• 31.05.2019
Dilek Çiftçi

Dilek Çiftçi

İstismar da istismar edilirse...

Bir insanda yok ise edep,

Neylesin medrese mektep...

Okusa, alim de olsa,

Yine merkep,yine merkep...

Sanki günümüzün Edebiyat dünyasına seslenmiş, Üstad Necip Fazıl...

Nitekim Aforoz edilmeyi hak eden sanatçılar ve yazarlar var günümüz de...

Bunların kimileri elinde kalem roman yazar,

Öyle ki;

Normal zihin yapısının tasavvur edemeyeceği kurgularla,sapık hezeyanlarını roman ve hikaye adı altında bu millete sanat diye yuttururlar.

“And olsun, cehennem için cinlerden ve insanlardan çok sayıda kişi yarattık.

Kalpleri vardır bununla kavrayıp-anlamazlar, gözleri vardır bununla görmezler, kulakları vardır bununla işitmezler. Bunlar hayvanlar gibidir, hatta daha aşağılıktırlar. İşte bunlar gafil olanlardır.”

(Araf:179) diye buyurur Allah Azimüşşan

Yine Milli Şairimiz Akif'in dizeleri de aklıma gelmiyor değil.

Ne ibrettir kızarmak bilmeyen çehren,

bırak kardeşim tahsili ; git önce edep, haya öğren.

Bu yazarlar da Tahsilden önce ilkin edep ve haya öğrenselerdi ya...

Belki şu an bu duruma da düşmezlerdi .

Birde işin garip tarafı bu yazarların kimi

"En iyi Roman" ödülüne de layık görülmüşler.

Neye göre iyi?

Kime göre iyi?

Kitapları da Seçkin kitaplar arasın da raflarda ki yerini almış.

Güleyim mi?

Ağlayayım mı?

Toplumun aydınları ,yaşadığı toplumun ilerlemesine hizmet etmelidirler.

Çöküşüne değil.

Okuyan beyinleri hem istismar eden,

Suç ve suça teşvik etmeyi özendiren bir yazar kitlesi...

Demek ki neymiş

Çok bilmek,çok okumak alim iken (z)alim edebilirmiş.İşte bu ince çizgiye dikkat etmek gerek.

Sadece okumak yetmezmiş.

Zihninizi ilmin çöplüğüne çevirmemek için de Nitelikli okuyucu olmak gerekmiş.

Birde anlıyoruz ki

Yazarın toplumun paradigmasına dikkat etmesi gerekirmiş.

Birde yaşadığınız toplumda; yönetim şekli ne olursa olsun ,

Eğer Müslüman bir ülke de Müslüman adıyla yaşıyorsanız, İslami, milli kültürel yani bizi biz yapan değerlerimize de sahip çıkmalısınız.

Ya da saygı duymalısınız.

Yoksa Alimallah!

Allah Resulünün buyurduğu gibi...

“Allah’a yemin ederim ki, ya iyiliği ısrarla emreder, kötülükten alıkoyuyorsunuz ya da Allah size azap gönderir. Sonra siz azaptan kurtulmak için dua edersiniz de duanız kabul olmaz.” (Tirmizi)

Peki bu ahlaksızlıklara göz yumarak,sessiz kalıp,kapı aralayarak,tabiri caizse görüp'te görmemezliğe vurup,başını deve kuşu gibi toprağa gömenlerin ve bana dokunmayan yılan bin yaşasın diyenlerin hiç mi suçu yok?

Kıymetli okuyucularım!

İyi insan, kötülük yapmayan insan değildir.

Bilakis kötülük yapmadığı gibi kötülüğe karşı duran ve iyilik yapan insandır.

İyi kimseler ortaya çıkmazsa kötüler ortalıkta dolaşır cirit atar. İyiler çalışmazsa, kötüler galip gelir. İşte o zaman kötülük yayılır.

Birde şöyle düşünün.

Şer odakları ,gecesini gündüzüne katıp,

Haya,namus,iffet,edep ve aile yapımızı hedef alırken,biz oturup bağdaş mı kuracağız?

Her koyun kendi bacağından asılır mı diyeceğiz?

Elbette Hayır!

Hayasızlıklara, çirkefliklere gerek elimizle, dilimizle ve gerekse kalbimizle buğzederek nefret duyarak

Tepkimizi ortaya koyacağız.

Namussuzluğa ,sapkınlığa karşı gerekli önlemleri alacağız.

Evlatlarımızın,genç nesillerimizin parmaklarımızın arasından su gibi akıp gitmesine Allahın izniyle izin vermeyeceğiz.

Farkındalık mı ? Oluşturacağız.

Ama bizi biz yapan manevi ve sosyo- kültürel değerlere sahip de çıkarak yapacağız.

istismar adı altında,

Çocuğu,genci,yaşlısı,kadını,erkeğini ve

değerlerimizi istismar edilmesine müsaade  etmeyeceğiz..

Kaldı ki istismar da travma anlatılır.

Haklar anlatılır.

Mazlum desteklenir.

Zalim yerilir ve cezalandırılır.

Ola ki

Zalim yerine,mazlumu gündem de tutmakta mağdurluk ve mazlumluktur.

Zalimi uygulanan cezai müeyyideleri gündem de tutmakta caydırıcılıktır.

Dönelim konumuza;

Aile yapımızı ve toplumumuzu böyle kokuşmuş hezeyan ruhlu kendini aydın sanan aydın müsveddelerinden de korumak için uyanık olmalı;hakkı söylemeli;

Kınayıcının kınamasından korkmamalıyız.

Kendini yazar olarak adalenen,

İğrenç hayallerini ve kurgularını romanlayıp; sanat adı altında,genç nesillerimize zerk ettiği pisliği Cimer’e,Kültür ve Turizm Bakanlığına suç duyurusunda bulunarak

ahlaki ve manevi değerlerimize el birliği ile sahip çıkmalıyız.

Nitekim bu hayvandan aşağı zihniyetin rögar kapağı patlamış,pislik kusan,çirkef kokan ve hayasızlığın dibine dem vuran pedofiller “Sanat ve Kültür “adı altında rezalet ve iğrençliklerini sanat’ı paravana kullanarak sunmuşlardır.

Kaldı ki ahlaksızlık ve namussuzluk özgürlük değildir.İstismar özgürlük değildir.Hiç bir özgürlük başkasının özgürlük alanını ihlal edemez.

İyi insanlar da özgürlük muştusu adı altın da ahlaksızlık kusanlara karşı cesaretli olmalı ve sorumluluklarını yerine getirmelidirler.

Böylece iyi insan, iyi vatandaşlar daha önemlisi iyi bir toplum yetişmiş olsun.

Selam ve Dua ile ...


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.