Başarının sırrı sormaktır

           Değerli Okuyucularımız…

            Bilindiği gibi; bir şeyi bilmemek ayıp değil, bilmeyip öğrenmemek ayıptır ve öğrenmenin de yaşı yoktur. Öğrenmek için de bilen birine sormak lazımdır. Tabi güvendiğimiz ve doğru bilgiler içerdiğine inandığımız kitapları okuyarak ta öğrenmek mümkün olsa da bilen birine sormak her zaman önemlidir ve en doğru olan yoldur. Hakkı, doğruyu kim söylerse söylesin kabul etmek gerekir ki doğruyu öğrenmiş olalım. Söyleyene değil, söylenen söze bakmak gerekir.

 

            Değerli Okuyucularımız;

            Herkes bir sürünün çobanı gibidir. Çoban sürüsünden sorumlu olduğu gibi, her Müslüman da bir kişi olsa bile, maiyetinden sorumludur. Emîr oturursa, emri altındakiler yatar. Herkes başa bakar. Osmanlı Padişahları ordunun başındayken, zaferden zafere koştular. Son dönemlerde saraydan idare başlayınca, olanlar oldu. Bildiğimiz gibi Allahu Teâlâ’nın rızasını gözeten, abdestsiz devlet işlerine el uzatmayan, adil olan padişahlarımız bile tahtan indirildi ve neticede Osmanlı Devleti yıkıldı.

            Değerli Okuyucularımız;

            Birçok konuyu madde madde hatırlatalım…

Yazımızın başlığında da belirttiğimiz gibi; başarının sırrı sormaktır. Her şey söz dinleyene verilir, her şey, bu her şeyin içinde vardır. İşi bilen değil, peki diyen kıymetlidir. Söz dinlemeyen, kabiliyetli olsa da başarılı olamaz. İşlerinin doğru gitmesini isteyen, kendi başına hareket etmemeli. Akıllılarla istişare etmeli. Kim kendi aklına göre karar verip de iş yaparsa, pişman olur. İnsanın nefsi, “Ben haklıyım, ben biliyorum, kimseye ihtiyacım yok” der. Hâlbuki Allahü Teâlâ Resulüne, “Bir iş yapacağın zaman arkadaşlarınla istişare et” buyuruyor.

            Mü’min olan istişarede menfaati gözetmez. Soran Allahu Teâlâ’nın rızası için sorar, cevap veren de Allahu Teâlâ’nın rızası için cevap verirse, zahirde yanlış bile olsa, Allahü Teâlâ onu hayra tebdil eder, doğrultur. Aklını bırak, kurtul; tâbi ol, saadet bul. Akıllı insan aklını kullanır. Daha akıllı olan, başkalarının da aklını kullanır. Âmir, vazife verdiği arkadaşa tam güvenmeli. Onun kendisinden daha kabiliyetli, ihlâslı olduğuna inanmalı. Bu zor iştir, ancak çok güzeldir. İşte mümin, böyle olur.

            Başarı nedir? Başarı, öldükten sonra ahirette işe yarar şeydir. Ahirette işe yaramıyorsa, o başarı değildir. Başarının manisi insanın kendisidir, yani aklına, nefsine uymasıdır.

            Yaşça ve ilimce daha aşağı olanın nasihatini kabullenmek, yüksek dereceli olmaya işarettir. Hakkı, doğruyu kim söylerse söylesin kabul etmeli. Söyleyene değil, söylenen söze bakmalı. Allah için istişare edince, Allahü Teâlâ en iyisini karşınıza çıkarır. İstişare etmek, sormak nefsi kırar. Sormamak nefsi azdırır. Hiç kimse ilminin çokluğuyla iftihar etmemeli; çünkü ondan daha çok bilen vardır. Şeytan meleklerin hocasıydı. İlmi onu kurtarmadı.

            Disiplinli bölük, disiplinsiz ordudan iyidir. Namazını kılan, emîrine de itaat eden topluluk, zafere kavuşur. Başkalarının acılarından ve geçmiş felaketlerinden ders almalı. Böyle insanların nasihat ve tavsiyelerine kulak vermeli. Yapacağımız işi, daha önce bunu denemiş, tecrübeli kimselere danışmalıyız; çünkü onlar, kendilerine pahalıya mal olmuş doğru görüş ve bilgileri sana bedava verirler. İllâ bizim de başımıza gelmesini beklememiz doğru olmaz. Bize de çok pahalıya mal olur.

            Bir başka yazımızda buluşmak dileğiyle, kalın sağlıcakla…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.