• 28.12.2017
Ahmet ÖZTÜRK

Ahmet ÖZTÜRK

TEKFİRCİ OLMAK 3

 

Tekfir konusunu işlerken, bazı okuyucularımın şöyle dediklerini duyar gibiyim, biz ne haldeyiz adamın içinde olduğu keyfine bak, biz birlik dirlikten kardeşlikten dem vururken, adam Müslümanları ayıklamakla meşgul, Ortadoğu yangın yerine dönmüşken, Kudüs elden gitti gidiyorken, adamın işlediği konuya bak… Bunlar tahmin ettiğim en masum eleştirilerdir, kim bilir daha nicesi hakkımda neler söylenmekte..

İyi de kardeşlerim, yaşım elli dörde dayandı, yüzlerce, kahrolsun İsrail, kahrolsun Amerika sloganlarıyla meydanları inleten mitingler gördük, ama adamlar kahrolmuyorlar. Neden kimse kahrolsun Fransa veya kahrolsun İngilizler demiyor. Ya da Allah’ı yönetimden dışlamış lâik ve demokrat ülkeye kahrolsun demiyor. Neden?

Küresel çapta büyük oyunlar İngilizler tarafında kurgulandığı halde, neden İngilizler yuhalanmıyor, lâik devlet, İslâm’ın tüm emirlerini yürürlükten kaldırmış, tüm günahları yasallaştırmış, toplumu İslâm’dan soyutlamış, ülkeyi edeta mezbahaya çeviren bu sistem neden hiç eleştirilmemektedir... Siz hiç Allah’a kafa tutmuş bu sistemi yuhalayanları gördünüz mü?

Bakın kardeşlerim, haberlerin % 80’ni acı, elem ve gözyaşı ile dolu, neden kimse ne oluyoruz demiyor, 80 küsur yıldır devam eden, yüz binlerce gencin ölümüne neden olan Kürt meselesi neden gittikçe içinde çıkılamaz hal almakta? Müslümanım diyen bir gurubun, bu dediğime yönelik bir protestoları oldu mu? Hani bunlar zulme karşı duyarlı insanlardı, ne oldu duyarlılıklarına?

Bombeleş İsrail protestoları ile mücahitlik yapan cemaatler, neden kendilerine en büyük zulmü yapan yakınındaki yönetime ses çıkarmıyor?

Şimdi, neden tekfir, şirk ve tevhit diye haykırmaktayım anladınız mı? Biz ilâhî olmayan etmenleri terk ederek İslâm’a dönmediğimiz surece, şirk ve İslâm arasındaki parazitleri silmediğimiz sürece, İslamsız akide sahiplerini tekfir etmediğimiz sürece, haktan ırak, akla- kara arası gri tonlu, sevimsiz ve silik bir hayatı yaşamak zorunda kalırız. Figan edip illâ Tevhîd ve Tekfir demem ondandır.

Tevhîd, babamızı birisiyle dövüşürken gördüğümüzde, kim haklı kim haksız, anlamadan karşı tarafı imhaya yeltendiğimizde, yel olup uçan bir değerdir. Kendi safında olanları muvahhit, diğerlerini müteahhit gördüğümüz sürece bu acılarımız bitmeyecektir. Türklüğü veya Kürtlüğü dinin paçası ve tamamlayıcısı olarak gördüğümüz sürece, ne acılar bitecektir ne de Tekfir.

Biz İslâm’ı millileştirdik, indirilen değil, uydurulan ve dayatılan İslâm’ı kabul edip yaşamaktayız. 21. asrın bedevileri olup çıktık.. Nasıl mı? Hemen bir örnekle izah edeyim;

Bir molla ile tekfir meselesini konuşuyorduk, HDP ve destekleyenler hakkında direkt olarak tekfire başladı, galiz kelimelerle ayırım yapmadan.. Sözü başkası aldı, Türk toplumunda bazılarını tekfir edince, molla öfke ile sen namaz kılanları nasıl tekfir edersin be adam, bunlar Kur’ân okumakta, kadınları çarşaf giymektedirler, sen bu iki gurubu nasıl bir sayarsın diye nerede ise çatlayacaktı. Bunlar Müslüman bir toplumun Müslüman neferleridir, milletini devletini seven insanları, senbunları tekfir edemezsin, diye daha neler söyledi neler.

Bu nasıl bir zihniyettir anlayamadım gitti. Bunları tekfir edemezsin dediği insanlarda saydığı ne kadar değer varsa, hepsi hatta daha fazlası ile HDP tabanında mevcuttu. Arapça da fazıl âlimler, fıkıhta derin alimler mollalar, camileri tıklım tıklım doldurmaları, namus mefhumunun zirveye ulaştığı nokta ve daha onlarca İslâmî şiarın yer ettiği toplumu gözü kapalı tekfir eden molla, “vatan millet Sakarya!” diyen ama İslâm’a muhalif pek çok faktöre iman ettiği halde, kendinden olanı tekfir etmiyor edemiyordu.

İngiltere’ye, Fransa’ya kâfir devlet diyeceksin, bunlardan zerrece farkı olmayan, dahası daha beter olan bu ülkeye Müslüman ülke diyeceksin, O toplum bireylerine kâfir diyeceksin, ismi dışında İslâm ile alakası olmayan bu halka, Müslüman halk diyeceksin, bunu anlayabilmek mümkün değildir.

Neden kardeşim? Bir Fransız’ı Tekfir etme gerekçelerinizi, neden Türkiye’de veya Arap ülkelerinde yaşayanları şamil kılamıyorsunuz. Yani bir insan millî ise o aynı zamanda Müslüman da mı oluyor? İyi de kardeş bizim millîliğimizde İslâmî değil ki,

Hani İbrahim’in milletinden olabilseydik mesele kalmazdı. Ama Türkiye’de yaşayan herkes, Arap’ı Çerkez’i Türk’ü Kürd’ü, Müslümanı, Hristiyan’ı, Ateisti ve daha ne kadar etnik veya dinî gruptan kim varsa hepsi tek bir millet sayılmakta, adına da Türk milliyetçiliği denmekte.. Reis diyor ya, 80 milyonu ile tek millet diye..

Oysa Kur’an’da millet, din anlamında kullanılmıştır. Bunların yol ve yordam itibarıyla tuttukları yol, İslâm olmadığına göre, hangi dindir? Bari adını koysalar da biz de, kendileri de, kafası karışık olan Müslümanlar da rahat etse.

Şimdi bu düzenin neresine İslâm, iman diyeceğiz… Bu şartlarda Tekfiri rafa kaldırmak caiz olur mu?

Olası bir itirazı cevaplandıralım derken,  güzelim yazıyı ne hale getirdik.. Bazı taşların yerine oturması için isabetli de oldu. Rabbim tesirli kılsın. İbrahim’i put kıran muvahhit kıldığı gibi, beni de tekfir kılıcını kuşanan muvahhit kıldığı için, Rabbime Hamd u senalar olsun.

Konumuz devam edecektir inşallah..


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.