmuştu. AİHM, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin örgütlenme özgürlüğünü düzenleyen 11. maddesi ile serbest seçim hakkını düzenleyen 3/1. maddesinin ihlal edildiğine, DTP’yi, ‘Kürt meselesinin barışçıl çözümünde temel siyasi taraf’ olarak tanımlayarak, Türkiye'yi mahkum etmişti.

Tüm bunların ışığında sizce hedef HDP mi, oyları mı?

Sevgiyle kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

HABER ARŞİVİ
ÇOK OKUNAN HABERLER