Lisanss
dclisans
  • 28.07.2020
Ercan AKKAR

Ercan AKKAR

CHP ÖNCELİKLE 'HİZİPÇİLİĞİ' BİTİRMELİ…

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), 9 Eylül 1923 tarihinde Mustafa Kemal Atatürk liderliğinde kurulan bir nevi Türkiye'nin kurucu partidir. CHP’nin simgesi olarak bilinen altı ok cumhuriyetçilik, halkçılık, laiklik, milliyetçilik, inkılapçılık ve devletçiliği temsil eder. Sosyal demokrasi ve Atatürkçülük görüşlerini benimseyen ve merkez solda yer alan CHP, parti tüzük ve programında belirtilen bu görüşlerin yanında sosyalist ve sosyal liberal eğilimleri de içinde barındırır.
Aynı zamanda çok partili döneme geçişi de sağlayan CHP, her nedense bir türlü tek başına iktidara gelmeyi beceremedi. Bunun birçok nedeni var, ama en önemlisi ve ilk sıraya koyabileceğimiz, herkesin dile getirdiği gibi ‘hizipçiliktir.’ Çünkü neredeyse CHP kurulduğundan bu yana içindeki ‘hizipçiliği’ bir türlü bitiremedi, bu gidişle biteceğine de benzemiyori
Parti tarihinde ilk hizipçilik merhum Bülent Ecevit'in, merhum İsmet İnönü’yü CHP Genel Başkanlığı’ndan etmesiyle başladı. Bundan sonra da hiziplerin ardı arkası kesilmedi. Öyle ki, parti içindeki hizipçilik zaman zaman bölünmeleri de beraberinde getirdi. Örneğin, Halkçı Parti, Sosyal Demokrat Halkçı Parti, Demokratik Sol Parti gibi partilerin kurulması. Ha kurulan bu partilerde hizipçilik bittimi, hayır. Hizipçilikle kurulan partiler, yine hizipçilik sonucu siyaset arenasından belli bir süre sonra silinip gittiler.
Dün gibi bugün de CHP'ye en büyük zararı ‘hizipçilik’ vermektedir. Örneğin, bir kahraman gibi CHP’ye katılımı sağlanan ve daha sonra parti disiplinine uymayarak CHP'den ihraç edilen Bağımsız Ardahan Milletvekili Öztürk Yılmaz, bugün katıldığı her medya platformunda CHP’yi yerden yere vuruyor. Yılmaz, bununla da kalmayarak, Yenilik Partisi adıyla bir parti kuruyor. Buna daha önce CHP için her şeyi yapabileceğini söyleyen ve bugün AK Parti'den Ağrı Belediye Başkanı olan Savcı Sayan'ı da ekleyebiliriz. Tabi örnekler bunlarla da sınırlı değil, birçok örnek var, ama hizipçiliğin boyutunu anlama açısından bu iki örnek önemlidir sanırım.
Yılların CHP’si bir türlü tek başına iktidar olamazken, 12 Eylül Askeri Darbesi sonrası kurulan ve ilk seçimde tek başına iktidar olan Turgut Özal’ın Anavatan Partisi, yine kurulduktan bir yıl sonra girdiği ilk seçimde iktidar olan ve bu iktidarını 18 yıldır koruyan Recep Tayyip Erdoğan’ın AK Partisi örneği var. Yani CHP sadece hizipçilik değil halka inen, halkın sorunlarını çözebilecek gerçekçi politikalar üretmekten uzak, çözümü kendi bünyesinde yetiştirdiği genç beyinlerde değil de, sağdan transfer ettikleriyle aramaya çalışan, en önemlisi de korkak politikalarla AK Parti’nin söylemlerinin ardından giden bir görüntü çizmektedir.
CHP, 37’nci kurultayını iktidar parolasıyla gerçekleştirdi. Tüzük gereği delegelerin yüzde 5’inin imzasını alamayan İlhan Cihaner, Tolga Yarman ve Aytuğ Atıcı’nın aday adayı olmaması nedeniyle, tek aday olarak seçime giden Kemal Kılıçdaroğlu, bin 251 oy alarak, 6’ncı kez Genel Başkan koltuğuna oturdu. Yeniden Genel Başkanlık koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, kurultayda yaptığı konuşmada 3 önemli mesaj verdi.

 


İlk mesajı partilerdeydi. 13 maddelik bir manifesto açıkladı ve tüm partililerin bunu ezberlemesini istedi.
İkinci mesaj tüm seçmenlere yani tüm ülkeye oldu.  Ülkenin; yargı bağımsızlığı, ekonomi, eğitim, dış politika ve toplumsal barış olmak üzere 5 temel sorunu bulunduğunu ve bunu çözecekleri mesajıydı.
Son mesaj ise, Millet İttifakı ortakları ve bu ortaklara yeni eklenecek partilereydi. Tüm bu öneri ve sorunları birlikte gerçekleştireceğiz ve birlikte çözeceğiz mesajıydı.
 Anlaşılan o ki, CHP’nin hedefinde yine tek başına iktidar yok. Ayrıca İlhan Cihaner’in eleştirileri de öyle yenilir yutulur cinsten değildi. Bunlardan bazıları; muhafazakar bir isim olan Ekmeleddin İhsanoğlu’nun Cumhurbaşkanı adayı olarak desteklemesi, rejim değişiminde en önemli kavşak olarak adlandırılan dokunulmazlıklar konusunda CHP’nin AK Parti’ye verdiği destek ve bu desteğin CHP milletvekillerini de vurması, DEVA ve Gelecek partilerinin yeni ittifak ortağı olacağı, CHP’nin korkak bir politika yürütmesi ve de partinin kurucusu Atatürk’e yapılan saygısızlıklara ses çıkarılmamasını sayabiliriz.
CHP kurultayını yaptı. Erken bir seçim olmadığı takdirde 2023’de çok önemli seçimler var. CHP hiç vakit kaybetmeden öncelikle içindeki hizipçilik sorununu çözmeli, cesaretli politikalar yürütmekten korkmamalıdır. Yoksa takıldığı yüzde 25 bandını aşması olanak dışı olur.
Sevgiyle kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.