• 14.02.2017
Aziz Ilgazi

Aziz Ilgazi

Yabancı yatırımcı sinyal bekliyor…

Dirençli ve güçlü bir ekonomisi ile Türkiye,  Nisan ayında yapılacak referandum ile gözde bir ülke haline gelecektir.

 

Türkiye ekonomisi yedi yıl sonra ilk kez küçüldü, ekonomide 27 çeyrek sonra ilk kez daralma gerçekleşti.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun (TÜİK) verilerine göre ekonomide son olarak 2009 yılı üçüncü çeyrekte yüzde 2.8 daralma gerçekleşmişti.

8 Kasım'da düzenlenen ABD başkanlık seçimlerini iş adamı Donald Trump'ın kazanmasının getirdiği belirsizlik, gelişmekte olan ülke kurlarında satış baskısı yarattı. Türkiye bu sorunu yaşayan bir ülkedir.

2016'da Türkiye ve Rusya arasında yaşanan gerilim ile bölgedeki siyasi gelişmeler, turizm sektörüne ağır darbe vurdu.

Türkiye'nin en büyük ithalat kalemi olan petrol fiyatında görülen düşüş, cari açığın yılın ilk çeyreğinde 30 milyar doların altına inmesine yardımcı oldu.

2016 yılında birçok ulaşım projesi hayata geçirildi.
Dünyanın en geniş köprüsü olan Yavuz Sultan Selim Köprüsü açıldı. Deniz altından karayoluyla iki yakayı birleştiren Avrasya Tüneli, Marmaray'ın ardından açıldı. İstanbul ile İzmir arasındaki ulaşım süresini 9 saatten 3,5 saate indiren Gebze-İzmir Otoyolu Projesi kapsamında inşa edilen Osman Gazi Köprüsü'nün açılışı gerçekleştirildi.

Türkiye, 2017'de yatırımcılar için analiz edilmesi oldukça zor bir ülke. Yabancılar geçen yıla göre biraz daha tedbirli yaklaşıyor.

Yabancı yatırımcıların en başta güvenlik kaygıları var. Türkiye'nin iç siyasi sorunları, muhalefetin en doğru konularda dahi uzlaşmayı reddetmesi, siyasi kutuplaşmalar gibi çok konuda yabancılar bir çözüm bekliyor.

Nisan ayında yapılacak referandum sonuçlarının evet olması halinde yabancı yatırımcıları umutlandıracaktır.
Türkiye'nin Suriye'de verdiği askeri mücadele başarılı sonuçlar vermesi, güvenlik sorununa çözü getirecektir. En sert siyasi kutuplaşmaların referandum ile çözülmesi de bir başka beklenti.
Türkiye'nin Ortadoğu'da meydana gelen savaş ve ülkeye yönelen yoğun göç nedeni ile dış finansman açığı yaşamaktadır. Kısa süreli devam etmesi düşünülen bu açıkların doların etkisi ile yükselmesi biraz endişe ile karşılanmaktadır.

Özellikle TL'de değer kaybı işleri biraz daha yabancıların gözünde risk oluşturmaya devam edecektir.
Yabancıların bu olumsuz bakışlarına karşılık Türkiye hala yatırım yapılacak bir ülke durumundadır.
Reel efektif döviz kuru bu 2003 yılı düzeyindedir. 2003 yılından bu güne kadar Türkiye çok ülkeden daha fazla ekonomik kalkınmayı gerçekleştiren bir ülke oldu.

Türkiye bu süreçte IMF gibi bir sömürü düzeneğinden kurtuldu. Kamusal borcunun % 70 oranında ödemiş bir ülke.
Dünyanın sayılı ülkelerinde mevcut güçlü bir bankacılık sistemine sahip olan Türkiye ekonomisi hatırı sayılır bir yerde..

Çok güçlü bir bankacılık sistemine sahip.
Dirençli ve güçlü bir ekonomisi ile Türkiye Nisan ayında yapılacak referandum ile gözde bir ülke haline gelecektir.
Kapıda bekleyen çok sayıda yabancı yatırımcının portföyünde yer alan yatırım araçlarının sayısı da çok fazla.

Yabancılar Nisan ayından sonra konut alanına yönelecek. Konut üretimi, şirket hisse senetleri gibi yatırım araçlarına göz diken yabancı yatırımcılar açıkça bir sinyal bekliyor.
Bankaların kredi musluklarını acilen açması ile üretim güçlenecektir.
Tüm piyasalar yabancı yatırımcılar gibi referandum fiyatlarına odaklanmış.

Türkiye'nin büyüme modelini 2013 yılında seçti. 
Güçlü bir siyasi partinin stratejik olarak dünyaya kapılarını açan sistemi bazı Asya ülkelerinde başarılı olmuştur.
Singapur en başarılı örnektir. Rusya bu model ile ayağa kalktı.
Referandumla gelecek yeni yönetim modeli Türkiye’yi çok güçlü bir ülke yapacaktır.

AB ülkeleri liderlerinin Türkiye turları yeni köprülerin temelini atmak için. Göçmen sorunu AB'yi tehdit ederken, Türkiye’yi bu konuda desteklenmesi gereken ülke olarak görüyorlar.

Almanya Başkanı Angela Merkel ve İngiltere Başbakanla Theresa May'in Türkiye ziyaretleri de Avrupa'nın Türkiye'yle köprüleri korumak istediğini gösteriyor. Bu iki ziyaret Recep Tayyip Erdoğan'ın dünya siyasetinde ortaya koyduğu modeli de desteklemektedir.
Şu bir gerçek, dünya gözünde kabul görmüş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yabancı yatırımcılara Türkiye'nin başarı ve gözde imkanlarını çok iyi pazarlamaktadır. Bu strateji devam etmelidir.

Afrika gezileri AB ülkelerini kıskandırmaktadır. Kamu ve özel sektörü dış pazarlara açmaya özen gösteren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, hem AB üyelik ilişkileri hem de yeni ABD Başkanı Donald Trump ile dünya siyasetini masaya yatıracaktır.

Türkiye'nin cari açığı 2017 yılında azalacaktır. 
Bu sürece başta merkez bankaları olmak üzere tüm bankaların destek vermesi bekleniyor.

Türkiye ekonomi sıkı para politikası ile ekonomik gelişmenin durağanlaşacağını düşünenler var, ekonomik gelişme bu bahar sürecinde hızlı bir artış gözlenecektir.
Türkiye'de ithalat azalacaktır.

TL fiyatının dolar karşısında ki düşüşü ihracata destek olacaktır. Bu durum cari açıkları azaltacaktır.
Bazı kesimlerin bu ekonomik riskleri ve değişimleri kötü amaçlı kullanarak Türkiye’yi dünya kamuoyunda kötü göstermeleri zor duruma düşürmek istemelerini tamamen siyasi olduğu görülmektedir.
2017 de büyümesi beklenen bir başka sektör, turizm sektörüdür.
2017 de referandumla evet çıkması ile Türkiye daha çok büyük bir ülke olacaktır.

Bu süreçte hükumeti bekleyen ve acil çözülmesi gereken bazı sorunlar var, bu sorunların kısa sürede çözülmeye ihtiyacı vardır.

-Yabancı yatırımcılara güven vermek
-Merkez Bankasının faiz politikasını değiştirmelerini sağlamak, faiz indirimlerini her üç ayda bir gerçekleştirmek ve bir daha artırmamak.
- Terör sorununu kısa sürede bitirmek
-İşsizliği özel sektörle % 6 düzeyine düşürmek.
- Afrika coğrafyasında, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı ziyaretleri Asya ülkelerinde de sürdürmek..
-Enflasyonu % 5 gibi bir rakama düşürmek
Türkiye'nin 2016 karnesinde yer alan bazı göstergeleri 2017 yılında acil olarak olumlu hale getirmek zorundayız.
Türkiye'nin turizm geliri 2016 yılında bir önceki yıla göre, & 29,7 azaldı; 22 milyar dolar oldu. 
Türkiye'ye gelen yabancı turist sayısında 2016'da geçen yıla göre % 30,05 azaldı.
Dünyanın büyüyememe sorunuyla yüzleştiği son yıllarda Türkiye ekonomisinin yüzde 4'ün üzerine büyüme kaydetmesi öne çıkan unsurlardan biriydi. Ancak 2016 yılında Türkiye ekonomisinin büyüme hızında yavaşlama görülmeye başlandı.
Dünya değişiyor, kısa sürede en ciddi değişimi, ABD'nin yeni Avrupa Birliği (AB) Büyükelçisi olması beklenen Profesör Ted Malloch, Euro Bölgesi'nin önümüzdeki 18 ay içinde dağılabileceğini söyledi.
Türkiye Euro Bölgesi'nin bu değişimini yakından takip etmelidir.

 


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.