Ahmet ÖZTÜRK

Ahmet ÖZTÜRK

TEKFİRCİ OLMAK 2

 

Geçen yazımızdan devamla diyoruz ki, Müslümanın Müslümanı tekfir etmeden dolayı zevk aldığını düşünenler, müminleri tekfir hastalığı ile suçlayanlar kendileri hastadırlar, önce kendi hastalıklarına baksınlar.

Tekfire farklı pencereden bakanlar, farklı manzaralar görmek durumundadırlar, ama tekfir meselesine kuran perspektifinde bakanlar ise, daima hakkın korumasındadırlar.

Tüm mesele ve problemlerimizin cevabını kuran ve sünnete danışmak zorunda olduğumuza göre, bunuda yüce kaynağa soralım, Kuranda tekfir var mıdır? ona bakalım,

“Küfür” kelimesi ve türevleri Kur’an’da 550 civarında yerde geçmektedir. Kur’an, imana yüklediği tüm anlamların zıtlarını küfür kelimesine yüklemiştir. Zaten küfür de, bir inançtır; olumsuz bir inanç”

Ayetlere baktığımızda;” deki ey kâfirler”, “onlar kâfirdirler”, “onlar iman etmezler”, “onlar inkârcılardır” şeklinde yüzlerce ayeti kerimeyi görmekteyiz. Ve ayrıca bunlar hakkında, “domuzlar,” beyinsizler,” “maymunlar,” hayvanlar”, necisiler “dilini sarkıtıp soluyan köpek” vs…gibi çok sayıda hitapla toplumlar azarlanmıştır.

Konumuzun diğer muhatabı olan sınıf ise, Allaha iman edip amel etmekle beraber herhangi bir şekilde imanlarına şirki bulaştıran dindarlardır.

“Kur' an' da Şirk ve türevleri 168 yerde geçer. Diğer ayetlerde direkt olarak Şirk kelimesi geçmese bile, ayetlerin çok büyük bir bölümü, tevhidi hâkim kılmak için şirkle mücadeleyi konu edinir. Kur'an-ı Kerim, müşrikleri, yeryüzünde birliği ve huzuru bozan, insanlar için zararlı, çirkin bir tip olarak görür ve necis, yani pislik olarak nitelendirir”

Kurnan nazil olduğunda, muhatabı olan Mekke ahalisi, dinsiz bir toplum değildi,  bilakis kendi doğruları ekseninde o yörenin en dindarlarındandı, hac, Kâbe ye aşırı tazim, nikâh, sünnet olma ve saire ye ihtimam göstermeleri bu dediğimizi doğrular mahiyettedir, adı östünde, şirk koşanlar… Müşrikler denildiğinden, demek ki bir şeyleri Allaha ortak koşuyorlar demektir.

Yüce rabbimiz bu hususta şöyle buyurmaktadır “Ve onların ( yani Allaha inananların) çoğu, başka varlıklara ( emir, amir, dini lider ve devlet adamlarına) da tanrısal nitelikler( egemenlik, gaipten haberdar olma, istimdat kılma gibi) yakıştırmaksızın Allah'a inanmazlar. Yusuf 106

Şimdi Allah’ın bunca ayetlerine rağmen, küfrü ve tekfiri görmemezlikten gelmenin ceza si nedir. Bu ayetler o topluma hitap ettiği gibi bu toplumuda muhatap kabul etmektedir.

Kardeşlerim

Gayri Müslüm in biri Müslüman olmak istediğinde, evvela içinde bulunduğu düşüncelerinden sıyrılması elzem değilmidir? Yani eski düzenine, inancına, yaşamına LA demek durumunda değilmidir?

O kişi inancını değiştirmeden ben Müslüman oldum demesi, onu Müslüman kılar mı?

Ayni bunun gibi bir Türkiyelide adı Ahmet, Ömer veya Mustafa da olsa haci amcanın oğlu, şeyh efendinin yeğeni de olsa İslam dışı itikadı barındırdığı sörce namaz kılan biri olsa da bu adam Müslüman olmadığından bunu tekfir etmek özerimize vacip tır

Bu toplumu istisna tutan adamların akıllarında zorları vardır demektir, bakın Allah bunlar hakkında ne buyurmaktadır ( İslam’ı sadece namaz oruç haç gibi ibadet olarak görüp, devlet siyaset egemenlik gibi meseleleri devlet ve başkalarına sunan kişi ve Müslümanlar hakkında ne buyurmaktadır; ” …Yoksa siz kitabın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Oysa içinizden böyle yapanların cezası dünya hayatında perişanlıktan başka bir şey değildir. Onlar Kıyamet günü de en ağır azaba çarpılacaklardır. Allah yaptıklarınızdan habersiz değildir.

Allah’ın tekfir eden ayetleri görmek istemeyen, Allah’ın müşrik dediklerine müşrik demeyenler, azap ve cehennem ayetlerini halktan kaçıranlar, cihat ayetlerini çok sert görenler  bu ayetlerin muhatabı olmuyorlar mı  ???

Yüce rabbim bir ayeti kerimede; İşte onlar, Kur’an’ı parça parça ettiler de, bir kısmına inanıp, bir kısmına inanmadılar, Yapmış oldukları şeylerden dolayı Rabbine Andolsun ki; onların hepsine mutlaka soracağız. Artık emrolunduğun şeyi açıkça bildir. Ve müşriklerden yüz çevir.” Hicr 91-94

Günümüzde de dindar kimlikleri ile arzı endam eden nice yığınlar, din önderlerini, devlet adamlarını, cemaat liderlerini vesaireyi Allaha ortak koşmaktadırlar. Ben Müslümanım ama şeriata karşıyım diyenler, namaz kıldıkları halde kâfirlere velayet hakkını tanıyanlar, devleti dinsiz, dini devletsiz bırakanlar ve bunları destekleyenler müşrik değiller midir? ???

Şimdi; günümüzde de bunlara benzer insanları görüp tekfir ettiğimizden ötürü, bizi zem edenler, müminleri aşağılamak için hariciler, tekfirciler diyen insanların halı kıyamet gününde nice olacaktır

hümanist düşüncelerden ötürü, Allah ın tekfir ettiklerini Müslüman ilan edenler, kendilerini Allah tan daha fazla merhamet sahibi olarak görmüyorlar mı???

Bakın kardeşlerim

Hakkında kesin nas olan herhangi bir meseleyi veya bir cüzünü, inkâr eden, ret eden,  yerini değiştirenler, Allah’ın herhangi bir hakkını ( teşri hakkı, gaybi bilme, manevi yardım etme, vb) olguları başkalarına sunan kişileri tekfir etmek caiz olduğu gibi, bunları delilsiz olarak, uyduruk maslahatlarla, ehveni şer safsatasıyla, zoraki ruhsatlarla pasif ize etmeye çalışan mollaları da tekfir etmek caiz ve hatta ibadettir.

Konuya son noktayı koymadan deriz ki dediğimiz bağlamda, iman ettiğini söyleyip, imanlarına şirki bulaştıranları Allah tekfir etmektedir, en büyük tekfirci peygamberle de bunları lanetlemişlerdi. Ve bende elhamdülillah kâfirleri müşrikleri tekfir eden bir Müslümanım.

Konumuz devam edecektir inşaallah

Müstakil Konumuz bu olmamakla beraber, eşin acili yetine binaen kısa bir dip not sunmak

Not; yılbaşı kutlama ve eğlenceleri, temel yapısı itibarıyla İslam dışı bir din in sevinç ve değer günü olup, itibar etmek asla caiz değildir. Bu günü kutlayanlar, kutlanmasını teşvik edenler, kutlanmasına yönelik mekân sunanlar vb. herkes bu günahtan pay sahipleri olacaklardır.

Bunu müşrikleri taklit, şirkin sevinç gününde sevinç babında değerlendirmek ise yapanları bir basamak daha aşağıya çekerek müşrik kılacaktır ki. Herkes dikkatlı olsun…


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.