• 24.07.2018
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

Ekonomik gidişatın ‘cinnet’e etkileri…

Neredeyse her gün görsel ve yazılı medyaya, pek çok şiddet olayı yansıyor. Ve bunların çoğunun ‘cinnet’ getirme veya geçirme olarak değerlendirildiğini görüyoruz. Peki; en yakınlarını bile öldürecek kadar göz kararmasına neden olan cinnet nedir?

 

Türk Dil Kurumu’na göre, cinnet kelimesinin anlamı ‘delilik’, cinnet geçirmek ya da getirme deyiminin anlamı ise, ‘bir an için delilik belirtileri göstermek’ olarak tanımlanıyor. Delilik kavramının daha yaygın kullanımı nispeten uzun ve ilerleyici bir sürece gönderme yapılırken, cinnet dakikalar içinde dramatik biçimde gelişen bir tablo olarak gösteriliyor.

 

Cinnet getirme veya geçirme, Aydın’ın Nazilli ve Adıyaman’ın Besni ilçelerinde  yaşanan iki korkunç olayla yeniden gündeme geldi. Bu iki olayda 10 kişi öldü, 5 kişi yaralandı.

 

Birinci olay Aydın’ın Nazilli ilçesinde meydana geldi. Boşanma aşamasında olan Mustafa Duran, iş yerini boşaltan ve anahtarını değiştiren eşi Tülin Duran’ın babasının evini bastı.

 

Bahçede oturanların üzerine pompalı tüfek ile ateş açan Mustafa Duran, evde misafir olarak bulunan Mehmet Kahya ve eşi Filiz Kahya, kayınbiraderi Birol Karakılıç ve eşi Emine Özlem Karakılıç ve diğer kayınbiraderi Bekircihan Karakılıç’ı öldürdü. Olayda yaralanan Mustafa Duran’ın eşi Tülin Duran, kızı Tuğçenur Duran, ölen Bekircihan Karakılıç’ın eşi Serpil Karakılıç ve kızı Şükran Karakılıç tedavi altına alındı. Olay medyaya ‘cinnet geçiren damat dehşeti’ diye yansıdı.

 

İkinci olay ise; Adıyaman’ın Besni ilçesine bağlı Eğerli köyünde yaşandı. Salih Albay isimli kişi, ailesi ile arazi nedeniyle anlaşmazlığa düştü. Bunun üzerine silahına sarılan Salih Albay, ailesinin üzerine ateş açtı. Olayda Albay’ın babası, ağabeyi, yengesi ve 2 yeğeni öldü. İntihar etmek isteyen Salih Albay ise, ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Bu olayda medyaya, ‘Adıyaman’da dehşet! cinnet getirip ailesinden 5 kişiyi öldürdü’ başlığıyla yer aldı.

 

 Cinnet olaylarının bu kadar artması üzerine bir haber ajansına konuşan Dicle Üniversitesi Psikoloji Bölümü Öğretim Görevlisi Yardımcı Doçent Doktor Tahsin Kula, ‘Diyarbakır'da cinnet getiren ve intihar eden kişi sayısı 10 yılda 2 bin 55 kişidir. Cinnet vakasında birinci derece etkilenen en az 3 kişi vardır. Bunlar, anne, baba ve cinnet geçiren kişidir. Bunu üçle çarparsanız oldukça yüksek bir rakam çıkıyor. İnsanlar bunu görmüyor. Binlerce insan, ihmalsizlik ve onlara gerekli değer verilmemesi yüzünden ölümle pençeleşiyor. Ülkemizde 10 yılda cinnet ve intihar edenlerin sayısı 33 bin 588'dir. Birinci dereceden etkilenecek kişileri 3 ile çarparsak, 100 bin 739 kişi ediyor. Korkunç bir rakam. Bu rakamın önüne geçilebilir’ diyerek önümüze ürkütücü tabloyu koydu.

 

 Türkiye İstatistik Kurumu  verilerine göre, her kesimden insanlar arasında cinnet getirme olaylarının yaşandığını belirten Yardımcı Doçent Doktor Kula, ‘Cinnet geçiren kişi psikolojik açıdan yalnızdır. Ergen ise, kendisi gibi düşünen insanların olmadığını zanneder. Fakir ve borcu varsa 'Ben bu borçtan kurtulamam' der’ dedi.

 

Nazilli ve Besni’de yaşanan son iki olay ve yapılan değerlendirmelere baktığımızda, cinnet getirme veya geçirmenin birinci sebebinin ekonomik nedenler olduğunu söyleyebiliriz.

 

 Cinnetlerin ilk sorumlusunun ekonomik nedenler olduğu bir dönemde, ekonomideki gidişatın önümüzdeki günlerde daha da kötüye gideceği yönünde bir iddia geldi. DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası’na üye işçilerin sorularını yanıtlayan İktisatçı Profesör Doktor Korkut Boratav, ekonomide bu yılın son 3 ayında küçülmenin süreceğini, yüksek dış borçların döndürülmesi ve cari işlem açığının finansmanı için bir IMF programının gündeme gelebileceğini öne sürdü.

 

 O zaman yılın son 3 ayında daha dikkatli olmalıyız. Hem kendimize, hem de yakınlarımıza dikkat etmeliyiz. Toplum olarak hiç sevmesek de, psikiyatrist ve psikologlara gitmeyi öğrenmeliyiz.

 

Sevgiyle kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.