• 21.02.2019
Bünyamin  Özbilen

Bünyamin Özbilen

Başarı ve Mutluluğa Giden Yolda İdealizm, Realizm ve Aktivizm Dengesi

Değerli okurlarım çağımızın en büyük probleminin amaçsızlık olduğunu dile getirerek sözlerime başlamak istiyorum. İnsanların amaçlarının olmaması,bir şeylerin yanlış ve eksik gitmesindeki neden arasında yer alıyor. Birçok insan için hayat sabah iş akşam ev olarak şekilleniyor. Aynı şey öğrenci kardeşlerimiz için de geçerli. Amaçsız ve hedefsiz kalan insanlar, belli bir yaştan sonra, bu dünyadaki tüm tatları tattım deyip hayal kırıklığına uğruyorlar. Kimisi de bu aşamadan sonra, bu dünyaya neden geldim? Bu dünyada ki amacım ne? Nereye gidiyorum? gibi sorular sormaya ve kendisi için gerçek amacı oluşturmaya çalışıyor.

Aslında bu hayatı bir yolculuğa, insanları da limandan ayrılan bir yelkenli gemiye benzetebiliriz. Limandan ayrıldığınız anda hiçbir amacınız yoksa rüzgarın götürdüğü yönde gitmek ve sağa, sola savurulmak durumunda kalacaksınız. Ama bir amaç doğrultusunda yola çıkarsanız, rüzgarda size hizmet edecektir. Yolculuğun sonunda ise bu dünyaya bir şeyler katabilmişseniz, başarılı olmuşsunuz demektir. Pekâlâ başarının ve mutluluğun sırrı nedir? İşte bu soru yazımızın kaleme alınma nedenini oluşturuyor.

Hz. Mevlana’nın Pergel Metaforu ve Denge

Başarı ve mutluluk için verilecek onlarca değişik cevap var. Bende bu cevaplar arasına yeni kavramlara yer ayırmak istiyorum. Aslında bir insan üç kavramı bir araya getirip denge oluşturabiliyorsa başarıyı da yakalamış oluyor. Bunlardan ilki idealizm ile yazımıza devam edelim. Birçok kimse ideali, en iyi olanı ister. Buna üniversite sınavına hazırlanan bir öğrenciyi örnek verebiliriz.

-Ben doktor olacağım, hem de Hacettepe Tıp kazanacağım diyerek, en yüksek ve en güzel ideali kendisi için belirlemiş olsun. Yalnız burada Realizm faktörünü de dikkate alması gerekiyor. Hz. Mevlana’nın pergel metaforunda bir ayak sürekli yerdedir. Haliyle bir ayağınız iyiyi ve güzeli isterken diğer ayağınız da reel yani gerçek ve hakikate uygun olanı istemelidir.İnsan mantıklı isteklerde bulunmalı. Bir yandan tıp fakültesi isteyen kişi, öte yandan 120 sorudan sadece 10 net yapabiliyorsa ve sınava da son bir ay kalmış ise, o halde idealizm ve realizm arasında bir dengeden söz etmek çok da doğru olmaz.

İnsanların arzularına yönelik mutluluğu ile gerçeklere yönelik mutluluğunu yakınlaştırması gerekir. Yani kişi olduğu ben ile, olmayı hedeflediği ben arasındaki mesafeyi yaklaştırmalı. Mesafe ne kadar az ise, mutluluk ve başarı da o kadar fazla olacaktır. Bu durumda olan insanların benlik saygıları da yüksek seviyede olmaktadır.

Aktivizm En Büyük Tamamlayıcı

İdealizm ve Realizm arasında dengeyi kurdum artık tamam derseniz, aslında yanılmış olabilirsiniz. Çünkü sadece bu ikisinin dengesi başarı ve mutluluk için yeterli değil.Aynı zamanda belki de en önemli unsur olan Aktivizm ile de üçlü bir denge kurulması şart. Evet idealleriniz ile gerçekleriniz uyuşuyor. O halde ideal ve hedeflerinizi gerçekleştirebilecek eylem planınız nedir? Hedeflerinize ulaşmak için emek harcayıp acı çekecek misiniz? Alın teri akıtacak mısınız? Hayatınızın sonunda ne yazılacak? Eğer hayatınızın sonunda iyi bir şeyler yazıyorsa, gerçekten yaşamış ve başarmışsınız demektir. Burada şartları insan kendisi oluşturduğundan başarı durumunda da mutluluktan alınan haz ziyadesiyle fazla olacaktır.

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.