• 27.03.2019
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

Diyarbakır medyasına  büyük eser…

    Medya; haber alma ve haber aktarma ihtiyacından ortaya çıkan bir iletişim kavramıdır. Sözlüklerde birden fazla tanımı olsa da  'Yığınlarla iletişimi sağlayan radyo, televizyon, gazete ve dergiler gibi basın yayın organlarının tümünü kapsayan ortak ad' diye tarif ediliyor. Bu tarifler de net olarak gösteriyor ki söz, yazı, görüntü ve son olarak da sosyal medya insanoğlunun iletişim kurarken, kullandığı temel araçlardır.

    Matbaa teknolojisinin kağıtla buluşmasıyla basılı, teknik araçların gelişimi ve teknolojinin sesle buluşmasıyla radyo, sesle birlikte görüntünün de teknolojiyle buluşmasından televizyon ve son olarak da herkesin katılımına imkan veren yazı-ses ve görüntüyü birlikte bünyesinde barındıran bilgisayar teknolojisi ile internet medyası oluşarak tarif genişledi.
Tüm bu medya çeşitlerinin anası ilk olma özelliği nedeniyle yazılı medya olsa da, ülkemizde son yıllarda 'yandaş', 'candaş', 'kartel' ve 'merkez medya' gibi kavramların genişlemesiyle zaten az olan okuma oranı, maalesef her geçen gün daha da düşmektedir.
Türkiye'de 40 dolayında ulusal gazetenin toplam tirajı 2 milyon 700 bin seviyesine gerilerken, teknoloji devi ülkelerden Japonya'da Dünya'da en çok okunan ilk 100 gazete arasında 20 dolayında gazete bulunuyor. En çok satan gazetenin tirajı ise, 14 milyonun üzerinde olduğu görülüyor. İlk 100 arasında Pakistan ve Mısır'dan bile birer gazete yer alırken, Türkiye'den tek bir gazetenin bulunmaması ise yazılı medyanın düştüğü içler acısı durumu ortaya koyuyor.

    Türkiye'de yerel gazetelerin durumu da, ulusal gazetelerden geriye kalmıyor. Bir zamanlar ulusal gazetelere haber kaynağı olan ve şehirlerin nabzını tutan yerel gazeteler, son günlerde ekonomik sıkıntılardan en fazla nasibini alan sektörlerin başında geliyor. Buna bir de en büyük gelir kaynağı olan Basın İlan Kurumu ilanlarındaki düşüşü de eklediğimiz de yerel gazetelerin yaşama şansının her geçen gün daha azaldığını görmek mümkün oluyor.
Ülkemizde en büyük çelişkilerin başında ise, medyanın kendi arasında yaşanıyor. Türkiye'de basılı medya çalışanlarının büyük bir çoğunluğu, her nedense,  görsel, işitsel ve internet medyasını bir medya alanı olarak görmüyor. Bir basılı medya çalışanı olarak üzülerek belirtmem gerekiyor ki, bugün söz konusu bu 3 medya alanı da tiraj bakımından yazılı medyanın önünde bulunuyor. Hatta öyle ki, özel reklam pastasının neredeyse yüzde 62'si sosyal medya alanına kaymış durumda…
Ha bir de şöyle bir çelişki var, o da vahim. Bazı yazılı medya çalışanı arkadaşımız, Basın İlan Kurumu'ndan biraz daha fazla ilan parası alabilmek adına o saymadıkları internet medyasına var güçleriyle ağırlık veriyorlar.
Her neyse, gerçek olan bir şey varsa o da, Türkiye'de her alanda olduğu gibi medya alanında da sistem baştan aşağıya yanlış. Devlete göbekten bağlı bir sistem, hiçbir zaman başarılı olamaz. Böyle bir medyadan hiçbir dönem objektif ve tarafsız medyacılık yapması beklenemez. Dolayısıyla bunun için el birliği, güç birliği yapmalıyız. Bireysel egolarımızı ve bireysel çıkarlarımızı bir tarafa bırakıp, kolektif  çalışmayı becermeliyiz, yoksa hep beraber yok olup gideriz.

    İşte tam da bu nokta da 1 yıl önce yazılı, görsel, işitsel ve sosyal medyayı da kapsayacak şekilde Diyarbakır Yerel Medya Derneği'ni kurduk. Önümüze türlü engeller, türlü barikatlar, türlü entrikalar çıksa da pes etmedik. İleriyi görerek, doğru bildiğimiz adımları atmaktan geri durmadık. Sonuç olarak Diyarbakır Medyası'na büyük ve önemli bir eser kazandırdık.

    Bir yıl gibi kısa bir sürede, kentin en gözde yerinde, 227 metrekare alanı kapsayan profesyonel bir tv-radyo stüdyosu, eğitim salonu, medya müzesi kütüphane ve toplantı salonunun bulunduğu dernek binasını, Diyarbakır Medyası'nın hizmetine bir süre sonra eksiksiz sunacağız. Bu büyük eser, hiçbir ayrım yapmadan tüm medya mensuplarına hayırlı-uğurlu olsun. Umarım başarılı işlere el birliğiyle imza atarız.

    Sevgiyle kalın. 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.