Ahmet ÖZTÜRK

Ahmet ÖZTÜRK

Parçalanmış Ümmet -1

İsim vermeden bazı zevatın söylemlerini buraya derç ederek konumuza başlamak istiyorum; “küffarın ittifakı ali cenaplılarından olmadığı gibi, Müslümanların dahi fırka fırka oluşları, cemaatlere ve tarikatlarda kümelenmiş olmaları, kendi içlerinde dini, ekonomi ve sosyal yününde ittifak etmeyişleri onların zilletinden değildir. Belkide rahmeti ilahidir”

Yekdiğeri şöyle demektedir; bu şekilde bölünmüşlük rahmettir, zira tağutların şimşeklerini özerimize çekmemiş oluruz. Öbürü kök bir olduktan sonra dallar ne kadar çok olursa ağaç o denli görkemli gözükür. Daha neler de neler.

Bu cümleler bana ait değildir, sahifelerce bu durum açıklanıyor, Müslümanlar açısında bunun kayıp değil belki bereket olarak göstermektedirler.

Toprakta beslenen meyve ağaçlarının zenginliği gibi tuhaf bir benzetme ile cemaatlere bölünmeyi adeta teşvik etmek gibi, akıl mantık ve ayete mugayir fikirler ileri sürmektedirler

Bu adamların söylemi, hem ayetle, hem de Hz. Resulün hadisleriyle tamamıyla zıtlık oluşturmaktadır. Bakın Hz. Allah k kerimde ne buyurmaktadır;

Kendilerine apaçık belgeler geldikten sonra, parçalanıp ayrılan ve anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın. İşte onlar için büyük bir azap vardır. (Al-i İmran Suresi, 105)

Müminler ancak kardeştirler. Öyleyse kardeşlerinizin arasını bulup-düzeltin ve Allah'tan korkup-sakının; umulur ki esirgenirsiniz. (Hucurat Suresi, 10)

 Hep birlikte Allah’ın ipine (İslâm’a) sımsıkı yapışın; parçalanmayın. Allah’ın size olan nimetini hatırlayın: Hani siz birbirinize düşman kişilerdiniz de O, gönüllerinizi birleştirmişti ve O’nun nimeti sayesinde kardeş kimseler olmuştunuz. Yine siz bir ateş çukurunun tam kenarında iken oradan da sizi O kurtarmıştı. İşte Allah size ayetlerini böyle açıklar ki doğru yolu bulasınız. (Al-i İmran Suresi, 103))

Allah'a ve Resul’üne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin, çözülüp çılgınlaşırsınız, gücünüz gider. Sabredin. Şüphesiz Allah, sabredenlerle beraberdir. (Enfal Suresi, 46)

Şüphesiz Allah, Kendi yolunda, sanki birbirlerine kenetlenmiş bir bina gibi saf bağlayarak cihad edenleri (mücadele edenleri) sever. (Saff Suresi, 4)

Müminler birbirlerini sevmekte, birbirlerine acımakta ve birbirlerini korumakta bir vücuda benzerler. Vücudun bir uzvu hasta olduğu zaman, diğer uzuvlar da bu sebeple uykusuzluğa ve ateşli hastalığa tutulurlar. Buharî

“Birbirinize sırt çevirmeyiniz. Birbirinize kin tutmayınız. Birbirinizi kıskanmayınız. Birbirinizle dostluğunuzu kesmeyiniz. Ey Allah’ın kulları kardeş olunuz.” Müslim

Ayet ve hadisler seraheten birlik ve beraberliği teşvik, tefrikayı tazip ve tahkir ederken, bu adam ve adamlara ne oluyor ki tefrikayı rahmet olarak işaret ediyor ve hatta adeta öğütlüyorlar.

Kendi sapıklıklarına kılıf ve hatalarına mazeret öretmek için, peygamberin ağzında, yalan uydurmaktadırlar. “ümmetimin ihtilafı rahmettir” hadisi uydurmadır. Zira ayetler ile çelişmektedir onlarca ayet birlik ve beraberliği öğütlerken, tefrikayı lanetlerken, nasıl olurda “ihtilafı ümmet” rahmet olabilmektedir

Burada isimler vererek bir söz dalaşı başlatmak istemediğimden,  bizlere liderler diye yutturulmaya çalışan zevatların isimlerini açıklamayacağım.

Konuyu işlerken aklıma şöyle tuhaf bir düşünce yerleşti acaba bu ve benzeri adamlar, ümmeti bin bir parçaya bölen bu cemaatler haçlı zihniyetinin içimizdeki misyonerlerimidir. Hani diğer bazı sıfat hal ve hareketleri de bunu adeta haykırmaktadır da…

İslam’da birlik ve beraberlik esastır, oda kuran ve sünnet etrafında kenetlenmekle mümkündür. Bu sözümüze birileri şöyle bir soru tevdi edebilir; iyide arkadaş herkes ayet ve hadis diyor. Ama yine de farklılıklar bitmiyor ve çatlak olabildiğinde geniş ve derin oluveriyor

Evet kardeşlerim, gerçekten de de herkes ayet veya hadis diyor lakin, tabi oldukları hocalarının, cemaat ve STK ların yorumları ile diyor ve ekliyorlar; senin okuduğun ayeti hocam bilmiyor mu, o bize bu manada bir şey söylemiyor diye itiraz etmektedirler, demek ki herkes Allah ve resul demiyor, şeyhim cemaatim ve hocam diyorlar ki ittifak gerçekleşmiyor

Bakın yüce Allah K Kerimde ne buyurmaktadır; “ Bu ( yani bu kuran, sosyal, siyasal, bireysel ve aile hukukunu düzenleyen, yasa olarak sizlere gönderilen bu kuran) kendisinde şüphe olmayan kitaptır. Allah'a karşı gelmekten sakınanlar için yol göstericidir.” Bakara 3 sadakalluhul azim

Evet, kardeşlerim, biz Allah ve resulünü danışılacak tek merci olarak kabul ettiğimiz anda, bu kitap tüm dertlerimize derman olacaktır, aksi sittin sene sefilleri oynar dururuz.

Müslümanlar arasındaki bu kümelenme ve cemaatleşme tehlikesini sezinleyen Hz Ömer kendi ahalisini bakın nasıl uyarmaktadır;

 “Küreyişten olanlar beni dinlesin. Burada bulunanlar bulunmayanlara söylesin. Duydum ki kendinize meclisler edinmişsiniz, bu meclislere de sadece kendi arkadaş ve yakınlarınızı kabul ediyormuşsunuz, hatta şöyle diyormuşsunuz, bu falancanın meclisindenmiş buda falancanın arkadaşlarındandır. Herkes kendi meclisindekilerle arkadaşlık yapıyormuş.”

“Korkarım ki bu senenin sonunda insanlar arasında ayrılık, guruplara ve milletlere bölünmeler başlayacak, her gurup kendilerinde olan ile böbürlenmektedir. Müslümanların başına bir iş geldiğinde veya dara düştüklerinde her gurup meclislerine gidip kendi arasında görüş alacak”.

“Vallahi bu durum dininizi, şerefinizi ve aranızdaki birliği zayıflatacaktır. Sizden sonra gelenlerin, şöyle diyeceklerini duyar gibiyim, bu falancanı görüşüdür, böylece de İslam parçalara ayrılacak, çok geçmeden de özel guruplar çoğunluğa karşı söz sahibi olacak ve cahiliye dönemine geri dönmüş olacaktır.”

Saddekte ya Ömer, ey Ömer vallahi dediğinin bin beterini yaşıyoruz, bizden olmayanı Müslüman bile saymıyoruz, derneğimize yardım yapmayanı, kurban talebimize olumlu cevap vermeyeni pısırık, uyuşuk Müslüman görüyoruz. Hatta daha ileri giderek günahkâr, ideali olmayan asalak sürüngen olarak ilan ediyoruz, ilkesiz ve davadan uzak ufak adam olarak ilan ediyoruz. Müşrik. Kâfir münafık diyenlerimiz bile vardır ey Ömer.

İnanıyorum Hz. Ömer bugünkü Müslümanları görmüş olsaydı, İslam’ı lekelediniz, diye bizi kılıçtan geçirirdi

İnşallah konumuz devam edecektir.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.