• 21.04.2015
Bilal BEBE

Bilal BEBE

Nefretin Çocuklari (18)

Bedir ağa

— Hoş bulduk paşam, bir solukta anlattığınız Bu havadis doğru ise şerdir azaptır, zulümdür. Ama velâkin bu iftira olma ihtimali var ise paşalarım neticesi vahim olur…

  Jiyan bu memleket için çetelere hırsızlara az kurşun sıkmadı!

 Defalarca hayatımı kurtarmıştır. Nitekim sonuç ne olursa olsun, mesele vatan meselesiyse Bizde kardeş dediğimiz, Jiyann, da birlikte gereğini yapacağız zinhar kuşkunuz olmasın net  Delil isterim, manasız! Şüphesiz!

Ali ağa.

—Yok, Bedir Ağa yok… Delil sağlamdır sen rahat olasın bu ara bu ermeni çeteleri iyice azdılar memleketin düştüğü durumdan alenen olmasa bile topraktan pay ister haldeler bu aşikârdır asıl mesele… Bu değil                                                                                                                          Bedir ağa.

—Ali ağa… Nedir asıl mesele buyur, tüfeğim tüfeğiniz yüreğim yüreğiniz emir edin

 Vatanın bulunduğu şerri ahvali bu durmadaysa ben her şeye hazırım 

Ali ağa.

—Estağfurullah ağam estağfurullah bilirsin ki bizim karaca dağ eteklerinde konaklayan asırlardır göçebe yaşayan ve karaca dağ da büyük otağı olan makarasi aşireti yaşar…          

Bunlar ermenidir, reisleri   Berj ağadır. Senden istediğimiz  haklarında gizli bir tahkikat yapmanı heyetçe seni uygun gördük Durumlarını sor sorgula halleri nicedir   onlarda ihanet ve gaflet içindeler mi?  Ermeni eşkıyalarına yataklık ederler mi  istediğin kadarda zabit alabilirsin, mühimmat,ta  Ne desin Bedir ağa? Ne dersin bu işe!

Bedir ağa.

—Ben Bedir Ağa bu sefalet ve ihanetlerle kuşatılmış halkıma ne tür yararım olacaksa… Elbette hazırım, başım gözüm üstüne tabiî ki asıl mesele dediğiniz, benim ajan olmamsa…

Dedim ya başım üstüne Onlarında jiyanın da akrabalarıdır onları tanıdığını da  bilirim,  

bu ihanet meselesi nerden gelmektedir kim bunlara yardım eder asıl mesele O sanırım…                                               Biz biliniriz ki bu ermeni komitacılar özelikle..

Van Tatvan ve Erciş Kars Erzurum tarafında ayaklanmaları rus ve Frenklerin katsı çok ama çok büyüktür heyeti umumi bunumu arar şüphe onların üzerine mi? onlar mı yapar dersiniz? Tahkikat bu yön de midir Yani bizim bu topraklarda! Bu ihaneti yaparlar mı? Hı paşalarım, Ruslar ve Frenkler buralara kadar gelmişlerse vay halimize… Bizi nerede uyutmuşlar…

Mahmut Bey. Düşünceli bir tavırla söze karışarak

—Evet, Bedir Ağa tek neden bu ve bu yörede başka bu ermeni çetelerine yardım edecek kim var ki, Süryaniler ihanet etmezler Sanmayız, biz öyle zan ederiz ki  makarasiler yardım edrler                                               Bu ara birden kapı çalınır.

Ali ağa.

—Gir…

 Derken herkesin susması gerektiği ni eliyle işaret eder İçeriye silahlı bir asker girmiştir.

Asker.

—Paşalarım karacurun lu kero oğlu mılla geldi, emir buyurursanız gelsin mi?

İsmail bey kafasıyla işaret ederek.

—Gelsin bakalım.

Silahlı asker.

—Karacurun lu kero oğlu mılla gel buyur!

Kapını yanında bekleyen karacurun lu kero oğlu mılla gayet heyecanlı içeriye girerken, titriyordu saygıdan. Ne de olsa hepsi aşiret reisi paşalardı, Beydi, ağaydı, Askeri selamından sonra, yüksek bir sesle…

karacurun lu kero oğlu mılla.

—Buyurun paşalarım, emredin.

Sait ağa.

—Evlat, Siverek yol kesen köyünde, katledilen yirmi kişinin şehit oluşundan haberdarız. Kimler tarafından yapıldığına da bilgiliyiz. ama velâkin bağrımızda türeyen bu yılanların birinin tanımanda bizim çalışmamıza ışık olacaktır, rahat ol bu vahim ve elim olayı birde senden dinleyelim.  Konuşurken iyi hatırla ve hata etmeyeceksin günahtır, iftirada etmeyeceksin yazıktır, Heyecanlanmadan anlat, anlat bakalım…

karacurun lu kero oğlu mılla.

—Evet, paşalarım size namusum ve şerefim üzerine yemin içerim ki, iftira ve yalan etmeyeceğim, geçenlerde yapılan katliamdan hemen sonra bize haber gelmişti…           Hemen oraya vardığımızda, Ermeni çetesi, pervasız ve korkusuzca cesetlerin üzerine halen ateş ediyorlardı çocuk kadın yaşlı birkaç fidan şehitti artık…Ama onlar durmadan ateş ediyor!

Durakladı bir an karacurunlu mılla oğlu kero nefesi boğazında düğümlenmişti dik duruşuna rağmen bir kaç kez yutkundu ağlamamaya ne kadar gayret etse de dayanamamıştı yüreği gözlerinden yaş geliyordu genç zabitin.

Mahmut Bey.

—Evet devam et… Oğlum devam et.

 karacurun lu kero oğlu mılla.

—Hayvanca nara atıyorlardı… Bizi görünce ermeni çetesi bir an paniklediler, sonra….    

  Hemen toparlandılar Kısa sureli bir çatışma çıkmıştı bir yolunu bulup çeteciler kaçmaya başladılar kaçarken gözlerime inanmamıştım hoşin de yaşayan bizim jiyan,ın oğlu nshan içlerinden bir idi, atlarla takip etmeye başladık  lakin onların atları dinlenmişti…            yorgun olan atlarımızla fazla takip edemedik kâfirler kaçarken nshandan bir şey düştüğünün farkına vardım. Eğildim yerden kaldırdım, jiyan,ın baba yadigarı gümüş kaplı tütün tabakası idi…derhal İsmail komutanıma olayı  rapor ederek bir numaralı delili emanet ettim…

Komutan. İsmail Bey.

—Evet, bende gizli ibareli bir mektupla Bedir ağaya ilettim. Delile birlikte zira Diyarbakır ada gönderebilirdim ama memleket için böylesi daha hayırlıydı! 

 

Bedir ağa kaşlarını çatarak...

—Evet, o tütün tabakasın tanımıştım, bu jiyanın babasından yadigâr kalandı.                

Ondanda dedesinden kalmıştı, jiyan kökü Musa dağına kadar uzanır hep anlatırdı oraları Offff şu işe bak meğersem aslandan doğan yılanı! Koynumuzda besliyormuşuz…

 

(Devam Edecek)

 

 

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.