dclisans
  • 28.06.2018
Bünyamin  Özbilen

Bünyamin Özbilen

Çocuklar Üzerinde Etkili Olan “Altın Sözler”

 

Değerli Anne ve Babalar, çocuklarınızın kalbini fethetmeye hazır mısınız? O halde gelin tatlı bir serüvene çıkalım. Çocuklarımız için genel anlamda şimdiye kadar yaptıklarımızı sıralayalım. Ardından, çocuk yetiştirmedeki doğru bilinen yanlışların neler olduğunu ve yapılması gerekenlerin neler olduğunu hep birlikte inceleyelim. Tabi çocuklarınız ile iletişiminizde belki de en önemli anahtar vazifesi görecek olan Altın Sözcüklerin de altını çizelim. Hazırsanız serüvenimize ebeveyn olarak yaptıklarımız ile başlayalım.

Bir çok anne ve baba çocuğuna güzel ve yaşanılabilir bir gelecek bırakmak ister. Bunun içinde varını ve yoğunu seferber ederler. Öncelikle güzel bir oda hazırlarlar. Tabi arkadaşlarından geri kalmaması için de son model ve en pahalısından birde akıllı telefon alınır. Odasındaki tablet ve bilgisayardan hiç söz etmiyorum bile. Neden mi? Çünkü ödevlerini oradan yapıyor ya.

Sizler okurken zorluk içinde büyüdünüz. Özellikle de maddi olarak çok zorlandınız. Belki de hiç harçlığınız olmadı. Bunun ne kadar kötü bir his olduğunu biliyorsunuz. Haliyle de çocuklarınızın eğitim hayatında günlük ve haftalık harçlıklarınıhiçte eksik etmediniz. Hatta bu harçlıkları da biraz abartarak epeyce yüksek tuttunuz. Sömestr ve Yaz aylarında ise çocuğunuz birazda stresten uzaklaşsın diye, aile hayatınızdan tatilleri de hiçte eksik etmediniz. Yani bir anne ve baba olarak elinizden ne geliyorsa çocuğunuza sundunuz.

Lakin gel gör ki, işler hiçte hesapladığınız gibi gitmiyor, aksine sarpa sarıyor. Bu imkanlar normalde başarıyı da beraberinde getirmesi gerekiyordu. Derslerde başarı hiç yok. İletişim deseniz hiç kuramıyorsunuz. Dışarıya istediği zaman çıkıp istediğini yapıyor. Dışarıda kimlerle takılıyor hiçbir bilginiz yok. Kısacası olmasını istediğiniz ideal çocuktan, çok daha farklı bir çizgi çiziyor.

Halbuki alt komşunun çocuğu öylemi? Maddi durumları da hiçte iyi değil. Ama buna rağmen komşu çocuğu başarılı olurken, sizin çocuğunuzda ilerleme hiç yok. Hatta geçen gün amcasının yanında çocuğunuzu azarladınız ve rencide bile ettiniz. Lakin gel gör ki, çocukta gelişme olmadığı gibi daha da şımarıp gidiyor.

Peki ne yapmalıyım? Sorusu işte tamda burada devreye giriyor. Acaba bu durum düzeltilebilir mi? Anne baba olarak hangi yolu ve stratejiyi izlemeniz gerekiyor? Arzu ederseniz, birazda bu soruların cevabını sizler için cevaplayalım. Bunun içinde öncelikle doğru sandığınız, yanlışlardan söz edelim.

Bir uzman olarak, öncelikle sizlere tavsiyem, çocuğunuzu başka çocuklar ile kıyaslamayınız. Buna kardeşi de dahil. Çoğu zaman, “-kardeşinin aklı zehir gibi, ama bundan bir şey çıkmaz” sözünü ebeveynlerden çok duydum. Her çocuk özel ve farklıdır. Yapılan yanlışların başında evvela bu geliyor. Bunun yerine komşunun çocuğunu örnek göstereceğinize, mesleğinde başarılı olan amcasını örnek gösterebilirsiniz. Şu cümle bir anda, iletişim kanallarını açacaktır; “Ben senin amcan gibi başarılı bir avukat olacağına inanıyorum.”  Aslında farkında olmadan çok güçlü bir söylem kullanmış oluyorsunuz. Kıyaslama yapmadan, ileride başarılı olacağına “inanıyorum” yani ben sana inanıyorum ve güveniyorum mesajını çocuğunuza iletiyorsunuz. Bu sayede ilk iletişim kanalını da açmış oluyorsunuz.

Bunun dışında görülen yanlışlıklardan bir diğeri ise çocuğun başkalarının önünde rencide edilmesi. Lütfen çocuklarınız ile aranızdaki iletişimin kopmasını istemiyorsanız bundan vazgeçin. Çocuktur, sizin gibi düşünemeyebilir. Bu çağlarda doğru yönlendirmeye ihtiyaç duyuyorlar. Çocuğunuz bir hata mı yaptı? O halde başbaşa alıp konuşun ve doğru olanı izah edin. Emin olun ki, bu sizin değerinizi, çocuğunuzun gözünde kat ve kat artıracaktır.

Çocuklarınız için iyi bir şeyler yaptığınızı düşünebilirsiniz ama, bazı zaman doğru sanıp yapılanların yanlış olduğunun farkında bile olamazsınız. Yeşilay’ın telefon ev tabletleri kırmızı listesine aldığını biliyor muydunuz? Şuan okullarda uygulanan Bağımlılıkla Mücadele Programları çerçevesinde en büyük bağımlılık arasında akıllı telefonlar yer alıyor akıllı telefonda vaktin nasıl geçtiğini anlamayan çocuklar gece 2-3’e kadar zaman geçiriyorlar. Ardından telefonun yaydığı zararlı ışınlara maruz kaldıkları gibi, radyasyonda da etkileniyorlar. Uykusuz bir gece geçirildikten sonra sınıfa gelen öğrenci tahtaya boş boş bakıyor. Yada başını sıraya koyup uyuyor. Dersi dinleyemediğinden dolayı da, başarısızlık kaçınılmaz oluyor.

Sınırsız harçlık verme durumu da yanlış. Siz okurken harçsızlığın ne kadar kötü bir şey olduğunu biliyorsunuz ama çocuğunuz bunun hiç farkında değil. Harçlık verecekseniz, temel ihtiyaçları kadar belirlemenizde fayda var.

Bunun dışında, eğer bir evde bilgisayar olacaksa, bu ailenin ortak kullanımı içerisinde olmalı. Yani çocuğunuz kendi odasında saatlerde ders çalışıyorum, sözünün arkasına sığınıp vakit geçirmemeli. Örneğin Bilgisayar salonda olabilir. Sizin gözetiminiz altında bilgisayardan ihtiyaç duyduğu bilgiyi, yine sizin göreceğiniz internet sitesinden alabilir.

Zira özellikle ergenlik çağlarında aile ile iletişimi kopan gençler, anne baba ihtiyaçlarını farklı art niyetli insanlarda bulabiliyorlar. Lütfen bunlara da dikkat ediniz.

Evde bir karar alacaksanız, çocuğunuza da sorun ve danışın. Bu sayede kendisinin görüşünün evde yani, anne ve babası nezdinde değerli olacağının farkına varacaktır. Örneğin yeni bir araba almayı düşünüyoruz, senin fikrin nedir? Ne yapmamız daha mantıklı olur? Gibi basit sorular yöneltebilirsiniz.

Evde mutlaka aile fertlerince alınmış kurallarınız olsun. Örneğin haftada 2 saat televizyon izleme gibi. Yada akşam yemeğinde tüm aile fertlerinin oturması gerektiği gibi.

Gelelim Altın sözcüklere. Bir gencin istediği aslında çok fazla bir şey yoktur. Sadece anlaşılmaya ihtiyaçları vardır. Çocuğunuza her fırsatında seni seviyorum, sana inanıyorum, sana güveniyorum demeniz tüm iletişim kapılarını sonuna kadar açacaktır. Sağlıklı bir aile hayatının yolu, yine sağlıklı bir iletişim kanalından geçer.

Değerli anne ve babalar, serüvenimizin sonuna gelmiş olduk. Yeni bir yazıda buluşmak dileğiyle. O zamana kadar hoşçakalın… 

Bünyamin ÖZBİLEN

 Rehber Öğretmen

Aile Danışmanı –Arabulucu


MAKALEYE YORUM YAZIN
Yusuf kenan Yusuf kenan 28.06.2018

Harika

Yusuf Kenan Yusuf Kenan 28.06.2018

Şehrimizde sizin gibi değerli hocaların olduğunu bilmek çok güzel.Geleceğimiz olan çocuklara hem maddi hem manevi iyi yatırım yapmamız lazım. Çocuk yetiştirmek sadece onların maddi ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Çocuklarımızın sizinde söylemeye çalıştığını gibi sadece parasal değil ruhsal desteğe ihtiyacı var. Buz yüzden onların ihtiyacı olan şefkat, ilgi, hoşgörü gibi davranışları onlara göstermeniz lazım.Bu güzel yazınızdan ötürü sizi kutluyorum ve meslek hayatınınızda başarılar diliyorum

Smrozbln Smrozbln 29.06.2018

Cok degerli hayat arkadaşım makaleni severek, keyifle okudum. Engin bilgi ve tecrubelerinden ailen olarak yararlanabildigimiz icin cok sansliyiz. Basarılarının devamını diliyorum. Her zaman yanindayim.

Yusuf bileb Yusuf bileb 15.07.2018

Hocam bu yazınızda diğer yazılarınız gibi harika. Sizi tebrik ediyorum. Dinimiz ırkımız mezhebimiz siyasi düşüncemiz ne olursa olsun hepimizin hepimizin ortak paydalarda buluşması gereken noktalar var. Toplumsal olarak uzlaşmamız gereken noktalar var. Bunlardan biride engelli hakları.Ya bir gün, Allah korusun ama benimde başıma gelirse diye düşünüp ona göre engelli haklarını savunmamız gerek

Yusuf bileb Yusuf bileb 15.07.2018

Hocam bu yazınızda diğer yazılarınız gibi harika. Sizi tebrik ediyorum. Dinimiz ırkımız mezhebimiz siyasi düşüncemiz ne olursa olsun hepimizin hepimizin ortak paydalarda buluşması gereken noktalar var. Toplumsal olarak uzlaşmamız gereken noktalar var. Bunlardan biride engelli hakları.Ya bir gün, Allah korusun ama benimde başıma gelirse diye düşünüp ona göre engelli haklarını savunmamız gerek

Yusuf bileb Yusuf bileb 15.07.2018

Hocam bu yazınızda diğer yazılarınız gibi harika. Sizi tebrik ediyorum. Dinimiz ırkımız mezhebimiz siyasi düşüncemiz ne olursa olsun hepimizin hepimizin ortak paydalarda buluşması gereken noktalar var. Toplumsal olarak uzlaşmamız gereken noktalar var. Bunlardan biride engelli hakları.Ya bir gün, Allah korusun ama benimde başıma gelirse diye düşünüp ona göre engelli haklarını savunmamız gerek

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.