• 01.01.2020
Celal Çiftçi

Celal Çiftçi

2020 yılının gazetecilik için özgürlükler yılı olması diliyorum

2020 yılına girdiğimiz bugünde kalemlerin satılmadığı, kiraya verilmediği, gazetecilerin hak ettiği değeri gördüğü, basının gerçek anlamıyla temsil edildiği ve basın anlamında özgürlüklerin hakim olmasını dilerim.

Türkiye’de son günlerde en çok medya ve gazeteciler konuşuluyor. Sağda solda muhalefet yapacağım diye veya yandaş olacağım diye gazetecilikle ilgisi olmayan kişilerin haberlerde, köşe yazılarında boy gösterdiklerini üzülerek izliyoruz. Artık durum öyle bir hal aldı ki bazı dalkavuklar yüzünden gazeteciyiz demekten utanır olduk. Ancak bu meslek dalkavukluk mesleği değil, şerefli, onurlu ve sorumluluk sahibi olmanın ötesinde tarafsızlık isteyen bir meslektir.

Yaklaşık 29 yıldır gazetecilik mesleğini yapmaya çalışan ve sürekli(Şeref) basın kartını taşıyan, haber için günlerce ailesinden uzak kalan ve gerektiğinde tehlike altında işini yapmaya çalışan biri olarak son dönemlerde yaşananlara artık dayanamaz oldum. Gazeteciler haber yapmaktan çok artık kendileri haber oluyor. Kutsal gördüğüm gazetecilik mesleğinin bu kadar ayağa düşmesine gönlüm razı olmuyor. Hiçbir dönemde gazetecilerin bu kadar siyasallaştığına, sermaye tetikçisi olduğuna ve yıprandığına şahit olmadım. Asıl görevi haber yazmak, halkı bilgilendirmek olan gazetecilerin, kalemini şantaj, karalama, kirletme, yalan haber, yıpratma veya birilerini pohpohlamak uğruna kullanması hiçbir ahlaka uymayacağı gibi, gazetecilik kanununda da bunun yeri yok.

Memleketimizde gazeteciyiz demeye utanmaya başladığımız bu günlerde, en azından mesleğin aldığı darbe ve yaraların iyileştirilmesini sağlamak için de olsa herkesin elini taşın altına koyması gerekiyor. Kurunun yanında yaşın da yanmaması için, onurlu ve dik duruş sahibi gazetecilerin, bu mesleği kullanıp farklı amelleri uğruna harcayanlara tepki göstermesi gerekiyor.

Gazetecinin asıl görevi kuşkusuz olarak halkı doğru bilgilendirmek, tarafsız ve objektif olmaktır. Tabi bu ortamda bunlardan bahsetmek hayal ve de bir o kadar da gülünç olur. Eskiden mesleğin değerini bilen gazeteci sayısı yüzde 90’ken, şimdiler de ne yazık ki bu oran yüzde 10’lara kadar inmiş durumda. Ama yine de umudumu kaybetmek istemiyorum ve gazeteciliğin eski itibarlı günlerine kavuşacağına inanıyorum. Bunu da ancak kalemi satılık olmayan gazetecilerin tepki göstermesiyle olacağını düşünüyorum.

Şu sıralar kirletilen mesleği holdingler, siyasiler, tarikatlar, cemaatler ve güç dengeleri eline geçirmiş, istediği şekilde kullanıyor. Basın bugünlerde oradan oraya savruluyor. Mesleğimiz ciddi anlamda kirlenmiş bir durumda ve asıl görevi halkın yararını gözetmek olan gazeteciliğin bu kurumlara bu kişilere hizmet vermeye başlaması ve adeta silah olarak kirli eller tarafından kullanılması, mesleğin geleceği adına bizi tedirgin ediyor.

Tekelleşme, siyasi hegemonyalar basın sektörünü, çok sevdiğimiz gazetecilik mesleğini adeta işlevsiz, basiretsiz, halk için değil kendi çıkarları için kullandıkları bir meta haline getirmiştir. Biz gazeteciler olarak, bu mesleğe gönül vermiş insanlar olarak ve dahası özgür, kullanılmayan, satılmamış basın isteyen insanlar olarak basına yönelik bu can sıkıcı olayların son bulmasını istiyoruz. Düşünce, görüş vs. gözetmeksizin herkesin sesi olan bir basın olgusunun yerleşmesini istiyoruz. Basın organlarının artık birilerinin tekelinde, şirketlerin, cemaatlerin, kurumların değil sadece halkın hizmetinde olmasını diliyoruz. Belki bu ortamda çok zor bir şey bu ama gazetecilik mesleğini gerçekten seven meslektaşlarımın bu konuda sesini çıkarması gerekir. Açıkçası son zamanlarda görüyoruz ki maalesef bu meslek ele ayağa düşmüş, perişan bir vaziyette. Gazetecilik bu değildir, birilerinin tetikçisi, birilerinin kazancına hizmet kapısı olarak görmek, sadece tek yönlü yayınlar yapmak mesleğimize, etik ilkelerine aykırıdır. Gelin bakalım gazetecilik nedir, etik ilkeleri nelerdir bir de ben hatırlatayım. İnşallah basının asli görevini yaptığı, gazetecilik üzerinden rant sağlamanın, polemik oluşturmanın olmadığı günleri görürüz artık.

 

GAZETECİLİK MESLEĞİ NEDİR?

Gazetecilik mesleği; Basın ve yayın organlarında haberlerin oluşturulmasında, araştırılmasında, yayınlanmasında görev alan kişilerin oluşturduğu mesleğin adıdır. Gazetecilik mesleğini icra eden kişiler kanunlara saygılı, ahlaklı, namuslu, dürüst ve çalışkan kişilerdir.

Gazetecilik mesleğinin etik ilkeleri nelerdir?

1. Kulaktan dolma bilgilerle haber yapılmaz.

2. Haberler şantaj, karalama, kirletme, yalan haber, yıpratma gibi unsurları içermez.

3. Gazetecilik mesleğini icra eden kişi tarafsızlık ve adıl olmalıdır.

4. Gazetecilik mesleğini icra eden kişi bağımsız olmalıdır.

5. Gazetecilik mesleğini icra eden kişi kaynakların istememesi durumunda adlarını gizli tutmak zorundadırlar.

6. Gazetecilik mesleğini icra eden kişi haber hırsızlığı yapmazlar.

7. Gazetecilik mesleğini icra eden kişiler görsel malzeme kullanımını es geçmezler.

8. Gazetecilik mesleğini icra eden kişiler kişilerin özel hayatlarına saygılı kişilerdir.

9. Gazetecilik mesleğini icra eden kişiler haberlerinde hiçbir şekilde kışkırtıcı veya ayrımcı bir dil kullanmazlar.

10. Gazetecilik mesleğini icra eden kişiler kamuoyunu aldatmaya yönelik haber yapmazlar.

Şimdi bu etik ilkelerin ne kadarı günümüzde uygulanıyor derseniz pek iç açıcı bir cevabım olmaz. Yorum okuyucularındır. Sağlıcakla…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.