ATAK OTO
Atak oto
  • 30.11.2014
Bilal BEBE

Bilal BEBE

Sesimizi duyan var mı?

Selam dost.

Biz işçiyiz sesimiz çıkmaz kim ne derse desin emektir davamız…

Helalinden aştır ne saray ne han,  helalinden bir kabirdir!

Lakin hayırsız evlat vefasız avrat, sesimizi duymayan devlet!

Dam akıyor, ev sahibi kira ister, bebek hasta ben öylesine çaresiz!

Bir yanımız savaş, bir yanımız yokluk laf anlamaz elektrikçi sucu…

Siz Rahatımsınız Celalettin güvenç.

Oysa üç bin köye hizmet götüren bizdik, dağları da çağları da biz deldik

Her götürdüğümüz su yol elektrik bir aferin bile etmedi duyuramadık sesimizi!

Attınız bizi beş yıldızlı havuza haraç mezat pazarladınız, emeğimizi gücümüzü…

 Edepsiz korkak dilim susa da kalemim haykırıyor ‘’bizi, sesimiz duyan var mı’’?

Veremeyiz denen izinler şimdi resen diyip daha da açlığa biz mahkûm etiniz

Siz Rahatımsınız Celalettin güvenç.

He canım ne yiğit adamdın, bir yanın vali bir yanın belediye başkanı…

Sen bir bizi anlamıyorsun bir bizden ötesini, yinede bizi, bu memleketi tanı

Zaten büyüktük şehir-i makam itibariyle, büyük şehir küçülttü bizi be… Yinede…

‘’Sakın terk-i adebden küy-ı mahbüb-i Huda’dır bu

 Nazargah-i ilahidir, makam-ı İbrahim halilullah diyarıdır bu

Ne kadar yetim hakkı varsa bizden soruldu helallik adına işçiyiz.

Ne mevsimliğimiz kaldı, ne kemal dervişler sırtladık yeter yahu.

Hep biz mi suçluyuz, han hamam saray sahipleri yeter duyun sesimizi.

Siz Rahatımsınız Celalettin güvenç.

Eee rahat olun sıhhat anlamında değmesin zere kadar bir hastalık…

Aç kalmayın biz gibi nede olsa devletsiniz…

Bırakın kim neremizi okşuyorsa okşasın eeee alıştık bir kere…

Yaratan kabirdeki hesaptan korusun… Siz rahat olun…

Bizim son baharımız yok, üşümek yazığımız, hayalimiz zatürreedir

Ne odun var ne kömür, mavilerimizi çalmış birileri, ger meçte biz doğarken…

Ne suçlu Annam ne babam, yazmış bahtımızı yazan, tahttan öte…

Kaç yasa varsa kaç kanun varsa, suçluyuz takın ne kadar kelepçeniz varsa…

Atın bizi makbere olmasa maviliğim, döşenmişe hayalime papatya yerine mayın…

Yargılamanıza ne gerek, kurun sehpanızı, vurun tekmeyi, salansın tüm umutlarımız

Siz rahat olun…

Ne evlat olabildim, ne yar olabildim, ne baba olabildim, yutkundum tokluğunuza.

Efendiler ne duruyorsunuz, yıkmadığınız ne kaldı ki bedenimin aptallığı dışında…

Sağırlığın yanında körlük, sakattır, günahtır, vebaldir, iftiradır, sesimizi duyun.

Biz dedik ya az dedik uz dedik, hikâye değil gerçek dedik…

Ne dedikse size dedik, izanınıza ferasetinize ister gül atarsınız ister diken saplarsınız

Gülde bizim dikende bir yudum barış çatlayan sükûnet adına hoşça kalın.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.