• 02.10.2018
Dilek Çiftçi

Dilek Çiftçi

Kaç kardeşsiniz? dediklerinde BİR BUÇUK MİLYAR diyorum. Anlatabiliyor muyum?

Eyyübiye İlçesi Osmanlı Mahallesinde yaşanan Suriyelilerin de karıştığı, Şanlıurfalı iki kardeşimizin de hayatını kaybettiği olay da vefat eden kardeşlerimize Allahtan rahmet,kederli ailelere baş sağlığı dileyerek yazımı kaleme almak istiyorum.
Elbetteki hepimizi üzen vahim olayla karşı karşıya kaldık. Vahim diyorum çünkü sürecin işleyişine baktığım da Urfam da neler oluyor demekten kendimi alamıyorum.
Gönül isterdiki böyle bir olay yaşanmasın.Yalnız ne demişler:”Olanla,ölene çare bulunmaz.” Diye bizde dünya imtihan dünyası diyerek yolumuza devam edeceğiz.

Bu Şanlı diyar
Şanlı bir duruş gerçekleştirerek 
Muhacir kardeşlerimizi
Ensar olarak kucak açmış bağrına basarak ,Ayetler ışığın da Allah Zülcelalin övgüsüne inşallahu Teala mazhar olmuştur.

“İman edenler, hicret edenler ve 
Allah yolunda cihad edenler ile
(hicret edenleri) barındıranlar ve yardım edenler, 
işte gerçek mü'min olanlar bunlardır. Onlar için bir bağışlanma ve üstün bir rızık vardır.”
(Enfal/74)

Bu müjdeye ve nimete mazhar olanlar olarak İnşallah bugün de,yarın da ensar ve muhacir kardeşliğimize helal getirmeyeceğiz.
Urfamın üzerin de gezinen kara bulutlara rağmen Allahın izniyle Urfa halkı olarak oyuna gelmeyeceğiz...
Çıkan olaylarda 
Sosyal medyada ki paylaşımlara ve eleştirilere binaen ,
halkımızı gerecek
provokatif eylemler için art niyetlerin mimarları düğmeye basmış fitne ve fesat tohumlarını urfa halkının üzerina adeta saçmıştır.
Bürokratların ve siyasilerin yaptığı açıklamlar da bizi haklı çıkartıyor.
Anlaşılan bir el Urfam için düğmeye basmış.
 “Böyle bir kaos ortamından kimler nemalanır? 
Buraya dikkat çekmek gerekiyor.
Elbette
Güneydoğunun incisi,Gap’ın gözdesi’huzurun Başkenti kadim şehri Urfam’a ve Urfamın güzel insanının Ensar ve Muhacir kardeşliği adı altında dinü mübine zarar vermek isteyenler ve bu kaos ortamının da mimarlarıdır.
Tabiri caizse “Maşa varken elimi niye yakayım “hesabıyla kurulan tuzakları Allahın izniyle din kardeşliğimiz bozacaktır.
“Ey iman edenler! 
Sabredin, kararlılıkta yarışın, 
düşmana karşı hazırlıklı olun (birbirinize dayanıp bağlanın), 
Allah’a karşı gelmekten sakının ki başarıya ulaşabilesiniz.”
(Âl-i İmrân:200)
Bundan sonraki her adımı Allah için atmalı ,zalimlerin bizleri çekmek istedikleri tuzaklara karşı uyanık olmalıyız. 
“Onlar tuzak kurarlar. 
Allah’ta tuzak kurar.
Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır.”
(Enfal:30)

Eğer Allahın yardımına talipsek
Rabbin git dediği yoldan gideceğiz,
Bak dediği yerden bakacağız. 

İbnül Arabi’nin buyurduğu gibi:
“Bizde büyük ve güçlü olan kazanmaz oğul,Allah kimin yanındaysa o kazanır.
Yeter ki Rabbim bizle olsun .
Evet!
Bizler de din kardeşiyiz.
Ensar ve Muhacirleriz.
Eğer gerçekten olay çıkan kavgaysa çıkan kavganın Suriyelisi,Türkiyelisi olmaz.
Olsa olsa Haklısı,haksızı,
Varsa da yargısı olur.
Ya hayır konuşacağız,yahut susacağız.
Ne kadar dillendirmek istemesem de değinmeden geçemeyeceğim bir konuyu da siz değerli okurlarıma arz etmek istiyorum.
Şimdilerde sizinde hasbel beşer duyduğunuz gibi,
Urfamda suriyeli istemiyorum.
Adamları başımıza bela ettik.
Suriyeliler bu rahatlığı ve imkanı bırakıp  bir yere de gitmezler vs... gibi bir çok sözler sarf edilmekte...
Bunun yerine
Bizler suriyeli değil,zulüm yapan zalimi istemiyoruz demek daha doğru olmaz mı?
Dilerse zalim bizden olsun.
Zalimindini,dili,ırkı,rengi,memleketi,
ülkesi olur mu?
Yahut senin zalimin kötü ,benim zalimim iyi mi? 
Bilinen birşey varsa zalim zalimdir. 
Yerli ve yabancısı olmaz.
Karşı çıkacaksan zulme karşı çıkacaksın.
Etiketleyeceksen zalimi zulmünden dolayı etiketleyeceksin.
Zulmü hedef alacaksın.
Zulüm adı altında bir milleti hedef alırsan korkarımki Allah muhafaza bizler zalimlerden oluruz.
Hz. Ali (R.A.)buyurduğu gibi Zulüm;ayakların kaymasına,
ni’metin yok olmasına,
milletlerin helâkine sebep olur.
Düşünün ki öyle bir dinin müntesipleriyiz ki
"Dağlara Buğday Serpin
Müslüman Ülkede Kuşlar Aç Demesinler” diyen Hz.Ömer den 
Ülkemde Suriyeli istemiyorum diyen Müslümanlara döneceğiz.
Vallahi Allahtan korkan bir Müslüman bunu diyemez.
Diyen de Dini mübinden ne kadar nasiplendiğine baksın ve Müslümanlığını sorgulasın.
Yerin göğün ve ikisi arasında bulunanların Sahibi,Maliki Allah iken,
Biz kimiz ki Allahın kulunu mülkünden kovma yetkisine sahip oluyoruz.
“Sizden biriniz kendisi için sevdiğini mü’min kardeşi için sevmedikçe gerçek mü’min olamaz.”
(Buhârî)
Diye buyurmuyor mu Resülü Kibriya (s.a.v)
Bizler hayra anahtar,şerre kilit olmak zorundayız.
Bunu İslamın gereği ,
Müslümanlığın vazifesi olarak görüp yapmak zorundayız. 
Eğer ortada bir suç varsa,gerekeni devlet yapacak. 
Bizde Millet olarak insanlığımızı ,müslüman olarak inancımızın gereğini yapıp,kurunun yanın da yaşı yakmayacağız.
Ensar olarak muhacirlerimizi aç ve susuz bırakmayacağız.
Korkusundan evinden dışarı çıkamayan Dükkanlarına kepeng vuran,
Hakaretlerin her türlüsüne maruz kalan
Aş evlerinde yardım alamayan, 
Mazlum Suriyeli kardeşlerimizi unutmayacağız.
Nitekim:“Komşusu aç yatan bizden değildir .”düsturuyla hareket etmek dini   Bir vazifeyken İslam Sancağının altında  Resullullah (s.a.v) şu sözleriyle ayrılığa gayrılığa düşmeden Allahın izniyle toplanacağız.
“Birbirinize buğuz etmeyin.
Birbirinize haset etmeyin.
Birbirinize arka çevirmeyin.
Ey Allah’ın kulları, kardeş olun...(Buhârî) 
Bu kadim şehrin halkı kendine her zaman yakışanı yapmıştır.
Allahın izniyle bundan sonra da yapacaktır.
Evet! 
Urfam birkez daha kardeşlik sınavından  geçiyor.
Unutmamak gerekirki sınavdan ya hakkın rızası ya da gazabı çıkar.
Bizler Hakkın rızasına talip olanlar olarak bu münferid olay da
 Hz.ibrahim (a.s) ve Hz. Eyyüb (a.s) gibi bir teslimiyetle birlikte
Hz.İbrahim diyarından Hz. İbrahimce dik bir duruş ve
Hz Eyyüp‘çe sabrı yudumlamak yakışır diyoruz.

Rahmetli Sezai Karakoç’un şu sözleriyle Yazımı bitirmek istiyorum.

“Kaç kardeşsiniz? dediklerinde
BİR BUÇUK MİLYAR diyorum.
Anlatabiliyor muyum?
 
Selam ve dua ile...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.