Ahmet ÖZTÜRK

Ahmet ÖZTÜRK

DÖRT (4) DİN -1-

Uzun bir aradan sonra kaldığımız yerden başlamak niyetiyle bismillah. Sebep belirtmeden uzun bir zaman diliminde sizi yalnız bıraktığım için üzgünüm. Allah’ın rahmeti bereketi üzerimize olsun.

Kardeşlerim, ben sürekli aşinası olduğunuz düşüncelere aykırı bir şeyler karalayıp duruyorum ve bunu bilerek yapıyorum.

Yine ezberinizi bozacak bir yazı dizisi ile karşınızdayım.

Sizden istirhamımdır, bu yazıyı biraz üzerinde durarak okumanızdır. Bir köşe yazısı olarak değil. Bu adam ne diyor diye düşünerek. Sorgulayarak, gerekirse bana sorarak okumanızdır.

Sizi rahatlamaya değil rahatsız etmeye çalışmaktayım, bilinmeyenleri bildirmekten ziyade bildiklerinizi bozmaya niyetlenmekteyim, kısaca hani bir söz var ya “ sizi rahatsız etmeye geldim” diye. Benim yapmak istediğimde tamda budur.

Evvela, okuyucuya bir soru sorarak konuya başlamak istiyorum.  Sizce din nedir?

Evet gerçekten din nedir?

Kime soracak olduysam din nedir diye, çoğunlukla aldığım cevap:

Din; Allaha inanmak peygamberi tasdik namaz, kuran, cami, oruç ve ahiret diye başlayıp, İslami birkaç kutsalı sayarak kendi kabiliyetlerince bazı tariflerde bulundular.

İyide kardeşlerim, din bu değildir ki, din kelimesinin tanımı bu değildir. Bu tanımlar, İslam’ın ne olduğunu bilmeden, kendilerini İslam’a nisbet eden kesimlerin, kurandan uzak indi tarif ve tanımlarıdır.

Her şey bir tarafa, dinin ne olduğunu bilmeyen bir kişinin, dindar olması mümkün müdür?  Elbette ki değildir, lakin şimdi anlatacağımız üzere, günümüz hoca, din adamı şeyh ve yazarçizerlerin dayattıkları sahte din, neticesi uyduruk din bu dar kalıplara sıkıştırılıp kaldı.

Bırakın bu toplumun İslami dindarlığı, bu adamlar toplum ve toplumun kanaat önderleri halen dinin ne olduğunu bile bilmiyorlar. Bunlar dinin ne olduğunu bilselerdi iki veya daha fazla dinli olmazlardı. Ya İslam dininde olurlardı yada demokrasi veya laik dininde karar kılarlardı.

Örneğin adamlar, sağcı veya solcu kriterlerle şekillenmiş hayatı  ve inancı düstur edindikleri halde öte yanda rahatlıkla İslam dininde olduklarını söyleyebilmektedirler.

 İŞTE BU, KOCAMAN BİR HATA, YALAN VE YANLIŞTIR!

Sayın okuyucularım

Dinin, günümüz hocalarının bize dayattığı dar kalıplardan daha geniş manalar ifade ettiğini Kuranda görebilmekteyiz.

Sosyal bir deney olarak sorduğum din kavramına gelen farklı yorumları buraya yazarak işin vahametini ortaya koyalım. Din nedir sorumuza; Din inanmaktır, din namaz kılmak, abdest almaktır, kurban olduğum meleklerimiz var onlar bizimle beraberdir, ahirette sorguya çekilmektir. Ve daha yüzlerce tarifler verildi.

Aslında verilen her cevap, İslam dininde birer parçalardır ama verilen tariflerin hiç birisi kendi başına asla bir din tanımı değildir. Bu soruyu hoca dediğimiz zevatlara soracak olursak bile bundan farklı bir cevap alacakta değiliz.

PEKİ, DİN NEDİR?

Dinin ne olduğu tarifini yapmadan önce, dinin ne olmadığını tarifiyle konunun anlaşılması için bir alan açalım;

Din kelimesinin ilk, lügat ve istizahı anlamı içinde mücessem olarak, namaz abdest hac filan yok, din, iman veya İslam da değildir. Eğer din namaz oruç olmuş olsaydı, Hristiyanlık veya Budizm’e din demezdik,  zira bunlarda namaz zekât yoktur.

Bakın kardeşler taş veya kaya parçasının namazla alakası ne kadar ise, dinin namazla alakası ancak o kadardır.  Zira Allah Yusuf suresinde melikin dini ibaresini zikrederken, orada ne namaz nede imandan bahsetmemiştir.

Namazı din diye tarif ettiğimizde veya din denildiğinde namaz aklımıza geliyorsa ta işin başında kaybetmiş olmaktayız. Dini namaz ve oruç, parası varsa hac ve zekâtı da eklediğimizde işimiz bitmiş kabul ederiz kendimizi.

Peki, ticaret, ahlak, toplumsal hayat, sosyal yaşam normları, yasa, kanun, yönetim ve sair meseleleri din kelimesinin neresi koyacağız.

Dini sadece namaz ve oruç olarak algıladığımız içindir ki birçok meseleyi mevcut koşullara veya diğer dinlere göre yaptığımız halde kendimizi İslam dininden zannetmekteyiz. Bu korkunç bir tablodur.

Bir sonraki yazımızda din nedir dindar kimdir? Ve bir dindar olarak  hangi dinin mensubuyuz.? Gibi sorulara cevap aramaya gayret edeceğiz

Rabbim bizleri İslam dini ile şereflenenlerden eylesin âmin.


MAKALEYE YORUM YAZIN
Habere Ait Yorum Bulunmamaktadır....

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.